Nefsi Yufka Eyleyen Ay, Ramazan 

AYDIN BABACAN ( YAZAR )

18-02-2026 15:07

Nefsi Yufka Eyleyen Ay, Ramazan 

​Şehr-i Ramazan yine kapımızı çaldı; ruhlarımıza sükunet, evlerimize bereket, gönüllerimize inşirah getirdi. Minarelerin arasına asılan o vakur "Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan" mahyaları, geceyi ve kalplerimizi aydınlatmaya başladı. Bu ışıklar sadece yolu değil, aslına dönmek isteyen ruhun istikametini de gösteriyor. İçimizde tatlı bir sevinç, biraz da nefsin o alışık olmadığı disipline karşı duyduğu endişe... Ancak her şeyin ötesinde, iftarın o muazzam buluşma anına duyulan özlem, tüm bu karmaşık duyguları birleştiriyor.

​Farziyetten Hakikate
​Bu manevi iklimin temelinde yatan ilahi emir, bizlere esas sorumluluğumuzu hatırlatır. Bakara Suresi 183. ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurur:
​"Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı."
​Bu ayet, orucun sadece bir gelenek değil, bizi "takva"ya ulaştıracak köklü bir disiplin olduğunu ilan eder. Meğer ne zormuş nefs ile mücadele! Hiçbir şey onu bu kadar zora sokmamıştı; açlığın sonu iftar da olsa, yer yer öfke yer yer baş ağrısı kapımızı çalıyor. Fakat saatler ilerledikçe o sert, mağrur nefsler yumuşuyor, adeta bir yufka gibi inceliyor.

​Eksilerek Çoğalmak: Bir Beraat Kapısı
​Kur’an-ı Kerim, müminin dünya hayatındaki serüvenini anlatırken bizleri nelerin beklediğini Bakara Suresi 155. ayette açıkça ifade eder:
​"Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!"
​Ramazan, bu ayette zikredilen "açlık" ve "maldan eksilme" sınavlarının her mümin için en somut yaşandığı aydır. Bizler bu ayda oruçla açlığı, zekat ve infakla malın azalmasını gönüllü olarak tercih ederiz. Bu aslında ilahi bir takastır: Küçük eksilmelerle, büyük zorluklardan beraat etmeyi arzularız. Mideyi aç bırakarak nefsin zincirlerini kırar, malı dağıtarak dünya yükünden hafifleriz. Unutmamalı ki; nefs doydukça ruh aç kalır. Bu sınavı sabırla vermek, bizleri daha büyük ve çetin imtihanlara karşı koruyan manevi bir kalkandır.

​Kur’an ile Şereflenen Kadir Gecesi
​Ramazan sadece bir mahrumiyet değil, aynı zamanda en büyük zenginliğimiz olan Kur’an ile yeniden buluşma mevsimidir. Bu ay, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni barındırarak bize kendi kıymetimizi ve yaratılış gayemizi hatırlatır. Oruçla incelen ruhlarımız, Kur’an’ı daha derin bir idrakle okuma ve anlama makamına erişir. Rabbimizin kelamına sarıldıkça, sadece midemizin değil, asıl açlık çeken kalbimizin de doyduğunu hissederiz. Kelamullah’ın nuru, Kadir Gecesi’nin kadrini bilenler için karanlıkları aydınlığa çeviren bir rehberdir.

​Mahyaların Gölgesinde Bir Dünya
​Şimdi mahyalar yeşil ışıklarıyla göğü teskin ediyor; aşağıda ise oruçla terbiyelenmiş, sakinleşmiş bedenler yeryüzünü kaplıyor. Bu bir Kur’an ayı, artık biraz daha gönlü doyurma zamanı... Elbette bu iklimi yaşarken kalbi hasretle çarpan hastalarımızı ve yaşlılarımızı da unutmuyoruz. İslam, bir kolaylık dinidir ve Rabbimiz, "Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez" (Bakara, 286) buyurarak bizlere merhametini gösterir. Bu yüzden, oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin gönülleri mahzun olmasın; onların halis niyetleri, duaları ve fidye leri de bu iklimin bir parçasıdır.
​Bizler varlık içinde bu ibadeti eda ederken, dünyanın binbir köşesinde bu imkanlara ulaşamayan kardeşlerimizi unutmak olmaz. Bu Ramazan, sadece bizim soframıza değil, ulaşabildiğimiz tüm mahzun gönüllere de bayram getirmeli. Sabrın sonundaki o büyük selamete ve beraate nail olmak duasıyla. Hem maddi imkanlarımız hemde manevi imkanlarımız ile...

​Selam ve duayla.
Aydın Babacan.

DİĞER YAZILARI Hayal ve Gerçek: Uykunun Gizemli Kapısı 01-01-1970 03:00 Topraktan Çıkan Sanat 01-01-1970 03:00 Fabrika Ayarlarına Dönmek 01-01-1970 03:00 Sahip miyiz, Şahit mi? 01-01-1970 03:00 Edep Ya Hu!  01-01-1970 03:00 Hayatın İzi Bir Damla Su 01-01-1970 03:00 ​Ay’ın Karanlık Yüzü 01-01-1970 03:00 Portakal Kokusunda Tren Yolculuğu 01-01-1970 03:00 KAOS MU, DÜZEN Mİ? İNSANIN YERİ 01-01-1970 03:00 ​Akıbetimiz Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 Ramazan Bir Ömür Demek 01-01-1970 03:00 İstanbul’un Minarelerinde Ramazan 01-01-1970 03:00 Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi 01-01-1970 03:00 ​EKMEK VE İNSANIN HİKAYESİ 01-01-1970 03:00 Müminin İki Kanadı: İman ve Salih Amel 01-01-1970 03:00 Gönle Düşen İlk Emir.  01-01-1970 03:00 Sadakatin Hikâyesinde Kanat Çırpan Muhafızlar  01-01-1970 03:00 Namazla Ulaşalım Huzura.  01-01-1970 03:00 Memleketten Uzaklarda. 01-01-1970 03:00 Söz Uçar Yazı Kalır Mı? 01-01-1970 03:00 Zamanın Şahitliği 01-01-1970 03:00 ​21 Aralık: En Uzun Gece. 01-01-1970 03:00 Zıtlıklar, Hayatın Ritmi ve Denge 01-01-1970 03:00 Vahdetten Kesrete Renklerin Bize Söylediği Sır. 01-01-1970 03:00 Vicdan Terazisiyle Tartmak. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 “Benzemez kimse sana.” 01-01-1970 03:00 Kurtuluşu Arayanlar ve Mirasyediler. 01-01-1970 03:00 Kopmayan Bağ 01-01-1970 03:00