Şeref, Para ile Ölçülmez

REMZİ HAYTA ( Gazeteci & Yazar ) Malatya'lı

09-10-2024 16:44

Şeref, Para ile Ölçülmez

  Hayatta maddiyat her zaman önemli gibi görünse de, insanı gerçekten “adam” yapan şeyin para olmadığını defalarca kez görmüşüzdür. Her parası olanı adam yerine koymadığımız gibi, sadece maddiyata değer verenlerin şerefi ve karakteri sorgulanmaya muhtaçtır. Çünkü insanı insan yapan değerler paranın ötesindedir: şeref, dürüstlük ve onur.   Toplumumuzda, bazı kişiler yalakalık yaparak, yalan söyleyerek veya insanları aldatıp kandırarak servetler biriktirir. Daha büyük evler, lüks arabalar alır; belki görünürde büyük bir başarı elde ederler. Ancak bu başarı, kişinin karakterini, onurunu ve insanlığı kaybetmesi pahasına elde ediliyorsa, kazandıkları şeyler hiçbir anlam ifade etmez. Zira, mal mülk geçici; fakat insanın adı, itibarı ve bıraktığı iz kalıcıdır.

Rivayet odur ki, bir zamanlar büyük bir servet sahibi olan bir adam, yaptığı her işte kısa yoldan zengin olmayı amaçlar ve her yolu mübah görerek ilerler. Ancak yaşlılık kapıya dayandığında, kazandığı tüm paranın ona mutluluk getirmediğini, aksine insanları ondan uzaklaştırdığını fark eder. Elinde kalan sadece servetidir, fakat onu paylaşacak ne dostları ne de bir ailesi kalmıştır. Oysa, başka bir hikayede, tüm varlığını kaybeden bir kişi, çevresindeki insanların ona duyduğu saygı ve sevgiden hiçbir şey kaybetmez. Çünkü o, yalan dolana başvurmamış, şerefini her şeyin üzerinde tutmuştur. Hayatının sonunda ise sahip olduğu en büyük hazine, etrafındaki insanların ona olan güveni ve sevgisidir.

Şeref ve onur, her zaman pahalı servetlerle ölçülmeyen değerlerdir. Örneğin, efsanevi liderlerden biri olarak bilinen Büyük İskender, fethettiği toprakların büyüklüğünden daha çok, gösterdiği adalet ve insanlığa olan bağlılığı ile hatırlanır. Tarih, salt para ve güç peşinde koşan krallardan çok, halkına karşı dürüst ve onurlu davranan liderleri yüceltir. O nedenle, servet veya maddi kazanımlar ne kadar büyük olursa olsun, kişiyi “adam” yapan onun karakteridir.

Bu konuda Mevlana’nın şu sözünü hatırlamak yerinde olacaktır: “Görmüyorsun; altın madeni toprak altında, yılan da… Demek ki değerini dışındaki altın değil, içindeki cevher belirler.” Bu söz, aslında şerefin paradan daha değerli olduğunu gösteren en güzel örneklerden biridir. Parası olan bir kişi, içindeki yılanı saklayarak kendini altın gibi gösterebilir. Ancak, içindeki cevheri olmayan birinin ne kadar zengin olursa olsun, değerli bir insan olarak görülmesi imkânsızdır.

Günümüzde birçok insan, sosyal medyada veya çevresinde maddi zenginliklerini göstermekle övünüyor. Fakat gerçek dostluklar, para veya statü ile değil, insanın dürüstlüğü, sadakati ve verdiği sözlerle kazanılır. Para, kaybedilse bile yeniden kazanılabilir. Ama şeref bir kez kaybedildiğinde geri kazanılması imkânsızdır. Nitekim, tarihte nice insanlar, sahip oldukları şerefi korumak adına zorluklara göğüs germiş, hatta hayatlarını feda etmişlerdir. Onların geride bıraktıkları miras, kazandıkları altınlar değil, verdikleri mücadele ve duruşları olmuştur.

Bir hikâye anlatılır: Bir bilge, genç bir adama şu tavsiyede bulunur: “Hayatta parayı kazanabilirsin ama kaybettiğin itibarı geri kazanmak çok daha zordur.” Bu sözler, paranın geçici olduğunu, ama insanın toplum nezdinde bıraktığı onurun kalıcı olduğunu çok güzel özetler. O genç adam yıllar sonra büyük bir iş adamı olur, fakat her zaman şeref ve dürüstlüğü ön planda tutarak büyür. Sonunda geriye dönüp baktığında, asıl zenginliğinin kazandığı para değil, toplumda bıraktığı onurlu iz olduğunu fark eder.

