ORTADOĞU'DA ATEŞ ÇEMBERİ: SAVAŞIN İKİNCİ GÜNÜNDE DÜNYA NEREYE GİDİYOR?
ARAŞTIRMACI GAZETECİ YAZAR SABAHATTİN BİRİNCİ
*1 Mart 2026*
KÜRESEL BİR DEPREMİN EŞİĞİNDE
Ortadoğu, 28 Şubat sabahından bu yana yeni bir dönemin eşiğinde. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı geniş çaplı askeri operasyonun ikinci gününde, bölge adeta kaynıyor. Tahran'da art arda patlamalar yaşanırken, İran devlet televizyonu vuruldu, dini lider Ali Hamaney'in öldürüldüğü doğrulandı Bu satırlar yazılırken, Bağdat'tan Karaçi'ye, Beyrut'tan Tahran'a kadar uzanan coğrafyada sokaklar kan ağlıyor, diplomatik temsilcilikler ateş altında.
Peki, dünya nereye gidiyor? Bu savaş nereye evriliyor? İsrail neden gazetecileri hedef alıyor? Netanyahu'nun planlarında Türkiye var mı? İşte tüm bu soruların yanıtlarını, son dakika gelişmeleri ve derinlemesine analizlerle ele alıyorum.
SAHADAN SON DAKİKA DETAYLARI
Pakistan'da ABD Konsolosluğu Baskını: Öfkenin Adı
Pakistan'ın Karaçi kentinde, ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılara öfkelenen yüzlerce kişi, ABD Konsolosluğu'na yürüdü. Taşlar, sopalar ve demir çubuklarla konsolosluk binasına girmeye çalışan göstericilere güvenlik güçleri önce göz yaşartıcı gaz ve copla müdahale etti, ardından ateş açtı.
Edhi Vakfı Kurtarma Servisi Sözcüsü Muhammed Amin'in açıklamasına göre, çatışmalarda en az 9 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı Yaralılardan ikisinin polis olduğu bildirildi. Dawn gazetesinin aktardığına göre, ölenlerin cenazeleri hastanelere kaldırılırken, bölgede güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı
Görgü tanıklarının aktardığına göre, göstericiler "Kahrolsun Amerika", "İran yalnız değildir" sloganları atarken, sosyal medyaya yansıyan görüntülerde konsolosluk duvarlarına tırmanmaya çalışan Pakistanlıların polis tarafından vurulduğu anlar yer aldı -.
Irak'ta Yeşil Bölge Kuşatması
Bağdat'ta da benzer sahneler yaşanıyor. İran lideri Hamaney'in öldürülmesini protesto eden Iraklı gruplar, ABD Büyükelçiliği'nin bulunduğu Yeşil Bölge'nin önünde toplandı. Göstericiler, ABD karşıtı sloganlarla trafiğe kapatılan bölgeye girmeye çalışırken, güvenlik güçleri ses bombası ve göz yaşartıcı gaz kullandı
Irak direniş gruplarından yapılan açıklamada, "İran'daki kardeşlerimize yönelik bu saldırıya kayıtsız kalmayacağız" denilirken, bazı silahlı grupların ABD üslerine yönelik saldırı hazırlığında olduğu istihbaratı geliyor.
İran'da Durum: Lider Vuruldu, Televizyon Hedefte
İran devlet televizyonu, gece yarısı yaptığı açıklamada Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail ortak saldırısında öldürüldüğünü doğruladı -1. Ülkede 40 gün yas ve yedi gün resmi tatil ilan edildi.
İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musavi dahil çok sayıda üst düzey yönetici de saldırılarda hayatını kaybetti. İran Kızılayı'nın açıklamasına göre, saldırılarda şu ana kadar 201 kişi öldü, 747 kişi yaralandı -.
