“Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)”

REMZİ HAYTA ( Gazeteci & Yazar ) Malatya'lı

09-01-2025 13:36

“Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)” 
Evet, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…Yine mesajlar, yine yemek davetleri, yine süslü sözler… Belki küçük hediyeler… Ama ertesi gün unutulan bir gerçek: yerel basın sunulan göstermelik destekler, sahte tebessümler ve oyalama taktikleri...
"44 Yılın Onurlu Mücadelesi"
Ben bu meslekte tam 44 yıl geçirdim. Her türlü zorluğu Rabbimin yardımıyla aşarak, onurlu bir şekilde bugünlere geldim. Ne bu mesleği bıraktım ne de halkın sesi olma sorumluluğundan geri adım attım. Ama bugün, yıllarımı verdiğim bu mesleğin hak ettiği saygıyı görmemesi içimi yakıyor. Biz susuyorsak, onurumuzdandır. Mesleğimize ve kalemimize olan saygımızdandır.
"Süslü Mesajlar Yerine Samimi Adımlar"
Depremin yerle bir ettiği Malatya’da konteynerlerden haber yapan yerel basını görmezden geliyorsunuz. Bürokrasinin ve STK’ların konteyner kentlerde boy gösterip basına poz vermesi hoşunuza gidiyor. Ama o konteynerlerde çalışan yerel basını neden ziyaret etmiyorsunuz? Villalarda mı yaşıyoruz? İşinize geldiğinde "basınımızın güzide mensupları" demeyi biliyorsunuz. Bize o sözleri söylemeyin, Bize öyle gelmeyin..; bize kıymet verin. Süslü sözlerle değil, samimi adımlarla yanımızda olun.
"Yerel Basın Halkın Sesi Olmaya Devam Ediyor"
Yerel basın; halkın derdiyle dertlenen, çaresizlerin sesi olan bir yapı. Ancak bugün reklam alamayan, deprem sonrası yokluk içinde habercilik yapmaya çalışan internet medyasının mücadelesini görmezden geliyorsunuz. Unutmayın, gazetecilik bir meslek değil, halkın vicdanını temsil eden bir görevdir. Bu onurlu mesleği ayakta tutanları yok saymak, halkın haber alma hakkını yok saymaktır.
"Birlikten Kuvvet Doğar"
Bugün yerel basının kendi içinde bölünmüş olması, gazeteciliğin en büyük yaralarından biridir. Ama birlik olmadan güçlenmek mümkün değil. Yerel basın ve internet medyası el ele vermezse, bu meslek daha da zayıflar. Güçlenmek, sesimizi daha gür çıkarmak ve hak ettiğimiz değeri almak için bir olmalıyız. Çünkü düşenin elinden tutacak olan yine biziz.
"Vicdanımız Susturulamaz"
Kalemimiz kırılabilir, ama vicdanımız susturulamaz. 6 Şubat depreminde, Malatya enkaz altındayken gece gündüz demeden çalışan, halkın derdine çare olmaya uğraşan bu mesleğin kahramanlarını unutamazsınız.
"Konteynerlerden Çıkan Çığlık"
Konteynerlerden çıkan bu çığlık, yalnızca bir şehrin değil, onurlu bir mesleğin sesidir. Depremin karanlığında bile umut taşıyan yerel basın mensuplarının fedakârlıkları, süslü sözlerle geçiştirilemez. Eğer bugün bir yetkili "yerel basınımızın kıymetli mensupları" diyorsa, önce o basının hangi şartlarda ayakta durduğunu görmek zorundadır. Bizim konteynerlerdeki soğuk demir masalarımızın ardında halkın sesi olmak için dökülen alın teri var. Ama villalarda yaşayan bizler değiliz!
"Basının Duruşu, Toplumun Duruşudur"
Bir gazetecinin onuru, topluma olan sorumluluğuyla ölçülür. Biz bu mesleği onurumuzla, şerefimizle sürdürüyoruz. Ama bu onuru görmezden geliyorsanız, bilmelisiniz ki bu yalnızca bizim değil, tüm toplumun kaybıdır. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber yapmak değil; adaletin, vicdanın ve insanlık değerlerinin aynası olmaktır.
"Samimiyetsiz Törenler İstemiyoruz"
10 Ocak’ta verilen süslü mesajları, düzenlenen davetleri istemiyoruz. Biz bu günü sahte tebessümlerle değil, gerçek adımlarla anlamlı kılmak istiyoruz. Yetkililer, yerel basına süslü hediyeler yerine onurlu bir destek versin. Biz mamayla değil, emeğimizin karşılığı olan saygıyla ayakta durmak istiyoruz.
"Yeni Bir Sayfa Açalım"
Artık yeni bir sayfa açmanın zamanı geldi. Yerel basın ve internet medyası arasındaki duvarları yıkalım. El ele verelim, birbirimize destek olalım. Çünkü bu mesleğin itibarını koruyacak olan yine bizleriz. Birbirimize sahip çıkmadığımız sürece, ne sesimizi duyurabiliriz ne de hak ettiğimiz saygıyı görebiliriz.
"Biz Dik Durmak İstiyoruz"
Biz, bu meslekte başı eğik dolaşmak istemiyoruz. Onurumuzla, şerefimizle dik durmak istiyoruz. Halkın güvenini kazanmış bir gazeteci, toplumun vicdanıdır. Ama bugün, bu onur yok sayılıyor. İşimize duyduğumuz saygı ve kalemimize olan bağlılık, bizi susturuyor olabilir. Ama unutmayın, bu suskunluk çaresizlik değil, bir duruş meselesidir.
Buradan tüm meslektaşlarıma sesleniyorum: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde yalnızca anılmak değil, hak ettiğimiz değeri görmek istiyoruz. Hep birlikte el ele vererek, bu mesleği onurlu bir şekilde ileriye taşıyalım. Çünkü gazetecilik yalnızca bir iş değil, bir mücadele ve bir sorumluluktur.
Son olarak, şunu unutmamak gerekir: Kalemi kırmak kolaydır, ama bir gazetecinin onurunu yok etmek imkânsızdır. Biz, halkın sesi olmaya devam edeceğiz. Ve bir gün bu emeğin hakkını alacağımıza inancımız tamdır.
Tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Bu köşe yazım, yıllarca saklayacağım bir onur nişanesi olacak. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber yapmak değil; adaleti, vicdanı ve insanlık değerlerini savunmaktır.
Saygılarımla... REMZİ HAYTA-MALATYA’DAN

