Mardin’in Kalbinde Ön Yargıları Bırakmak: Bir Kadim Şehir Hikayesi

Sabahattin BİRİNCİ TİGAD Sakarya İl Başkanı / Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni

Küresel ölçekte artan çatışmaların, kimlik tartışmalarının ve toplumsal ayrışmaların gölgesinde, bazı şehirler sessiz ama güçlü bir örnek sunmaya devam ediyor. Bu şehirlerin başında kuşkusuz Mardin geliyor. 9-11 Nisan tarihlerinde Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen 11. Dijital Gazetecilik ve Medya Çalıştayı vesilesiyle bu kadim kentin sokaklarını adımlarken, zihnimizdeki tozlu rafları da temizleme fırsatı bulduk.

Ön Yargıların Yıkıldığı Yer: Mezopotamya’nın İncisi

Dürüst olmak gerekirse, Mardin’e gitmeden önce pek çok insanın zihninde bölgeye dair çeşitli ön yargılar, çekinceler veya mesafeli duruşlar olabiliyor. Doğu kökenli insanları sadece dış görünüşleri veya kulaktan dolma bilgilerle yargılamanın ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu anlamak için Mardin’in havasını bir kez solumak yetiyor.

Mardin’e ayak bastığınız anda o meşhur "ön yargı duvarları" birer birer yıkılıyor. Karşılaştığınız manzara; yalnızca taşın sanata dönüştüğü muazzam bir mimari değil, aynı zamanda insanın insana duyduğu derin saygıdır. Mardin halkı, 7’den 70’e tüm esnafı ve güler yüzlü insanıyla, misafirperverliğin ne demek olduğunu tüm dünyaya adeta yeniden kanıtlıyor.

Teoriden Pratiğe: Çok Kültürlülük

Bugün akademik metinlerde sıkça tartışılan “çok kültürlülük” kavramı, Mardin’de bir teoriden ibaret değil; hayatın tam merkezinde, çarşıda, pazarda, yan yana duran cami ve kilisede yaşayan bir pratiktir. Yüzyıllardır farklı dillerin ve inançların bir arada, huzurla nefes aldığı bu şehir, toplumsal uyumun dünyadaki nadir kalelerinden biridir.

TİGAD ailemizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bu çalıştayda gördük ki; Mardin’in sunduğu deneyim yapay değil, tamamen sahici ve doğaldır. Bu özgünlük, Mardin’i sadece coğrafi bir alan olmaktan çıkarıp küresel bir marka haline getirecek en büyük güçtür.

Teşekkür ve Dostluk Baki kalır

Bu anlamlı organizasyonun sonuna gelirken, Mardin’de geçirdiğimiz günler sadece mesleki bir programdan ibaret kalmadı; yeni dostlukların kurulduğu, var olanların pekiştiği unutulmaz anılara dönüştü.

Böylesine kıymetli bir buluşmaya vesile olan başta TİGAD Genel Başkanımız Sayın Okan Geçgel’e, yönetim kurulumuzdaki tüm değerli arkadaşlara, bizlere muazzam bir ev sahipliği yapan Mardin Temsilcimiz ve Mardin Haber imtiyaz sahibi Murat Akgül kardeşime ve tüm Mardin Haber ailesine gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.

İl temsilcisi arkadaşlarımızla yeniden bir araya gelmek, mesleki dayanışmamızı güçlendirmek benim adıma son derece gurur vericiydi. Emeği geçen İzzet Başkanımıza ve emeği olan her bir ferde şükranlarımı sunuyorum.

Mardin’in o eşsiz ruhunu ve insanımızın cana yakınlığını yerinde görmüş bir gazeteci olarak diyorum ki; Mardin, sadece geçmişin izlerini taşıyan bir açık hava müzesi değil, ortak akıl ve doğru stratejiyle yönetildiğinde geleceğin en güçlü marka şehirlerinden biridir.

Yolumuz ve dostluklarımız daim olsun. Bir başka programda, yine aynı heyecanla görüşmek dileğiyle...

Allah’a emanet olun.