En kanlı saldırılardan biri ise güneydeki Minab kentinde yaşandı. Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'nun vurulması sonucu en az 108 çocuk hayatını kaybetti Bu görüntüler, bölge halkında ABD ve İsrail'e karşı büyük bir infial yaratmış durumda.
İran ordusu, misilleme olarak İsrail'e balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlatırken, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün'deki ABD üslerini de hedef aldı -. Bahreyn'deki ABD Donanma Üssü'nün vurulduğu bilgisi geliyor.
İsrail'de Durum: Kuzey Cephesi ve Gazze
İsrail, İran saldırısının hemen ardından kuzey sınırında Lübnan Hizbullahı'na karşı yeni bir saldırı başlattığını duyurdu. "Kuzey Kalkanı" adı verilen operasyon kapsamında, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedefleri vuruluyor. Aynı anda Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar da devam ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ulusa sesleniş konuşmasında, "İran rejiminin belini kırdık. Bu, yeni bir Ortadoğu'nun başlangıcıdır" ifadelerini kullandı.
DERİNLEMESİNE ANALİZ
Neden Gazeteciler Hedef Alınıyor?
Savaşın en karanlık taraflarından biri, gazetecilerin hedef tahtasında olması. İsrail'in son 48 saat içinde Gazze, Lübnan ve Suriye'de en az 7 gazeteciyi hedef aldığı bildiriliyor.
Bu saldırıların ardında yatan neden, savaşın görüntüsünü kontrol etme arzusu. Gazeteciler, savaşın gerçek yüzünü, ölen çocukları, yıkılan evleri, acı çeken sivilleri dünyaya gösteren tanıklar. Özellikle Minab'taki okul saldırısının görüntüleri uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırınca, İsrail'in "meşru müdafaa" tezinin çürüyeceğinden korkuluyor.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, "Gazeteciler hedef alındıkça, insanlık susmaktadır" denildi.
Netanyahu'nun Planları ve ABD İkna Süreci
Binyamin Netanyahu'nun uzun süredir İran'a yönelik kapsamlı bir askeri operasyon planladığı biliniyordu. Peki, ABD'yi nasıl ikna etti?
Reuters'a konuşan İsrailli bir savunma yetkilisi, operasyonun ABD'yle koordinasyon içinde aylardır planlandığını, tarihinse haftalar önce belirlendiğini söyledi Bu, Netanyahu'nun Trump yönetimini nasıl ikna ettiğini de gösteriyor.
İkna sürecinde üç ana argüman öne çıktı:
-
İran'ın nükleer programa yakınlığı: İsrail istihbaratına göre İran, nükleer bomba üretimine aylar kalmıştı.
-
Trump'ın seçim yılı stratejisi: Başkan Trump, dış politikada "büyük zafer" göstererek seçmeni etkilemeyi hedefliyor.
-
Suudi Arabistan'ın gizli desteği: İran'ın bölgesel gücünden rahatsız olan Körfez ülkelerinin operasyona yeşil ışık yaktığı konuşuluyor.
İlginç olan, ABD-İran müzakereleri sürerken saldırının yapılmış olması. İki ülke en son 26 Şubat'ta İsviçre'nin Cenevre kentinde bir araya gelmiş, Umman Dışişleri Bakanı arabuluculuğunda İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu sıfırlamada ABD'yle anlaştığı açıklanmıştı -1.
İsrail'in Hedefleri Arasında Türkiye Var mı?
Bu soru, Ankara'da ciddi şekilde tartışılıyor. İsrail'in kuzeyde Hizbullah'ı vurması, Suriye'de İran destekli grupları hedef alması, doğrudan Türkiye'yi tehdit etmese de, dolaylı riskler barındırıyor.
Türkiye'nin üç endişesi var:
Birincisi, PKK/YPG bağlantısı. İsrail'in uzun süredir Kuzey Irak'taki PKK varlığıyla ilgili istihbarat paylaşımı yaptığı biliniyor. Yeni savaş ortamında İsrail'in PKK'yı İran'a karşı bir koz olarak kullanma ihtimali, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor.
