SELHAN ÖZDEMİRLE DUYGU SELİ:GÜLMEK KOLAY, GÜLDÜRMEK ZORDUR

Ben hep hayata gülümseyenlerden oldum. Değerli bir komedi üstadıysan  için kan ağlarken bile sanatını icra etmek zorundasın.Hep düşünürüm. Gülmek kolay, güldürmek ne zor iştir. İçinin acısını sıkıntı  ve endişen dürtse de  bedenin yapman gerekene kilitlenir. Komedi üstadları ayakta  alkışı hak eden kişilerdir. Laurel ve  Hardy ikilisini  hep gülerek anarım. Yüzyılın ilk çeyreğinde çevirdikleri kısa filmlerle ünlü olmuş Amerikalı  iki zıt fizikli komediyenlerdir. Cılız olan Stan Laurel, ortağı gürbüz olan Oliver hardy. Sessiz sinema  tarihinde 1910 senesinde başlayan 102 filmle uzun sanat hayatı olan komik ve verimli ikililerden. Elbette Charlie Chaplin(Şarlo) Busten Keaton, Harold Lloyd vb gibi dev komedyenler sırasıyla olsa da onlar bir başkaydı. Şişman panikli halleri sakar kişiliğiyle, zayıfsa hep ağlaktı. Ama bu gerçek halleriydi. 1952 sanatta iniş yılları olmuş. Şişman Ollie sağlık sorunları ile boğuşurken yapımcılar vaad ettiklerini yapmazlar. Tarihe gömülürler.Gönüllerde yaşarlar. Annem hep derdi 'Hayat acımasızdır. İmkan elinde iken değerlendir. Sonra uçup gider. Arkasından bakakalırsın'. Artık bu ünlü komediyenler  komik bir biblo, tablo ve siyah beyaz filmlerde kalplerde, anılarda  kaldılar. Hayat acımaz. O an ne yaşadığına konumuna bakar. Seni öyle ölçer, biçer. Bizde de yaşamış Kemal Sunal, Levent Kırca, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Ateş Böcekleri, Uğur Böcekleri gibi ünlü komedyenler kimler neler neler. Ya toprak oldular. Ya da gönlüllerimizdeler. Ama hep sanatın baş köşesindeler. Saygıyla söylüyorum.

BİR YILDIZ KAYDI GÖKYÜZÜNDEN

YOLCULUK BAŞLADI

SIRASIZDI GİDİŞLER
BİRER, BİRER BAZEN TOPLUCA

DUYULDU ARKASINDAN BAĞRIŞLAR İNLEMELER

NAFİLE BEKLEYİŞLER

DÜŞTÜ ŞAPKA KEL GÖRÜNDÜ

BİLET KESİLDİ 

CENNET VEYA CEHENNEM TRENİNE

YOLUN AÇIK OLSUN EY İNSANOĞLU.

Sevdiklerimin ardından yazdım bu şiirimi. Bir Adile Teyze geçti bu hayattan. Çocukluğumdu. Figüran Osman Yalçın Özden ağabeyim benim programıma gelip onur verdi. Küçük bir sağlık sorunu ardından çok iyi  şimdi. Binlerce şükür.

Hayatı Dram olan Charlie Chaplin. Nam-ı değer Şarlo. Londranın fakir semtlerinden birinde doğan 3 yaşına girmeden anne babası ayrılan müzikollerde çalışan sanatçıların oğludur. Hayatı fakirlikle geçti Annesi  sahnede sesini yitirince ekonomik zorluklarla boğuştu. Metresiyle yaşayan alkolizm pençesindeki baba evine yollanınca çileli günler yine başladı. Baba ölünce de ortada kalarak kardeşiyle kötü koşullarda bakım evlerinde yaşadı. İlerde de   bu yoksulluk günlerini anlatacağı filmleri yapacaktı. Aileden gelen yetenekle fark edilmiş müzikollerde çalışırken bir turnede Stanleyle tanışmış bir stüdyonun dikkatini çekince Keystone adlı tek makaralık filmde oynamış. İkinci filminde  ise Palyoça Şarlo tiplemesini yaratmıştır. Bol pantolan, dar ceket, geniş ayakkabı, melon şapka ve elinde baston. Akrobasi o dönem imkansız gibiydi. Ama Chaplin yaptı.60 'dan fazla  kısa filmde üne kavuştu. Sinema tarihine damga vurdu. Penguen yürüşü bastonu ile 88 senelik ömrü çalkantılı geçmiştir. Cesedi fidye amaçlı kaçırılmak istenmiş tesadüf  başarılamamıştır. Hatta evliliklerinde yaptığı hatalar yüzünden karalama kampayası başlatılmış, 20 sene önce kovulduğu ülkeye oscar almaya dönmüştür. 5 sene sonra  uykusunda ölü bulunmuştur. Ünü hala devam ediyor. Ne hayatlar geldi ve geçti bu dünyadan. Bırakılan bir hoş seda.

Selhan Özdemir.