Kıskançlığın Gölgesinde Yalnızlaşan Ruh: Bir Yazarın Kaleminden İç Hesaplaşma
Selhan Özdemir Yazdı:
Bugün içimde tarifini zor bulduğum bir ağırlıkla uyandım. Sanki üzerime görünmez bir el çökmüş, ruhumu karmakarışık ve buruk bir hale getirmişti. Düşündüm, bu iç sıkıntısının kaynağı ne ola ki? Ve zihnimde o tanıdık, o illet duygu belirdi: Kıskançlık.
Evet, kıskançlık ne amansız bir zehirmiş meğer. Etrafınızdaki bazı insanların yarım ağızla söyledikleri "hayırlı olsun" temennalarının ardındaki o sinsi bakışları, başarılarınızı küçümseyen o azalan beğenileri, yapmadıkları şeyleri yapmış gibi anlatıp duran o ders kitabı misali riyakarlıkları... İnsanın iç dünyasının tüm hainliklerini ne güzel de yansıtıyorlar değil mi?
Kalemin Dansı (Selhan Özdemir'den)
Bir buruk sabahtan doğdu kelamın,
Kıskançlığın gölgesinde yandı yürek.
Sahte tebessümler, azalan selamın,
Yalnızlığın sesiyle yankılandı felek.
Kalem bir yoldaş, sözcükler sırdaşın,
Gerçek dostlukla örülür yarınlar.
Yalnızlık korkusu sinmez o narin başın,
Bir avuç sevgiyle yeşerir umutlar.
"Yap et çekil seyret," der duru sesin,
Değer bilmeyene açılır veda.
Bitmiş bir hesabın olmaz ki kesin,
Kırık kalpler taşımaz asla seda.
"İnsanın kendine ettiği eziyet,"
Bir mısra misali kazınır akla.
İhanetin bedeli elbet ki dehşet,
Kötülük er geç döner kendi aslına.
Biz bize yeteriz, gürültüye paydos,
Sevgiyle yoğrulur her yeni sayfa.
Selhan Özdemir'in kaleminden bir dokunuş,
Sözleri ışık tutar yafa.
Bu türden davranışlar, ister istemez insanı yalnızlaştırıyor. Oysa asıl üzülmesi gerekenler onlar. Beğeniyor gibi yapıp içten içe kıskançlık ateşiyle kavruluyorlar. Bana ne bundan? Ben yoluma bakarım. O sahte yüzleri, teker teker hayatımdan çıkarırım. Benim geleceğim, gerçek dostlarımla örülü olacak. Yalnızlıktan korkmuyorum ben. Çevremdeki o bir avuç samimi insan benim için yeterli. Onların kıymetini bilirim, onları hoş tutarım.
Ve sonra kalemim var benim. En sadık arkadaşım. Sözcükler, en vefalı yoldaşlarım. Onlarla dertleşir, onlarla güçlenirim. Unutmayın sevgili okur, karşımızdaki insana değerini hissettirecek olan biziz. "Yap, et, çekil, seyret; o senin için ne yapıyor, fırsat ver" diyor ya yazarınız Selhan. Ne de doğru!
Artık bitmiş bir işin hesabı olmaz. Kırılan kalbin onarılması zordur. "Bunu sen istedin, yaptırdın, ettirdin, kırdırdın kalbimi" dediğiniz noktada, sona gelinmiştir. Başa dönmek imkansızdır. Demek ki neymiş? "İnsanın kendi kendine yaptığı eziyeti bir mahalle toplansa yapamazmış." Bu sözü lütfen buzdolabınızın üzerine asın, unutmayın.
Ve ihanet... İhanetin bedeli ağırdır. Bir gün siz de ödeyeceksiniz. "Kurtuldum" deyip sevinmeyin sakın. Er ya da geç, kendi kötülüğünüzle yüzleşeceksiniz. Yaptıklarınız yanınıza kalmayınca, "Allah'ından bul"mayı dileyeceksiniz. Bu dizeleri de yine kendimi en yalnız hissettiğim anlarda kaleme almıştım.
Sevgili okur, unutmayın, biz bize yeteriz. Fazla kişi çoğu zaman kuru gürültüden başka bir şey yaratmaz. Siz sevgiyle kalın, kendi değerinizi bilin ve size iyi gelen insanlarla yolculuk edin.
Yazarınız Selhan Özdemir