Yeryüzünün  Misafiri

AYDIN BABACAN ( YAZAR )

10-08-2026 10:40

Yeryüzünün  Misafiri

​“İnsan” diye başlar hikâye... Öyle ya, yeryüzü ve göğü dolduran şu muazzam kâinat insansız nasıl olurdu? Evrenin devasa boşluğunda anlamı var eden, o topraktan yaratılan meşhur misafirin varlığıdır.
​Ancak bu varlık, ezelden (kainatın yaratılışından) beri bizimle değildi. İnsan Suresi'nin ilk ayeti, o sarsıcı gerçeğe dikkat çeker: "İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?"

​Merhum Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili adlı  tefsirinde bu ayeti açıklarken şu manalara işaret eder: "İnsan, başlangıçta aslı astarı, adı sanı belli bir şey değildi. Kâinatın yaratılışından insanın yaratılışına kadar geçen o mutlak zaman (dehr) içinde öyle uzun bir müddet (hîn) geçmiştir ki; bu evrede insan vücut bulmamış, dillerde anılmamış, henüz varlık sahnesine çıkmamıştı."

​Ben de bu surenin ve ayetin bütünlüğünde, hem tüm insanlığın  başlangıcını hem de birey olarak kendi öznel hikâyemizi görüyorum. Çünkü fert olarak bizler de bir zamanlar anılır değildik; hiçlikte, isimsiz ve cisimsizdik.

​Ayetin devamı, bizi o evrensel başlangıçtan alıp bireyin, yani ferdin ilk oluşumuna götürür. İkinci ayet, insanı bir damla hayat tohumuna (nutfeye) geri döndürürken; aynı zamanda onun şimdiki "işiten ve gören" şuurlu bir canlı hâline gelmesi durumuyla bizi tefekküre davet eder. Bu muazzam dönüşüm tesadüfî değildir; bizi bu oluşumun asıl manasına, yani "imtihana" yönlendirir. Yokluktan varlığa, karanlıktan görmeye, sessizlikten işitmeye geçişin yegâne sebebi bu ilahi sınamadır.

​Üçüncü ayet ise işte bu şuurlu varlığın yeryüzündeki güzergâhını çizer: "Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör." Her insanın izlediği  zorlu yol böyle başlar.

 Aslında İnsan Suresi ve onun anlattığı bu hakikatler, her insanın bilerek ya da bilmeyerek içinde bulunduğu, uygulayıcısı olduğu bir varoluş yasasıdır.

​Gelelim yeryüzünün o meşhur misafirine...
​Yeryüzü, adeta bu özel misafir için tahsis edilmiş devasa bir tesis gibidir. Canlısı ve cansızıyla, suyu ve toprağıyla her şey insana boyun eğmiş (musahhar kılınmış) bir vaziyettedir. Kendisine ev sahipliği yapan bu âlem, Allah'ın azametini ve kudretini fazlasıyla hissettirirken; insan hem büyük bir kabiliyeti hem de derin bir acziyeti kendi içinde barındırır.
​Göğü dolduran milyarlarca galaksi içinde alelade, küçük bir nokta olduğumuzu unuttuğumuz anlar az değildir. İşte o vakit insan; unutkanlığı, nankörlüğü ve kibriyle yoldan çıkmaya, kendine sunulan ilahi güzergâhı bırakıp başka yollar aramaya meyleder. Acziyetini unutup yeryüzünün sahibiymiş gibi davranır. Hâlbuki o, sadece ağırlanıp uğurlanacak bir misafirdir.

​Gündüzün gürültüsü yerini gecenin sükûnetine bıraktığında, hakikatler daha bir berraklaşır. Gecenin o derin ve sessiz sesi, zihnimi anlam arayışında bitmez tükenmez sorgulamalara iterken; hakikati gönül dünyamda bulmanın verdiği huzurla kalbim zihnimi teskin ediyor. Tüm bu sorgulamaların, varoluş sancılarının ve kâinatın ihtişamının karşısında gönlüm, yalnızca O’na olan imanın ve kulluğun rızasında sükûnet buluyor.
​Bu uzun ve meşakkatli yolda, şükredenlerden olmak duasıyla...

Aydın Babacan

DİĞER YAZILARI Sınırların Hikmeti  01-01-1970 03:00 Sarsılan Kalelerden Hakiki Sığınağa...  01-01-1970 03:00 Kokluyorsak Varız 01-01-1970 03:00 Alaycılığın Sonu Hüsrandır 01-01-1970 03:00 İlahi Nizamın İzinde, Kuantum Dolanıklığı  01-01-1970 03:00 Bir Yanımız Eksik 01-01-1970 03:00 Duygular, İhtiyaçlar ve Ebediyet 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik 01-01-1970 03:00 DOĞANIN VE DUANIN BİRLİĞİ 01-01-1970 03:00 Ahmet Amca’nın Kuzuları 01-01-1970 03:00 Gözden Uzak Gönülden Uzak 01-01-1970 03:00 Hayal ve Gerçek: Uykunun Gizemli Kapısı 01-01-1970 03:00 Topraktan Çıkan Sanat 01-01-1970 03:00 Fabrika Ayarlarına Dönmek 01-01-1970 03:00 Sahip miyiz, Şahit mi? 01-01-1970 03:00 Edep Ya Hu!  01-01-1970 03:00 Hayatın İzi Bir Damla Su 01-01-1970 03:00 ​Ay’ın Karanlık Yüzü 01-01-1970 03:00 Portakal Kokusunda Tren Yolculuğu 01-01-1970 03:00 KAOS MU, DÜZEN Mİ? İNSANIN YERİ 01-01-1970 03:00 ​Akıbetimiz Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 Ramazan Bir Ömür Demek 01-01-1970 03:00 İstanbul’un Minarelerinde Ramazan 01-01-1970 03:00 Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi 01-01-1970 03:00 Nefsi Yufka Eyleyen Ay, Ramazan  01-01-1970 03:00 ​EKMEK VE İNSANIN HİKAYESİ 01-01-1970 03:00 Müminin İki Kanadı: İman ve Salih Amel 01-01-1970 03:00 Gönle Düşen İlk Emir.  01-01-1970 03:00 Sadakatin Hikâyesinde Kanat Çırpan Muhafızlar  01-01-1970 03:00 Namazla Ulaşalım Huzura.  01-01-1970 03:00 Memleketten Uzaklarda. 01-01-1970 03:00 Söz Uçar Yazı Kalır Mı? 01-01-1970 03:00 Zamanın Şahitliği 01-01-1970 03:00 ​21 Aralık: En Uzun Gece. 01-01-1970 03:00 Zıtlıklar, Hayatın Ritmi ve Denge 01-01-1970 03:00 Vahdetten Kesrete Renklerin Bize Söylediği Sır. 01-01-1970 03:00 Vicdan Terazisiyle Tartmak. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 “Benzemez kimse sana.” 01-01-1970 03:00 Kurtuluşu Arayanlar ve Mirasyediler. 01-01-1970 03:00 Kopmayan Bağ 01-01-1970 03:00