Fısıltılar Köşesi: Metrobüs Yolları mı, Bisiklet Yolu mu? Sakarya'da Bir Garip Dönüşüm
Sabahattin Birinci
Sakarya'da son günlerde yaşananlar, bir gazeteci olarak beni hem düşündürüyor hem de bir bisiklet tutkunu olarak içimi burkuyor. Kısa süre önce büyük umutlarla hizmete açılan Metrobüs seferlerinin aksaklıklar yüzünden durması, başlı başına bir haber konusu. Ancak bu durumun beklenmedik bir yan etkisi var ki, işte tam da burası benim ve benim gibi yüz binlerce bisikletlinin dikkatini çekiyor: Boş kalan Metrobüs hatları, bir anda Sakarya'nın en popüler bisiklet otobanına dönüştü!
Benim için bisiklet sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi. Sabahın erken saatlerinde pedalların ritmik sesiyle şehri keşfetmek, rüzgarı yüzümde hissetmek, zihnimdeki her türlü karmaşadan arınmak... Bisiklet, insan sağlığına sayısız fayda sunar; kalp-damar sağlığını destekler, stresi azaltır, ruh halini iyileştirir ve en önemlisi doğayla iç içe olmamızı sağlar. Ancak tüm bu faydaları deneyimleyebilmek için güvenli ve erişilebilir yollara ihtiyacımız var.
İşte tam da bu noktada Sakarya'daki durum bir ironi abidesi. Büyükşehir Belediyesi, şehre modern bir toplu taşıma aracı kazandırmak isterken, mevcut bisiklet yollarını ya yok etmiş ya da kullanılamaz hale getirmiş. Ada Bisiklet Derneği Başkanı sevgili Yavuz Akova'nın feryadı da tam olarak bu yüzden. Metrobüs yollarının yapımı sırasında, yıllardır mücadele ederek elde ettiğimiz bisiklet yollarımızın nasıl göz ardı edildiği, nasıl adeta yok sayıldığı akıl alır gibi değil. Şimdi Metrobüs seferleri durunca, aynı yolların bisikletçiler tarafından "kaçak" yollardan kullanılması, aslında ortadaki büyük bir planlama hatasının ve önceliklendirme yanlışının acı bir göstergesi.
Bisiklet kullanıcılarının rahat ve güvenli bir şekilde şehirde hareket edebilmesi için yolların nasıl olması gerektiğini defalarca dile getirdik, yinelemeye devam edeceğiz:
Bağımsız ve Ayrılmış Bisiklet Yolları: Yayalar ve motorlu taşıtlardan tamamen ayrılmış, geniş ve düzgün yüzeyli bisiklet yolları temel gerekliliktir. Bu yolların, araç trafiğiyle kesiştiği noktalarda mutlaka sinyalizasyon ve yeterli uyarı levhaları olmalıdır.
Genişlik ve Yüzey Kalitesi: Bisiklet yolları, çift yönlü kullanıma uygun genişlikte olmalı ve tekerleklerin takılmayacağı, kaygan olmayan, çatlak veya çukur barındırmayan pürüzsüz bir zemine sahip olmalıdır.
Aydınlatma ve Güvenlik: Özellikle akşam saatlerinde bisiklet kullanımı için yeterli aydınlatma sağlanmalı, güvenlik kameraları ile desteklenmelidir.
Kesişim Noktalarında Öncelik: Bisiklet yolları ile ana arterlerin kesiştiği kavşaklarda, bisikletlilere öncelik veren akıllı sinyalizasyon sistemleri entegre edilmelidir.
Toplu Taşıma Entegrasyonu: Bisiklet yolları, otobüs durakları ve potansiyel Metrobüs istasyonları gibi toplu taşıma noktalarıyla entegre olmalı, bisiklet park yerleri bu alanlarda yeterli sayıda bulunmalıdır.
Yeni yapılan Metrobüs yollarının, bisiklet altyapısını bu denli olumsuz etkilemesi, şehir planlamasında "insan odaklı" yaklaşımdan ne kadar uzaklaşıldığını gösteriyor. Modern bir şehrin sadece motorlu taşıtlar ve raylı sistemlerle değil, aynı zamanda insan hareketliliğinin en temel ve çevre dostu hali olan bisikletle de nefes alabilmesi gerektiğini unutmamalıyız.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'a çağrım, bu Metrobüs krizini bir fırsata çevirmesi yönünde. Metrobüs seferleri yeniden başlamadan önce, bisiklet yolları sorununu kökten çözmeli ve şehrimizi gerçekten yaşanabilir bir bisiklet dostu şehir haline getirmelidir. Aksi takdirde, "Metrobüs yolları bisikletçiler için umut oldu" başlığı, sadece geçici bir fısıltı olarak kalmaya mahkum olacaktır.