İstanbul Merkezli Deprem Korkusu Şehirleri Boşalttı, Bungalovlar Dolup Taştı!
Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Sabahattin Birinci'nin Köşe Yazısı
İstanbul... Tarihin ve kültürün beşiği, milyonların yurdu... Ancak son günlerde bu devasa metropol, derin bir sarsıntıyla karşı karşıya kaldı. Richter ölçeğine göre 6.2 büyüklüğündeki bir deprem senaryosu, İstanbulluları adeta sokaklara döktü. 1999 Marmara Depremi'nin travmatik izleri hala tazeyken, olası bir büyük İstanbul depremi korkusu, şehri terk etme düşüncesini tetikledi. Bu kaçış dalgasının en dikkat çekici adresi ise Sapanca ve çevresindeki bungalovlar oldu.
Deprem korkusuyla evlerinden çıkan İstanbullular, ilk olarak daha güvenli gördükleri kırsal kesimlere, köklerinin olduğu topraklara yöneldi. İstanbul'dan Anadolu'nun dört bir yanına uzanan yollar, otobanlar, adeta bir tahliye operasyonunu andıran yoğun bir araç trafiğine sahne oldu. Aileler, eşyalarını ve çocuklarını yanlarına alarak, belirsizliğe doğru bir yolculuğa çıktı.
Ancak köyü olmayan ya da uzak memleketlere gitme imkanı bulamayan İstanbullular için alternatif bir rota belirdi: Sakarya'nın incisi Sapanca ve çevresindeki bungalovlar. Daha birkaç gün öncesine kadar "bungalovlardaki kameralar" tartışmasıyla gündemde olan bu konaklama tesisleri, deprem korkusu yaşayan İstanbulluların adeta sığınağı haline geldi. Müstakil yapıları ve doğayla iç içe konumlarıyla deprem anında daha güvenli olduğu düşünülen bungalovlar, kısa bir süre içinde tamamen doldu taştı. "Bungalovlarda yer kalmadı" fısıltıları, bu güvenli liman arayışının en somut göstergesi oldu.
Birkaç gün öncesine kadar magazin sayfalarını süsleyen "kamera" tartışmaları, deprem korkusuyla birlikte anlamını yitirdi. İstanbullular için artık tek bir öncelik vardı: can güvenliği. Gündem tamamen değişmiş, kişisel merak ve polemiklerin yerini hayatta kalma içgüdüsü almıştı.
İstanbul ve Sapanca arasındaki yollar, benzeri görülmemiş bir yoğunlukla karşı karşıya kaldı. Hem köylerine dönmek isteyenler hem de Sapanca'daki bungalovlara sığınmak isteyenler, adeta bir araç kuyruğu oluşturdular. Trafik zaman zaman durma noktasına gelirken, bu zorlu yolculuklar bile göze alındı.
Sonuç olarak, İstanbul merkezli olası bir deprem senaryosu, şehri adeta boşaltırken, Sapanca ve çevresindeki bungalovlar beklenmedik bir şekilde dolup taştı. Bu durum, deprem korkusunun İstanbullular üzerindeki derin etkisini ve güvenli bir barınma arayışının ne denli güçlü olduğunu gözler önüne seriyor. Umarız ki bu yaşananlar, yetkilileri harekete geçirir ve İstanbul için daha güvenli bir gelecek inşa etme yolunda somut adımlar atılır. Aksi takdirde, deprem korkusu İstanbul'u boşaltmaya ve çevredeki güvenli limanlara olan talebi artırmaya devam edecektir.