Fısıltı Haberleri'nden Bir Müzik Destanı: Sadegül'ün Suat Sayın'a Vedası
(Selhan Özdemir'in Kaleminden)
Fısıltı Haberleri'nin sırlar köşesinden,
Bir hikaye yükselir, yüreklerden süzülen.
Selhan Özdemir dokunur en narin telden,
Sadegül Sayın'ın sesiyle, ruhlara erişen.
TSM'nin "Sarı Papatyası" Sadegül,
Bir ustaya adanmış ömrün sonu değil, ilk gül.
Suat Sayın'dı o, bestelerin bülbülü,
Babam dediği efsane, ömrünün tek gülü.
Okul yıllarında başlar bu büyülü serüven,
İşletme okurken, musikiye gönül veren.
Bir hayal kurar, Suat Sayın'dan ders alan,
Ailesi zor ikna, sanat aşkı sarar her an.
Bir gazeteci eli uzatır o gün ona,
Suat Sayın'la tanışır, bir sevda doğar aşka.
İlk başta nazlanır usta, yorgundur Bodrum'da,
Lakin Sadegül bekler, yılmadan, sabırla.
Aysel Hanım ikna eder, görülen bu mücadele,
Dersler başlar, "Havaya uçtum!" der Sadegül neşeyle.
12 eser hazırlar, düet albümü hayaliyle,
Bir gün Suat Sayın der: "Soyismimi kullan, gel benimle!"
"Dünyalar benim oldu!" der, gözlerinde yaşlar,
Bir kız olmuştu ona, kalbinde büyük aşklar.
"Dilek" şarkısını adlar, bir öğüt yankılanır:
"Sen bu azimle bestekar olursun, bakarsın!"
Bir kış günü, kar diz boyu, derse geç kalır,
On dakika gecikme, bir dersi heba kılar.
İki ay bekler sabırla, disiplin dersi bu,
"İşi ehli olan bilir," der, "Sanatın yolu bu."
Meğer sinsi hastalık sarmış, usta yorgun düşmüş,
İlk düet albümü tamam, resimler çekilmiş.
Hastaneler mekanları, zor zar klip bitmiş,
Ölüme üç gün kala, son sözler söylemiş:
"Ben ölene dek arkandayım," der, "Pamuk kalpli babam,"
Gözlerinden yaş süzülür, bitmeyen bir damlam.
Aysel abla, Suat babam, çok değerliydiler,
Bir kız çocuğu gibi, ikisine hizmetler.
Çorabını giydirir, odasını düzenler,
Alışverişlerini yapar, sevgiyle özenir.
"İlk kez açıklıyorum," der, "O bana kızımdı,"
Son günlerinde evinde bakar, yüreği sızlı.
"Kızımı çağırın," der usta, son bir dilekle,
Küs olduğu Sevda'yı değil, Sadegül'ü isterlikle.
"Hayır, Sadegül kızımı!" der, gözlerinde nur,
"İyi ki yaptım," der Sadegül, sonsuz huzur.
Ölümden sonra zorluklar, radyolar suskun,
Düetler çalınmaz, adı yok, adeta bir vurgun.
"Sudan çıkmış balık gibiydim," der, gözleri nemli,
"Dilek" ödüllere aday, haber verilmez, ne acı, ne demli.
Kırgınlıklar olsa da, sanat durulmaz asla,
"Sarı Çiçek," "Caddelerde Neler Oluyor," çıkar yola.
Hüsnü Üstün'le devam eder, Suat Sayın'ın izi,
Aşkın Tuna'nın şarkıları, zirveye uzanır bizi.
"İşi ehlinden öğrendim!" der, gururla yükselir sesi,
Söz yazar, beste yapar, yakında roman şarkısı.
Grup Türkiyem'le sahneye, Kültür Bakanlığı'nın izi,
Konserler devam eder, Suat babanın sesi.
Evlerinin anahtarı, omuzlarında yükü,
Bir can olmuşlardı onlar, sonsuz bir büyü.
"Aysel ablaya, Suat babama layık Sadegül Sayın,"
Mezar taşında yazar: "Sevemez Kimse Seni," bir ayin.
"Hayatı öğrettiler, sanatı öğrettiler," der,
"Nurlarda yatsınlar," bir dua, sonsuz kader.
Fısıltı Haberleri farkıyla sunulur bu destan,
Selhan Özdemir yazar, kalbe dokunan bir an.
Fısıltı Haberleri'nden Bir Müzik Destanı: Sadegül'ün Suat Sayın'a Vedası (Selhan Özdemir'in Kaleminden)
YORUMLAR