DİĞER YAZILARI Sır Namustur…  O onurlu günleri çok şükür yaşadım… 01-01-1970 03:00 Kalemi Satmayanların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “Yalanla Yürüyenler, Devletin Ağırlığını Bilemez!” 01-01-1970 03:00 Unvanı Olana Makam, İnsana İsim Yakışır 01-01-1970 03:00 Fenomenlik Maskesiyle Saldırmak Adamlık Değil, Dijital Kahpeliktir! 01-01-1970 03:00 İyi Gün Dostu mu, Kötü Gün Dostu mu? 01-01-1970 03:00 "Vakit geldi mi, söz namus sayılırdı..." 01-01-1970 03:00 "Desinler İçin Yaşayanlar “ 01-01-1970 03:00 "Gazetecilik Arpayla Ölçülmezdi Vaktiyle" 01-01-1970 03:00 Kemiğin Peşinde Havlayanlar 01-01-1970 03:00 Zenginlik Malda Değil, Yürekte Olur 01-01-1970 03:00 Sen Üzülme, Bırak Kaybedenler Üzülsün… 01-01-1970 03:00 İt, İttiğini Yapacak Ama Biz de Adamlığımızı Gösteririz! Kalemi Namus Bilmeyenler İçin… GAZETECİLİK ONUR İSTER, KARAKTER GEREKTİRİR! 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Toprak Uyandı, Gökyüzü Ağladı 01-01-1970 03:00 "Şeytanın İşi Gücü Vesvese" 01-01-1970 03:00 Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir 01-01-1970 03:00 2025: Yeni Bir Sayfa, Yeni Bir Umut 01-01-1970 03:00 Unuttuklarımızla Yok Oluyoruz 01-01-1970 03:00 "Sayın Cumhurbaşkanım, Enkaz Altındaki Sesimizi Duyun" 01-01-1970 03:00 "Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı" 01-01-1970 03:00 “İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…” 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmak Üzerine: Bir Mesleğin ve Hayatın Aynası 01-01-1970 03:00 Çay İçmeye Gittik, Cebimiz Boşaldı Emmioğlu 01-01-1970 03:00 “MUTLULUĞUNU YİTİREN ŞEHİR: MALATYA’NIN ÇARESİZLİĞİ” 01-01-1970 03:00 Çorum Valisi Ali Çalgan ile Çorum’a Dair İzlenimlerim Geçtiğimiz günlerde 29 Ekim Cumhuriyet un Bayramı’nın coşkusunu yaşamak üzere Samsun’a gitmiştim. 01-01-1970 03:00 Türkülerle Başlayan, Dualarla Sona Eren Bir Hikaye 01-01-1970 03:00 "Ne Oldu Bize? Tahammülsüzlük ve Şiddetin Pençesinde Bir Toplum" 01-01-1970 03:00 Gerçek Dostluk Kötü Günde Belli Olur 01-01-1970 03:00 Misafirperverliğin Bereketi: Paylaşmanın Zenginliği 01-01-1970 03:00 Kaliteli ve Kalitesiz İnsanlar: 01-01-1970 03:00 Şeref, Para ile Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Gizli Yüzler: Modern Dilencilerin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 "Gülüşlerin Susturulduğu Toplum” 01-01-1970 03:00 Muğla’da Bir Malatyalı Vali: Dr. İdris Akbıyık ile Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazetecilik: Ahlak ve Dürüstlük Demektir ! 01-01-1970 03:00