Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Araştırmacı Gazeteci Kaleminden: Srebrenitsa’nın 30 Yıllık Suskunluğu ve Vicdanlara Sesleniş
11 Temmuz 2025 – Otuz yıl… Dile kolay otuz koca yıl geçti Srebrenitsa’da yaşanan o kara günün üzerinden. Bugün, 11 Temmuz 1995’te insanlığın Avrupa’nın göbeğinde gözlerini kapattığı o dehşetin yıl dönümü. Fısıltı Haberleri olarak, bir araştırmacı gazetecinin kalemiyle, sadece bir haberi değil, vicdanların kanayan yarasını, hala yankılanan çığlıkları ve adaletin peşinde koşanların bitmek bilmeyen feryadını sizlere taşımak istiyorum.
Unutulan Değil, Unutturulmak İstenen Bir Soykırım
Bundan tam otuz yıl önce, Birleşmiş Milletler’in "güvenli bölge" ilan ettiği Srebrenitsa’da, binlerce Boşnak erkek ve çocuk, Sırp güçleri tarafından sistematik bir şekilde katledildi. Dünya izledi, Hollandalı Barış Gücü askerleri seyretti… Bu sadece bir katliam değil, Uluslararası Adalet Divanı’nın da hükmettiği üzere, bir soykırımdı. Ancak ne yazık ki, bugün bile soykırım inkarcılığı ile yüzleşiyoruz. Bu inkarcılık, kurbanların kemiklerini sızlatmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekte benzer vahşetlerin yaşanmasının önünü açıyor. Çünkü unutulan soykırım, tekrarlanmaya mahkumdur. Merhum Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in o çarpıcı sözü, otuz yıl sonra bile kulaklarımızda çınlıyor: “Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
Potoçari’de Bitmeyen Acı ve Kayıp Binlerce Can
Her 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda toplanırız. Toprağa verilen her naaşla birlikte, annelerin, eşlerin, çocukların gözyaşları sel olur akar. Bu yıl da 7 kurban daha ebedi istirahatgâhlarına uğurlandı. Böylece Potoçari’de toprağa verilenlerin sayısı 6 bin 772’ye ulaştı. Ancak bu rakam, yaşanan dehşetin sadece bir parçası. Hala binlerce kişi kayıp. Aileler, sevdiklerinin bir mezarı olsun diye yıllardır süren bir umutsuzlukla bekliyor. Bu bekleyiş, her geçen gün artan bir adalet arayışına dönüşüyor. Onların sesleri, bizim kalemimizle tüm dünyaya duyurulmalı.
Gazze’den Srebrenitsa’ya: İnsanlık Dramı Devam Ediyor mu?
Bugün Srebrenitsa’yı anarken, maalesef dünyanın farklı coğrafyalarında da benzer insanlık dramlarının yaşandığına tanık oluyoruz. Özellikle Gazze’de yaşananlar, uluslararası vicdanın bir kez daha sorgulanmasına neden oluyor. Srebrenitsa, bize uluslararası hukukun ve insan haklarının ne denli kırılgan olabileceğini acı bir şekilde gösterdi. Şimdi, Gazze’de yaşananlar karşısında Srebrenitsa’dan ders çıkarıp, benzer hatalara düşmemek tüm insanlığın sorumluluğundadır.
Unutmamak ve Unutturmamak İçin Ne Yapmalıyız?
Bu yılki anma törenleri ve etkinlikler, Srebrenitsa’nın hafızalarda canlı kalması için büyük önem taşıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un ziyareti ve TİKA ile Srebrenitsa Anıt Merkezi’nin ortaklaşa açtığı anma müzesi, bu trajediyi gelecek nesillere aktarma çabasının somut bir göstergesi. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve YTB gibi kurumların düzenlediği paneller ve sergiler de, soykırımın ideolojik kökenlerini ve hukuki boyutunu anlamamıza yardımcı oluyor.
Fısıltı Haberleri olarak, bu haberi yazarken hissettiğim acı ve öfke, aynı zamanda bir umuda da dönüşüyor. Umut ediyoruz ki, Srebrenitsa’da yaşananlar, bir daha hiçbir coğrafyada tekrar etmez. Unutmayın, Srebrenitsa bir ders kitabıdır; insanlığın vicdanına yazılmış, kanla ve gözyaşıyla mühürlenmiş bir ders.