KUDÜS’ÜN KALBİNDE TEHLİKELİ OYUNLAR: MESCİD-İ AKSA VE BÖLGESEL KAOS PLANI
Yazı: Sabahattin BİRİNCİ Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni / Araştırmacı Gazeteci Yazar
Orta Doğu’nun kanayan yarası, tarihin en kadim şehri Kudüs, bugünlerde hiç olmadığı kadar karanlık bir senaryonun merkezi haline getirilmiş durumda. Müslümanların ilk kıblesi, Miraç’ın kutsal durağı Mescid-i Aksa, sadece bir inanç merkezi değil, artık bölgesel bir savaşın pimini çekmek isteyen şer odaklarının ana hedefi. Araştırmalarımız ve sahadan gelen bilgiler, "kutsal emanet" üzerinde oynanan oyunun boyutlarının ne kadar "şeytanca" olduğunu gözler önüne seriyor.
Aksa Üzerindeki Sistematik Yok Etme Girişimleri
Mescid-i Aksa, tarih boyunca defalarca saldırıya uğradı ancak bugün karşı karşıya kaldığımız durum çok daha sofistike ve tehlikeli. İsrail’in radikal unsurları ve derin stratejileriyle, Aksa’yı fiziksel olarak ortadan kaldırma veya statüsünü tamamen yok etme çabası en az 5 temel dalga halinde günümüze ulaştı:
-
Arkeolojik Kazı Maskesi: "Tapınak" arama bahanesiyle yapının temelleri yıllardır sistematik olarak oyuluyor.
-
Kundaklama ve Doğrudan Baskınlar: 1969’daki büyük yangından günümüze kadar uzanan fiziksel saldırılar.
-
İbadet Kısıtlamaları: Müslümanların girişini engelleyerek alanı bir "turistik bölge" veya "paylaşımlı alan" haline getirme çabası.
-
Radikal Yerleşimci Tacizleri: Silahlı grupların harem-i şerif içinde düzenlediği provokatif ayinler.
-
Stratejik Yalnızlaştırma: Kudüs’ün çevresindeki mahallelerin boşaltılarak Aksa’nın Müslüman nüfusla olan bağının koparılması.
İsrail’in "Büyük Kaos" Planı: Hedef Aksa, Suçlu İran!
Sahadaki son istihbari analizler, tüyler ürperten bir komplo teorisinin gerçeğe dönüştürülmek istendiğini gösteriyor. İsrail’in aşırı sağcı kanadı, Mescid-i Aksa’ya yönelik büyük bir provokasyon gerçekleştirip, bu saldırının sorumluluğunu İran veya onun bölgedeki vekillerine yıkmayı hedefliyor.
Bu planın amacı oldukça net: Dünya kamuoyunun sempatisini toplamak ve İran’a yönelik topyekûn bir saldırı için meşru zemin hazırlamak. Aksa gibi kutsal bir mekana verilecek zarar, bölgedeki tüm aktörleri bir ateşin içine çekecek ve bu kaostan İsrail’in "güvenlik duvarı" arkasında güçlenerek çıkması hedeflenecektir. Ancak bu hesap, sadece bir bölgeyi değil, tüm dünyayı bir din savaşına sürükleme riskini taşıyor.
Mescid-i Aksa: Geçmişten Bugüne Bir İzzet Mücadelesi
Mescid-i Aksa, 144 dönümlük arazisiyle sadece Kıble Mescidi veya Kubbet-üs Sahra'dan ibaret değildir. Burası, her karışıyla İslam’ın tapusudur.
-
Tarihsel Derinlik: Hz. Süleyman’dan Hz. Ömer’e, Selahaddin Eyyubi’den Osmanlı Sultanlarına kadar her dönemde korunmuş, imar edilmiştir.
-
Müslümanların Değeri: Aksa’nın düşmesi veya zarar görmesi, sadece bir binanın yıkılması değil; İslam dünyasının onurunun, birliğinin ve tarihi sürekliliğinin darbe alması demektir.
Uyuyan Dev Uyanmalı
Bugün Mescid-i Aksa’yı korumak, sadece Filistinlilerin omuzlarına bırakılacak bir yük değildir. İsrail’in "şeytanca" olarak nitelendirdiğimiz bu planları, İslam dünyasının sessizliğinden besleniyor. Eğer bugün Aksa hedef alınırsa, yarın hiçbir kutsal mekanımız güvende olmayacaktır.
Dünya üzerindeki her bir Müslüman ve vicdan sahibi insan, bu kirli planın farkında olmalı ve gür sesini yükseltmelidir. Kudüs’ün özgürlüğü, İslam coğrafyasının özgürlüğüdür.
