İşyerinde Mobbinge Karşı Yeni Düzenlemeler: Çalışanlar İçin Umut Işığı mı?

Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Sabahattin Birinci Yazdı...

Değerli okuyucularımız, bugünkü köşe yazımızda çalışma hayatımızın maalesef karanlık bir yüzü olan mobbing konusuna odaklanacağız. İşyerinde mobbing, yani psikolojik taciz, bir çalışanın sistematik olarak aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması ve nihayetinde yıldırılması anlamına gelir. Bu tür davranışlar, çalışanların ruh sağlığını derinden etkileyerek verimliliklerini düşürmekte ve iş hayatına küsmelerine neden olmaktadır.

Ancak sevindirici bir gelişme olarak, 06.03.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile işyerlerinde mobbingin önlenmesi ve bu mücadeleyi güçlendirmek amacıyla önemli yeni düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Bu düzenlemeler, çalışanların daha sağlıklı, güvenli ve barışçıl bir çalışma ortamında görev yapmalarını hedeflemektedir.

Peki, 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Hayatımıza Neler Giriyor?

Genelge ile mobbingin tanımı netleştirilerek, iş yerlerinde kasıtlı ve sistematik olarak gerçekleştirilen her türlü aşağılama, küçümseme, dışlama, kişilik ve saygınlığı zedeleme, kötü muamele ve yıldırma davranışlarının mobbing kapsamında değerlendirileceği vurgulanmıştır. Daha da önemlisi, bu tür psikolojik tacizin önlenmesi için işverenlere ve yöneticilere ciddi sorumluluklar yüklenmiş, çeşitli kurum ve kuruluşlara da önemli görevler verilmiştir.

İşte Genelge ile Getirilen Başlıca Yeni Düzenlemeler:

  • Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu Yeniden Aktifleşiyor: 19.03.2011 tarihli Başbakanlık Genelgesi ile kurulan ancak zaman içinde etkinliği azalan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu yeniden faaliyete geçirilecektir. Bu kurul, mobbinge karşı mücadele politikalarını belirleyecek, eğitim faaliyetlerini koordine edecek, araştırmalar yapacak, rehber ve bilgilendirme materyalleri hazırlayacak ve kamuoyunu bilinçlendirme çalışmaları yürütecektir. Bu adım, mobbinge karşı daha merkezi ve koordineli bir mücadele anlayışının benimsendiğini göstermektedir.

  • İşveren ve Yöneticilerin Sorumluluğu Artıyor: Genelge, psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işveren ve yöneticilerin sorumluluğunda olduğunu açıkça belirtmektedir. İşverenler ve yöneticiler, iş yerlerinde mobbing riski taşıyan her türlü durumu gözeterek önleyici ve koruyucu politikalar geliştirmekle yükümlüdürler. Bu, sadece mobbing yaşandıktan sonra müdahale etmek yerine, mobbingin ortaya çıkmasını engelleyici bir yaklaşımın benimsenmesi anlamına gelmektedir.

  • Farkındalık ve Eğitim Çalışmaları Yaygınlaşıyor: Psikolojik tacize yönelik farkındalığın artırılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri düzenlenecek ve yaygınlaştırılacaktır. Eğitim programlarında mobbing konusuna özel olarak yer verilecek, tüm çalışanlara hakları ve başvuru mekanizmaları hakkında detaylı bilgiler sunulacaktır. Bu sayede çalışanların mobbingi tanımaları, haklarını bilmeleri ve gerekli durumlarda harekete geçmeleri kolaylaşacaktır.

  • Soruşturma Süreçlerinde Gizlilik ve Hız Ön Planda: Psikolojik taciz iddialarının araştırılması ve soruşturulmasında gizliliğe, şahısların özel hayatlarının korunmasına ve asılsız iddialarla kurum itibarının zarar görmemesine azami özen gösterilecektir. Süreçlerin ivedilikle yürütülmesi de mağduriyetlerin uzamasını engellemek adına büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, mobbing mağdurlarının çekinmeden şikayette bulunabilmeleri için güvenli bir ortam oluşturmayı amaçlamaktadır.

  • Toplu İş Sözleşmelerine Mobbing Hükümleri Ekleniyor: Genelge, toplu iş sözleşmelerine ve toplu sözleşmelere psikolojik taciz konusunda önleyici ve koruyucu hükümlerin konulmasına özen gösterilmesini öngörmektedir. Bu, sendikaların da mobbinge karşı mücadelede daha aktif bir rol üstlenmesinin önünü açmaktadır.

  • ALO 170 Hattı Destek Vermeye Devam Ediyor: Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi olan ALO 170 hattındaki görevli psikologlar aracılığıyla psikolojik tacize maruz kalan çalışanlara bilgilendirme, yardım ve destek sağlanmasına titizlikle devam edilecektir. Bu hat, mağdurlar için kolay erişilebilir bir ilk başvuru ve danışma noktası olma özelliğini sürdürecektir.

  • Başvuru Mekanizmaları Genişletiliyor: Psikolojik tacize maruz kalan çalışanlar, başvurularını sadece çalıştıkları kurum veya kuruluşa yapmakla kalmayacak, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), TBMM Dilekçe Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi (ALO 170), doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) veya Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) gibi çeşitli mercilere de yapabileceklerdir. Bu, mağdurlara daha fazla seçenek sunarak adalete erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

Sonuç olarak:

2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, işyerlerinde mobbingle mücadelede önemli bir dönüm noktasıdır. Mevcut mekanizmaları güncelleyerek ve konuya daha kapsamlı bir yaklaşım getirerek çalışan haklarının korunması adına atılmış değerli bir adımdır. İşverenlerin ve tüm çalışanların bu yeni düzenlemeler doğrultusunda sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma ortamının tesis edilmesinde hayati rol oynayacaktır.

Unutulmamalıdır ki mobbing, sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir yaradır. İş yerlerinde psikolojik tacizin önlenmesi, sadece çalışanların değil, tüm toplumun refahı için büyük önem taşımaktadır. Mobbingin bir insanlık suçu olduğu ve işlendiği takdirde adli mercilere intikal edeceği gerçeği de hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.

Umarız bu yeni düzenlemeler, çalışma hayatımızda mobbingin karanlık gölgesini önemli ölçüde azaltır ve tüm çalışanlar için daha adil ve saygılı bir ortamın oluşmasına katkı sağlar.