Kadının Adı Var: Görünmeyen Yükler, Görülmeyen Yaralar ve Hak Mücadelesi
Kadınlar Kadınlarımız Hemcinslerim.
Dünyanın sessizce üzerinde döndüğü, toplumun vicdanını ayakta tutan, evlerde, işyerlerinde, sokaklarda görünmez ama hayati emekler veren insanlar. Bugün hâlâ pek çok kadın, varlığını hak ettiği değerde yaşayamıyor; sesi duyulmuyor, emeği görünmüyor, hakkı teslim edilmiyor.
Ve ne yazık ki, kadınlar sadece fiziksel şiddetin değil, duygusal, psikolojik, manevi şiddetin de en ağırını yaşıyor. Çünkü şiddet sadece bir yumruk değildir; bazen bir cümle, bir bakış, bir sessizlik, bir değersizleştirme, bir yok sayma da insanı içten içe öldürür.
Şiddet: Sadece Bedenlere Değil, Ruhlara da İşleniyor bunu defalarca yaşamış bir kadın olarak yazıyorum.
Pek çok kadın “Ben şiddet görmüyorum” derken fark etmez. Aslında şiddetin tam içindedir ama seviyordur katlanmak ister.
Çünkü fiziksel iz yoktur ama ruhu yıllardır morarmıştır.
Duygusal şiddet;
Sürekli eleştirilmek,
Aşağılanmak,
Kıyaslanmak,
Kontrol edilmek,
Ekonomik olarak bağımlı bırakılmak,
Sevgiyle manipüle edilmek,
Susturulmak,
Yalnızlaştırılmak,
Bunların hepsi şiddettir.
Ve bir insanın ruhunu, kemiğinden daha kolay kırar.
Kadın Hakları: Bir Lütuf Değil, Bir Varoluş Gerçeği
Kadın hakları, kimsenin bahşettiği bir ayrıcalık değil insan olmanın değişmez sonucudur.
Bir ülkenin medeniyet seviyesi, kadınlarının ne kadar güvende, özgür ve eşit olduğuyla ölçülür.
Eğitim hakkı,
Çalışma hakkı,
Şiddetten korunma hakkı,
Ekonomik bağımsızlık,
Karar alma mekanizmalarında var olma,
Kendi bedeni ve hayatı üzerinde söz sahibi olma.
Bunlar birer “istek” değil, Kadınların doğuştan sahip olduğu haklardır.
Kıymeti Bilinmeyen Kadınlar Sessiz Kahramanlar
Bazı kadınların adı duyulmaz.
Evlerin içinde, dört duvar arasında, hayatın yükünü kimseyle paylaşmadan taşıyan koca bir ordu vardır.
Kıymeti bilinmeyen kadınlar.
Günün her saati çalışan, çocuk büyüten, ailesini ayakta tutan, bir yandan kendi kırıklarını saklayıp etrafına güç dağıtan kadınlar.
Ama biri onlara dönüp sorduğunda içleri yavaşça fısıldar.
“Ben ne zaman değer göreceğim?”
Çünkü kadın bazen sadece annedir sanılır,
Bazen sadece eş,
Bazen sadece bir ev işçisi,
Bazen sessiz bir gölge.
Oysa kadın herşeydir.
Kadın ,bir evin direği, bir çocuğun nefesi, bir toplumun geleceği, bir erkeğin yoldaşı, bir dünyanın yarısıdır.
Bir Kadını Kıymetli Yapan, Başkasının Onayı Değildir
Kadın yaşadığı baskı içinde bazen kendini unutuyor.
Gücünü, değerini, sınırlarını başkalarının söylemleriyle ölçmek zorunda bırakılıyor.
Oysa hiçbir kadın, bir erkeğin ruh hâline göre değer kazanıp kaybedecek bir varlık değildir.
kadın kıymetlidir;
Çünkü üretir,
Çünkü iyileştirir,
Çünkü var eder,
Çünkü hayatın kendisidir.
Çözüm Nedir?
Kadına şiddeti durdurmak sadece yasalarla değil, zihinlerle mümkündür.
Bir toplumun düşünce yapısı değişmeden, hiçbir kanun tam anlamıyla işleyemez.
Eğitim sistemi eşitlik temelli olmalı.
Duygusal şiddet, tıpkı fiziksel şiddet kadar ciddiye alınmalı.
Kadınlar ekonomik olarak güçlendirilmelidir.
Medya kadını nesneleştiren dili terk etmeli.
Toplumda kadın emeğinin görünürlüğü artırılmalı.
Erkek çocukları sevgi, saygı ve eşitlik bilinciyle yetiştirilmeli.
Çünkü değişim evde başlar, okulda büyür, sokakta yayılır.
Son Söz: Kadının Adını Yükseltecek Olan, Dayanışmadır
Kıymeti bilinmeyen, sesi duyulmayan, kenarda bırakılan bütün kadınlar için yazıyorum. Duyun sesimi
Siz güçsüz değilsiniz.
Siz sessiz değilsiniz.
Siz değerli, önemli, vazgeçilmezsiniz.
Bir gün her kadın, değerini bir başkasının değil, kendi varlığının ışığında görmek zorunda.
Kendinizi sevdiğiniz kadar değer göreceksiniz.
Çünkü kadın hak ettiğini aldığı gün, dünya da hak ettiği ışığı bulacaktır.
Işılay Kızılgöz