Bugün etrafımıza baktığımızda, maalesef paranın gücüyle saygınlık kazanmaya çalışan insanları görmekteyiz. Ancak bu insanlar, gerçek dostlukları, güveni ve toplumsal saygıyı kazanmakta zorlanır. Çünkü şeref ve onur, satılacak veya satın alınacak şeyler değildir.

Unutulmamalıdır ki, insana değer kazandıran şey para değil, dürüstlüğü ve karakteridir. Her servet sahibi adam olamayacağı gibi, her adam da servet sahibi olmasa da onuruyla yaşayabilir. Şerefini kaybeden bir kişi, ne kadar zengin olursa olsun, gerçek anlamda yoksuldur. Paranın değer biçemediği tek şey, insanın onurudur ve bu değer, hayatımızın en büyük hazinesi olarak kalmalıdır. 

REMZİ HAYTA  MALATYA'LI

 
DİĞER YAZILARI Sır Namustur…  O onurlu günleri çok şükür yaşadım… 01-01-1970 03:00 Kalemi Satmayanların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “Yalanla Yürüyenler, Devletin Ağırlığını Bilemez!” 01-01-1970 03:00 Unvanı Olana Makam, İnsana İsim Yakışır 01-01-1970 03:00 Fenomenlik Maskesiyle Saldırmak Adamlık Değil, Dijital Kahpeliktir! 01-01-1970 03:00 İyi Gün Dostu mu, Kötü Gün Dostu mu? 01-01-1970 03:00 "Vakit geldi mi, söz namus sayılırdı..." 01-01-1970 03:00 "Desinler İçin Yaşayanlar “ 01-01-1970 03:00 "Gazetecilik Arpayla Ölçülmezdi Vaktiyle" 01-01-1970 03:00 Kemiğin Peşinde Havlayanlar 01-01-1970 03:00 Zenginlik Malda Değil, Yürekte Olur 01-01-1970 03:00 Sen Üzülme, Bırak Kaybedenler Üzülsün… 01-01-1970 03:00 İt, İttiğini Yapacak Ama Biz de Adamlığımızı Gösteririz! Kalemi Namus Bilmeyenler İçin… GAZETECİLİK ONUR İSTER, KARAKTER GEREKTİRİR! 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Toprak Uyandı, Gökyüzü Ağladı 01-01-1970 03:00 "Şeytanın İşi Gücü Vesvese" 01-01-1970 03:00 Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir 01-01-1970 03:00 “Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)” 01-01-1970 03:00 2025: Yeni Bir Sayfa, Yeni Bir Umut 01-01-1970 03:00 Unuttuklarımızla Yok Oluyoruz 01-01-1970 03:00 "Sayın Cumhurbaşkanım, Enkaz Altındaki Sesimizi Duyun" 01-01-1970 03:00 "Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı" 01-01-1970 03:00 “İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…” 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmak Üzerine: Bir Mesleğin ve Hayatın Aynası 01-01-1970 03:00 Çay İçmeye Gittik, Cebimiz Boşaldı Emmioğlu 01-01-1970 03:00 “MUTLULUĞUNU YİTİREN ŞEHİR: MALATYA’NIN ÇARESİZLİĞİ” 01-01-1970 03:00 Çorum Valisi Ali Çalgan ile Çorum’a Dair İzlenimlerim Geçtiğimiz günlerde 29 Ekim Cumhuriyet un Bayramı’nın coşkusunu yaşamak üzere Samsun’a gitmiştim. 01-01-1970 03:00 Türkülerle Başlayan, Dualarla Sona Eren Bir Hikaye 01-01-1970 03:00 "Ne Oldu Bize? Tahammülsüzlük ve Şiddetin Pençesinde Bir Toplum" 01-01-1970 03:00 Gerçek Dostluk Kötü Günde Belli Olur 01-01-1970 03:00 Misafirperverliğin Bereketi: Paylaşmanın Zenginliği 01-01-1970 03:00 Kaliteli ve Kalitesiz İnsanlar: 01-01-1970 03:00 Gizli Yüzler: Modern Dilencilerin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 "Gülüşlerin Susturulduğu Toplum” 01-01-1970 03:00 Muğla’da Bir Malatyalı Vali: Dr. İdris Akbıyık ile Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazetecilik: Ahlak ve Dürüstlük Demektir ! 01-01-1970 03:00