SELHAN ÖZDEMİRLE DUYGU SELİ "EZBER BOZAN"

Oturduğum yerden hızlıca kalkarak mutfağa yöneldim. Açtım buzdolabının kapısını  pet şişedeki suyu kana kana içtim. Yüzümde o anlamsız, düşünceli biraz üzgün  gülümseme. Tüh dedim içimden. Defalarca kendi kazdığım kuyuya düşmüş, zor durumda kalmıştım. Üzerine hep soğuk su içmek zorunda oluşum saflığımın dışa vurmasımıydı bilmem. Karşımdaki insan rahat etsin, sorunu  gidereyim derken yorulmuş, maddi manevi kendimden vermiş, doğru mu yapmıştım. Hastayken bile nasılsın dememişti o insanlar. Saflıkla iyi insan olma arası çizgiyi iyi ayarlamamız gerektiğini bir kez daha öğretti hayat. Birden aklıma gelen Albert Einstein 'in o sözü "İNSANLAR SADECE İKİYE AYRILIRLAR. İYİ İNSANLAR, KÖTÜ İNSANLAR". Ortası yok gerçekten. yaşananlar öğretti bana. Tabi kötülüğün sınırları, mertebeleri var. Yalnız dikkat edin. İmkanları olsa kötüler sınırı nereye arttırır bilemem.

TATLI DİLE ALDANMA

BİR BAKIŞA  HİÇ KANMA
SEVİYORMUŞ  ALDANMA

AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ
Şiir tadında anlatmaya çalıştm. Sevgili dost durur muyum durmadım. Kötülük nedir hemen araştırdım. Kişiden kişiye değişse de bilinçli olarak karşındakine zarar vermekmiş. Bence en büyük kötülük  umut verip karşındakinden menfaat sağlayıp sonra yok olmak. Bu yazımı beni zora düşüren  kötülere yazdım. Sizlerle dertleşmek istedim. Düşünerek temkinli hareket edersek sanırım  zora düşmeyiz. Yüzünüzden gülücük, kalbinizden sevgi eksik olmasın

Yazarınız Selhan Özdemir