ADAPAZARI’NDA VİZYONUN ADI MUTLU IŞIKSU VE BİR HAKİKAT MÜCADELESİ: "ALLAH VAR, GAM YOK!"

Sabahattin BİRİNCİ

Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni

​Adapazarı, tarihinin en hareketli günlerinden birini yaşıyor. Bir yanda şehrin çehresini değiştiren dev projeler, diğer yanda siyasetin doğasında olan kirli ayak oyunları... Bugün sizlere, sadece bir belediye başkanını değil; bir vizyonun, bir emeğin ve en önemlisi bir "hakikat" mücadelesinin perde arkasını anlatacağım.

​Vizyoner Bir Belediyecilik Anlayışı

​Göreve geldiği günden bu yana Mutlu Işıksu ismini biz hep "hizmetle" andık. Adapazarı’nın kalbi diyebileceğimiz projeleri bir bir hayata geçirirken, klasik belediyecilik anlayışının çok ötesine geçti. "Ada Hayat" gibi devrim niteliğindeki kentsel dönüşüm hamleleri, mahalle mahalle yükselen çocuk parkları, sosyal tesisler ve şehre nefes aldıran estetik dokunuşlar... Işıksu, sadece bugünü değil, Adapazarı’nın 50 yıl sonrasını planlayan bir vizyonla hareket etti. Sokaktaki vatandaşla kurduğu samimi bağ, halkın taleplerini önceliği yapan yönetim tarzı, onu Sakarya siyasetinde farklı bir noktaya taşıdı.

​Başarı, Beraberinde "Kumpasları" da mı Getiriyor?

​Siyasette başarının bedeli bazen ağır olur. Çalışan, üreten ve halkta karşılığı olan isimler, maalesef zaman zaman "itibar suikastlarına" maruz kalır. Geçtiğimiz günlerde ulusal basına yansıyan ve ardından disiplin süreciyle devam eden iddiaları, Sayın Işıksu’nun basın toplantısında bizzat takip ettik.

​Toplantıda karşımızda sarsılmış bir başkan değil, aksine ne yaptığından emin, vicdanı rahat bir devlet adamı vardı. Işıksu, bu sürecin planlı bir kumpas olduğunu, ses kayıtları ve somut belgelerle ortaya koydu. A4 kağıtlarına basılmış kurgu mesajlarla, gizlilik kararı olan dosyalar üzerinden yürütülen bu operasyonun asıl hedefinin "Mutlu Işıksu vizyonunu" sekteye uğratmak olduğu gün gibi ortada.

​"Allah Var, Gam Yok!"

​Başkanın şu cümlesi aslında tüm bu süreci özetliyor: "Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun kabulümüzdür. Allah var, gam yok!"

​Bu söz, sadece bir tevekkül değil, aynı zamanda bir özgüvenin tezahürüdür. "İddiası olan yargıya gitsin" diyerek şeffaflık çağrısı yapan Işıksu, şantaj ve tehditlere boyun eğmeyeceğini, ilk suç duyurusunu bizzat kendisinin yaptığını hatırlatarak meydan okudu. Bir tarafta şehre kazandırılan eserler, diğer tarafta ise sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonları...

​Sonuç Olarak...

​Araştırmacı bir gazeteci olarak şunu net ifade etmeliyim: Hakikatlerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu vardır. Mutlu Işıksu’nun Adapazarı için kurduğu hayaller, gerçekleştirdiği projeler ve o dik duruşu, bu sisli havayı dağıtacak güçtedir.

​Adapazarı halkı feraset sahibidir; kimin hizmet ürettiğini, kimin ise kumpas kurduğunu çok iyi bilir. Unutulmamalıdır ki; kurgulanmış yazışmalar saman alevi gibi söner, ancak şehre bırakılan kalıcı eserler ve temiz bir vicdan sonsuza dek yaşar.

​Işıksu’nun da dediği gibi: Hakikat er ya da geç ortaya çıkar; geriye yalnızca temiz bir vicdan ve başı dik bir duruş kalır.

​Yolun açık olsun Mutlu Başkan... Adalet yerini bulacaktır.