İkincisi, Katar ve Azerbaycan üzerinden dolaylı tehdit. İsrail'in Katar ve Azerbaycan'daki askeri varlığı, İran'a yönelik operasyonlarda kullanılabilir. Bu da Körfez'in dengelerini etkileyerek Türkiye'nin bölgesel politikalarını zora sokabilir.
Üçüncüsü, mülteci akını. Büyük bir savaş, Türkiye'nin güney sınırından yeni mülteci dalgaları anlamına gelebilir.
Netanyahu'nun son konuşmasında "Yeni bir Ortadoğu" ifadesini kullanması, sınırların yeniden çizilebileceği bir senaryoya işaret ediyor. Bu senaryoda Türkiye'nin çıkarlarıyla İsrail'in çıkarlarının çatışma riski yüksek.
SAVAŞ NEREYE EVRİLİYOR?
Senaryolar ve Olasılıklar
Şu an için üç ana senaryo konuşuluyor:
Birinci senaryo: Kontrollü tırmanış. ABD ve İsrail, İran liderliğini vurarak rejimi zayıflatmayı, ancak topyekün işgale girişmemeyi hedefliyor. İran'ın misillemeleri sınırlı kalırsa, savaş bir süre sonra durulabilir.
İkinci senaryo: Bölgesel savaş. İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırıları genişlemesi, Suudi Arabistan, BAE, Katar'ı da savaşa çekebilir. Bu durumda dünya petrol arzının yüzde 20'si tehlikeye girer.
Üçüncü senaryo: Vekalet savaşlarına dönüş. Doğrudan çatışma yerine, Yemen'de Husiler, Lübnan'da Hizbullah, Suriye'de İran destekli milisler üzerinden yürütülen bir vekalet savaşı başlayabilir.
Dünya Nereye Gidiyor?
Küresel sistem, 28 Şubat sabahından itibaren yeni bir döneme girdi. BM Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrılırken, Rusya ve Çin ABD'yi kınayan açıklamalar yaptı. Avrupa Birliği ise iki ateş arasında kalmış durumda: Bir yanda NATO müttefiki ABD, diğer yanda İran'la ticari ilişkileri ve bölgedeki istikrar endişesi.
Petrol fiyatları yüzde 15 yükseldi, borsalar sert düştü. Dünya ekonomisi yeni bir resesyon dalgasıyla karşı karşıya.
TARİHİN DÖNÜM NOKTASI
İkinci gününde olduğumuz bu savaş, sadece bir ülkenin değil, tüm dünyanın kaderini değiştirecek bir dönüm noktası. Bir dini liderin doğrudan hedef alınması, 1979 İran Devrimi'nden bu yana görülmemiş bir cesaret (ya da pervasızlık) olarak tarihe geçecek.
Gazetecilerin hedef alınması, savaşın sadece askeri değil, aynı zamanda bir algı operasyonu olduğunu gösteriyor. İsrail, uluslararası kamuoyunda "meşru müdafaa" tezini korumak için görüntülerin dışarı sızmasını engellemeye çalışıyor.
Netanyahu'nun planlarına gelince... Hedef sadece İran değil. "Yeni Ortadoğu" vaadi, mevcut sınırların, ittifakların, dengelerin yeniden şekilleneceği anlamına geliyor. Bu yeniden şekillenmede Türkiye'nin de hedef alanı içinde olup olmayacağı, önümüzdeki günlerde Ankara'nın atacağı adımlara bağlı.
Şu an için söyleyebileceğim tek şey: 28 Şubat 2026, Ortadoğu'nun ve dünyanın eski normale dönmeyeceği bir tarih olarak kayıtlara geçti. Savaşın ikinci gününde, kan akmaya devam ediyor ve biz gazeteciler, bu kanın durması için gerçekleri yazmaya devam edeceğiz.
Sabahattin Birinci, Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni
