Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir

REMZİ HAYTA ( Gazeteci & Yazar ) Malatya'lı

17-01-2025 10:01

Zenginliğin Kefareti: İnsanın Gözyaşıyla Ödenir
Belki de meslek hayatımın en zor yazılarından birini yazıyorum. Çünkü doluyum. Çünkü gerginim. Çünkü bu yalan dünyanın, yalan insanlarının gerçek yüzlerini görmenin ağır yükü altındayım. Ama Allah’a şükürler olsun ki, ben kendini “para babası” sanan, kibir ve gösteriş batağında kaybolmuş bir insan değilim. Çok şükür, bir parça ekmeğini bölüşmek için can atan biriyim.
Bazı zenginlerin yalnızca dış yüzünü görürsünüz. Ne demek dış yüzü? Gördüğünüzde namazını kılan, hacca giden, defalarca umre ziyareti yapan, orucunu tutan, su içerken bile besmele çeken tipler vardır. Ama bu insanların birçoğu, Allah ile kul arasındaki ibadetleri, ya ticaret yapmak için ya gösteriş için ya da bir kimlik kazanmak için kullanır. Oysa bunlar, kulun Allah’a olan borcudur: Namaz kılmak, hacca gitmek, oruç tutmak...
Peki ya kulun kula olan borcu? İşte mesele burada düğümleniyor. Bu insanlar, çoğu zaman zekatı yalnızca Ramazan ayında, üstelik gösterişle dağıtır. Sormazlar: “Yılın geri kalanında yoksul ne yer, ne içer?” Zenginliğin malı yalnızca Ramazan için değildir. Allah malı insana vermişse, bu malları insanlığın hayrına kullanmanın bir imtihanı vardır. Allah soracak: “Hangi yetimin başını okşadın? Hangi garibin yüzünü güldürdün? İnsanlar için ne yaptın?”
Cami kürsüsünden hatırlanacak olan, “Bu adam on kere umreye gitti, beş vakit namazını kıldı, oruç tuttu” diye övülmek değil, “Bu adam insan gibi insandı. Kimsesizlerin kimsesi oldu” diyebilmektir. Çünkü kul hakkı ile ahirete gitmek, insanın en büyük kaybıdır.
İnfak, İslam’da malı Allah rızası için harcamak, paylaşmak ve insanlara yardım etmektir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
"Sevdiğiniz şeylerden başkaları için Allah yolunda harcamadıkça iyiye ulaşamazsınız." (Âli İmrân, 92)
Ancak bugün malını, emeğini, ilmini Allah yolunda infak etmeyen, paylaşmayan insanlar var. Zenginliği kendine bir kibir perdesi yapanlar var. Allah böyle kimselere âli İmrân Sûresi 180. Ayeti’nde şöyle sesleniyor:
"Cimrilik edip, Allah yolunda harcamadıkları şeyler, kıyamet günü ateşten bir halka olarak boyunlarına dolanacaktır."
Peygamber Efendimiz ise buyuruyor ki:
"Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur."
Oysa biz bugün insanlığı unutmuş, sadece malın peşine düşmüş bir toplum olduk. Fakirin, mazlumun hakkına göz dikenlerin sayısı çoğaldı. İbadetle övünen ama insanlığın zerresini yüreğinde taşımayan bir nesil ortaya çıktı. Bu zenginlik mi? Hayır! Gerçek zenginlik, bir garibin duasında saklıdır. Gerçek zenginlik, yetim bir çocuğun yüzündeki gülümsemede gizlidir.
Rabbimiz bize infakın yalnızca maddiyatla olmadığını öğretmiştir. Bir tebessüm, bir dua, bir emek... Hepsi infaktır. Allah yolunda gönüllüce yapılan her şey bir sadakadır. Çünkü göklerin ve yerin sahibi olan Allah, insanın gizli ve açık yaptığı her şeyi bilendir.
Şimdi soruyorum: Zenginliğinizi Allah’ın yolunda harcadınız mı? Bir fakirin yüzünü güldürdünüz mü? Kul hakkıyla bu dünyadan göçmeyin. Çünkü musalla taşında ne hoca, ne cemaat sizin ibadetlerinizden bahsedecek. Orada, "Nasıl bilirdiniz?" diye soracaklar. İşte o zaman hakkınızda konuşulanlar, sizin gerçek servetiniz olacak.
Rabbim bizleri insan gibi insan olan, kul hakkıyla kirlenmemiş kullarından eylesin. Unutmayın: İnsanlığınızı kaybettiğinizde, ne namazınız ne orucunuz sizi kurtarabilir. Göklerin ve yerin sahibi Allah, size emanet edilen her şeyin hesabını soracaktır.
Bu dünyadan mal ile değil, dualarla göçmek dileğiyle... REMZİ HAYTA-MALATYA’DAN

