SELHAN ÖZDEMİR KÖŞE YAZISI: DÜNDEN BUGÜNE DUYGU SELİ

Gülmeyi seviyorum. Kendime methiyeler düzmeyi de... Neticede ben de bir insanım. Hayatın inişli çıkışlı yollarında kahkahalarım da yankılandı, gözyaşlarım da sel oldu. Kendi dünyamda çok sevdim, sevildim de. Babamın nazlı kızı, annemin kınalı kuzusuydum. Lakin sevdiklerim elimden birer kuş gibi uçup gitti. İşte o zaman kalemime sarıldım. Şiirlerim avuntum, hasretim, sevgim ve gözyaşlarımı dindiren sevinçlerim oldu. Yeşil gözlerim sanatın rehberliğinde geleceğe umutla bakmayı öğrendi.

Güzel bir iş yaptığınızda bunun takdir edildiğini görmek, en doğal özgürlüktür. Ben de en iyi bildiğim işi yaptım; yazdım. Yaşamı sorguladığım bir anda kaleme aldığım dizelerde, "hayat skandal, düşünceler zalim, oyuncak olursun elinde kötü kaderin" demiştim. İsyanlarımın yükseldiği de oldu. O zaman da şiirime sığındım: "mahkeme kuruldu geldi ahali, hakim gösterdi yerimi, Savunma sessiz, hop oturuyor kalkıyor içim, bakıyor acılı gözlerle mübaşir diye aşkımı" anlattım.

Bugün sanatın tam kalbinde, bu köşede, Fısıltı Haberleri'nde sizlerle buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bir şiirimde demiştim ki, "bir ince çizgidir insanı yaşama bağlayan, ölümün ayak sesleri yaklaşınca usulca koluna girer birileri, yok oluş hikayen başlar, hayatla mücadeleni kaybedersin."

Ödüllü edebiyat yazarı ve müzisyen Bob Dylan'ın o meşhur sözü gelir şimdi aklıma: "Bir fincan kahve gibidir hayat. Önemli olan kahvenin tadı değil, kiminle içtiğinizdir." İşte kahve deyip geçmemeli. Bazen sade bir kahvede en derin üzüntünüzü, en keskin yalnızlığınızı yaşarsınız. Tıpkı ustaca seçilmiş kelimelerle kağıda dökülen bir şiir gibi. Kalp yanar, iç sızlar, gönüller çalkalanır, hayaller susar.

Sevgili okurlar, Fısıltı Haberleri'ne gösterdiğiniz ilgiye bu hafta biraz şiir katmak beni ziyadesiyle mutlu etti. Önümüzdeki hafta yepyeni bir konuyla karşınızda olacağım. Kendinize iyi bakın.

Gazeteci Yazarınız Selhan Özdemir