HER ŞEYE RAĞMEN VAZGEÇMEMEK
Maalesef çoğumuzun hayatı toz pembe değildir; kimsenin ömrü zorluk çekmeden geçmemiştir. Herkes bu yolda zorluklar çekmiştir ya da çekecektir.
Ve bence hayatta en önemli şey güvendir. İnsan kendine güvenirse her şeyi başarabilir. Ancak bizler, maalesef bazen bize söylenenlerde fazlasıyla haklılık payı buluyoruz. Ufacık bir "yapamazsın" kelimesi duyunca hemen pes ediyoruz. Oysa böyle olmamalı. İnsan akıllı bir varlıktır; düşündüğünü hayata geçirebilecek güçtedir. Ama burada suçlunun siz ya da ben olduğumuzu düşünmüyorum; asıl suçlu etrafımızdakiler. Peki sizce bunun sebebi ne?
Siz düşünürken ben kendi fikirlerimi belirteyim: Çevremizdeki insanları sorunlu bulmamın sebebi, bizi olumsuz yönde etkilemeleridir. En basit örneğiyle; Einstein çok çalışıyor diye çevresi tarafından "deli" damgası yedi. Ya da günlük hayatta duyduğumuz o küçümseyici sözler: "Bu kadar çalışıyorsun da sanki dünyayı mı kurtaracaksın?", "Senin çalışmandan ne olur?", "Zorlasan ne çıkar?"... Bu basit sözler bizi psikolojik bir manipülasyona sürüklüyor. Sonucunda ümitsizlik başlıyor, kendimize güvenimiz gidiyor ve yerini öz güvensizliğe bırakıyor. Peki, bunların bir çözümü var mı? Yani sadece "çevremiz böyle" deyip susacak mıyız?
Tabii ki hayır! Başkalarının hayatımızı değiştirmesine izin vermeyeceğimiz, çok faydalı olacağını düşündüğüm çözüm önerilerimi paylaşmak istiyorum:
Sessize Almak:
İnsanların dediklerini bazen duymamazlıktan gelmeliyiz. Eğer bunu başarabilirsek, gelişim yolunda gerçekten büyük bir mesafe katetmiş oluruz.
Kendimizden Vazgeçmemek:
Her şeye rağmen "yapamazsın", "edemezsin", "zorlama olmaz" gibi lafları duyunca elbette psikolojik bir çöküş yaşanabilir. Ancak tüm bu lafa söze ve kargaşaya rağmen pes etmemek gerekir. Kendimizden şüphe duymamalı, "Acaba gerçekten başaramaz mıyım?" sorusunun zihnimizi ele geçirmesine izin vermemeliyiz.
Doğru Çevreyi Seçmek :
Bizi aşağı çeken, enerjimizi emen kişilerden zihnen uzaklaşmalı; bize gerçekten inanan, yanında rahatça kendimiz olabildiğimiz insanlarla bağ kurmaya gayret etmeliyiz. Çünkü etrafımızdaki insanlar değiştikçe odak noktamız da değişir. Bizi destekleyen bir çevre, zamanla kendimize duyduğumuz öz güveni ve öz sevgiyi artırarak yolumuzda daha sağlam durmamızı sağlar.
Sonuç olarak;
Belki şu an burada sadece üç madde görüyorsunuz ama "alt tarafı üç madde" deyip geçmemek lazım. Her söze rağmen pes etmemeli, kendinizden vazgeçmemelisiniz. Hayat asla toz pembe değil, unutmayın. En başarılı insanların hayatı bile dikensiz gül bahçesi değildir. Başarı acı bibere benzer; ne kadar zorlukla karşılaşırsanız o kadar "suya" yani başarıya ihtiyaç duyarsınız. Hayat böyledir; ne kadar başarıya susarsanız, o kadar zorluğa göğüs germeniz gerekir. Ama o zorlukların ardından gelen güzelliklerin tadını, başka hiçbir şey veremez...