
Demokrasinin Yumrukla İmtihanı:
Siyasetin Dili Akıl mı, Öfke mi?
ürkiye Belediyeler Birliği (TBB) toplantısında yankılanan o tatsız sesler, sadece
bir salonun tavanında asılı kalmadı; toplumun demokrasiye olan inancında derin
çatlaklar açtı. Seçim kürsüsü etrafında yükselen tansiyonun fiziksel bir arbedeye
dönüşmesi, izlediğimiz videolardaki o nezaketten uzak tavırlar, bir "salon kazası" değil,
siyaset dilimizin ne denli zehirli bir noktaya evrildiğinin acı vesikasıdır.
Makamın İtibarı ve Temsil Erdemi
Haber bültenlerine yansıyan o saygısızlık görüntüleri içler acısıdır. Unutulmamalıdır ki;
o koltuklarda oturanlar sadece kendilerini ya da partilerini değil, kendilerine umut
bağlayan milyonlarca vatandaşın iradesini temsil ediyorlar. Temsil makamı, şahsi egoların
çarpıştırıldığı bir arena değil; milletin sorunlarına çözüm üretilen bir akıl merkezidir.
Saygının bittiği yerde temsil yetkisi de anlamını yitirir; çünkü halk, kavga izlemek için değil,
hizmet almak için sandığa gider.
"Siyaset; bir başkasının sözünü kesmek, kürsü devirmek ya da
kalabalıkla baskı kurmak değildir. Siyaset; en keskin fikri bile bir
zarafet ve vakar içerisinde ifade edebilme sanatıdır."
Belediyecilik: Çözümün İlk Kapısı
Belediyeler, vatandaşın devlete açılan ilk kapısıdır. Milletimiz geçim mücadelesi
verirken, şehirlerimiz kentsel dönüşümden ulaşım sorunlarına kadar devasa yüklerin
altındayken, makam sahiplerinin enerjilerini yumruk masalarında tüketmesi kabul
Sabahattin Birinci
TİGAD SAKARYA İL TEMSILCISI | FISILTI HABERLERI GENEL YAYIN YÖNETMENI |
ARAŞTIRMACI GAZETECI YAZAR