DİĞER YAZILARI Sır Namustur…  O onurlu günleri çok şükür yaşadım… 01-01-1970 03:00 Kalemi Satmayanların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “Yalanla Yürüyenler, Devletin Ağırlığını Bilemez!” 01-01-1970 03:00 Unvanı Olana Makam, İnsana İsim Yakışır 01-01-1970 03:00 Fenomenlik Maskesiyle Saldırmak Adamlık Değil, Dijital Kahpeliktir! 01-01-1970 03:00 İyi Gün Dostu mu, Kötü Gün Dostu mu? 01-01-1970 03:00 "Vakit geldi mi, söz namus sayılırdı..." 01-01-1970 03:00 "Desinler İçin Yaşayanlar “ 01-01-1970 03:00 "Gazetecilik Arpayla Ölçülmezdi Vaktiyle" 01-01-1970 03:00 Kemiğin Peşinde Havlayanlar 01-01-1970 03:00 Zenginlik Malda Değil, Yürekte Olur 01-01-1970 03:00 Sen Üzülme, Bırak Kaybedenler Üzülsün… 01-01-1970 03:00 İt, İttiğini Yapacak Ama Biz de Adamlığımızı Gösteririz! Kalemi Namus Bilmeyenler İçin… GAZETECİLİK ONUR İSTER, KARAKTER GEREKTİRİR! 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Toprak Uyandı, Gökyüzü Ağladı 01-01-1970 03:00 "Şeytanın İşi Gücü Vesvese" 01-01-1970 03:00 “Yerel Basın Krallar Gibi Yaşıyor(!)” 01-01-1970 03:00 2025: Yeni Bir Sayfa, Yeni Bir Umut 01-01-1970 03:00 Unuttuklarımızla Yok Oluyoruz 01-01-1970 03:00 "Sayın Cumhurbaşkanım, Enkaz Altındaki Sesimizi Duyun" 01-01-1970 03:00 "Deprem Unutuldu, Şükür Susturuldu, Gülmek Yasaklandı" 01-01-1970 03:00 “İnsanın Kağıt Kadar Kıymeti Kalmışsa…” 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmak Üzerine: Bir Mesleğin ve Hayatın Aynası 01-01-1970 03:00 Çay İçmeye Gittik, Cebimiz Boşaldı Emmioğlu 01-01-1970 03:00 “MUTLULUĞUNU YİTİREN ŞEHİR: MALATYA’NIN ÇARESİZLİĞİ” 01-01-1970 03:00 Çorum Valisi Ali Çalgan ile Çorum’a Dair İzlenimlerim Geçtiğimiz günlerde 29 Ekim Cumhuriyet un Bayramı’nın coşkusunu yaşamak üzere Samsun’a gitmiştim. 01-01-1970 03:00 Türkülerle Başlayan, Dualarla Sona Eren Bir Hikaye 01-01-1970 03:00 "Ne Oldu Bize? Tahammülsüzlük ve Şiddetin Pençesinde Bir Toplum" 01-01-1970 03:00 Gerçek Dostluk Kötü Günde Belli Olur 01-01-1970 03:00 Misafirperverliğin Bereketi: Paylaşmanın Zenginliği 01-01-1970 03:00 Kaliteli ve Kalitesiz İnsanlar: 01-01-1970 03:00 Şeref, Para ile Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Gizli Yüzler: Modern Dilencilerin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 "Gülüşlerin Susturulduğu Toplum” 01-01-1970 03:00 Muğla’da Bir Malatyalı Vali: Dr. İdris Akbıyık ile Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazetecilik: Ahlak ve Dürüstlük Demektir ! 01-01-1970 03:00