Ormanlarımız Neden Yanıyor? Sabahattin Birinci'den Köşe Yazısı: Bilinçli Yangınlar, Acil Önlemler ve Şehitlerimize Minnet
Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni, Araştırmacı Gazeteci Yazar Sabahattin Birinci olarak, son dönemde yüreğimizi yakan orman yangınlarının ardındaki sır perdesini aralamak, nedenlerini sorgulamak ve acil çözüm önerilerini masaya yatırmak üzere bu konuyu köşe yazıma taşıdım. Yangınların sadece ihmalden mi kaynaklandığı, yoksa arkasında daha karanlık niyetlerin olup olmadığına dair artan fısıltılar, hepimizi derinden endişelendiriyor.
Bu acı dolu süreçte, yangınla mücadele ederken şehit düşen kahramanlarımızı da bir kez daha saygı ve minnetle anmak istiyorum. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın da açıkladığı gibi, Eskişehir Seyitgazi'deki orman yangınına müdahale ederken şehit olan Sercan Utmi, Hilmi Şahin, Eyip Dereli, Tolunay Kocaman, Enes Kızılyel, Muharrem Can, İlker Onarıcı, Tekin Enes Sarıyıldız, Bayram Eren Arslan ve Alperen Özcan isimlerini asla unutmayacağız. Bu on şehidimizin beşi orman işçisi, beşi ise AKUT personeliydi. Onlar, canları pahasına ormanlarımızı, vatanımızı korumak için mücadele ettiler. Ruhları şad olsun, milletimizin başı sağ olsun. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Onların fedakarlığı, bu mücadelenin ne denli büyük ve riskli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ormanlar Bilinçli mi Yakılıyor?
Son yıllarda artan ve özellikle belirli bölgelerde yoğunlaşan orman yangınları, akıllara "Acaba ormanlar bilinçli mi yakılıyor?" sorusunu getiriyor. Konuyla ilgili dolaşan söylentiler, bazı kişilerin orman arazilerini imara açmak, tarım alanı yaratmak veya başka yaksız amaçlar için kundakladığı yönünde. Bu iddiaların ciddiyetle araştırılması ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması şarttır. Zira ormanlar sadece ağaçlardan ibaret değildir; ekosistemin, biyoçeşitliliğin ve geleceğimizin güvencesidir.
Acil Önlemler Neler Olmalı?
Yangınlarla mücadelede proaktif bir yaklaşım benimsememiz elzemdir. İlk olarak, ormanlara giriş ve çıkışların çok daha sıkı kontrol altına alınması gerekiyor. Özellikle yaz aylarında ve aşırı sıcak havalarda, riskli bölgelere insan girişleri tamamen kısıtlanmalı veya sıkı denetimlerle yapılmalıdır. Milli Parklar ve diğer koruma alanlarındaki güvenlik tedbirleri artırılmalı, devriye sayıları çoğaltılmalıdır.
Türkiye Genelinde Orman Kanunları Değişmeli mi?
Mevcut orman kanunlarımız, maalesef yangınların önüne geçme ve kundaklama gibi suçları caydırma konusunda yetersiz kalmaktadır. Orman yakma suçlarına verilen cezaların caydırıcılığının artırılması, hatta müebbet hapsin dahi tartışılması gerekmektedir. Yanan ormanlık alanların kesinlikle imara açılmayacağı ve ağaçlandırma dışında başka hiçbir amaçla kullanılamayacağı, kanunen çok net bir şekilde güvence altına alınmalıdır. Hatta Anayasal bir madde olarak düzenlenmesi dahi düşünülmelidir.
Çam Ağaçları ve Yangın Riski: Tehlikeli Bir Gerçek mi?
Uzmanlar ve deneyimli ormancılar, özellikle çam ağaçlarının orman yangınlarının yayılmasında etkili olduğunu dile getiriyor. Çam kozalaklarının yüksek ısıda patlayarak rüzgarın etkisiyle kilometrelerce öteye kıvılcımlar taşıması, yangınların kontrolsüz bir şekilde büyümesine ve yeni odaklar oluşturmasına neden olabiliyor. Bu durum, gelecekteki ağaçlandırma politikalarımızı yeniden gözden geçirmemizi zorunlu kılıyor.
Faydalı Ağaçlar ve Gelecek İçin Yeni Bir Orman Vizyonu
Artık sadece hızlı büyüyen çam türlerine odaklanmak yerine, yangına daha dayanıklı, toprağı besleyen ve ekolojik dengeye daha fazla katkı sağlayan ağaç türlerine yönelmeliyiz. Meşe, dişbudak, akasya gibi ağaçlar hem yangın riskini azaltabilir hem de orman ekosistemini zenginleştirebilir. Ayrıca, bu türlerin meyveleri veya odunları gibi doğrudan ekonomik faydalar sağlayarak, yerel halk için de sürdürülebilir bir gelir kaynağı olabilir. Bu sayede, ormanlar sadece yanıcı birer materyal olmaktan çıkarak, devlete ve millete çok yönlü fayda sağlayan canlı birer varlık haline gelecektir.
Yangın Önlemleri İçin Orman Aralarına Yapılacak Detaylı Çalışmalar
Yangınların yayılmasını engellemek için orman içinde alınacak fiziksel önlemler büyük önem taşımaktadır. "Yangın şeritleri" veya "yangın yolu" adı verilen, belirli aralıklarla ağaçlardan arındırılmış geniş koridorlar oluşturulmalıdır. Bu şeritler, yangının ilerlemesini yavaşlatacak ve müdahale ekiplerine hareket alanı sağlayacaktır. Ayrıca, orman içlerine su kaynaklarına erişimi kolaylaştıran hidrant sistemleri kurulmalı ve acil durum depoları oluşturulmalıdır.
Yerleşim yerlerine yakın ormanlık alanlarda, evlerin etrafında "güvenli mesafe" oluşturulması teşvik edilmeli, yani ev çevresindeki kuru otlar ve yanıcı maddeler düzenli olarak temizlenmelidir. Hava araçlarıyla yangına ilk müdahale sürelerini kısaltmak için, kritik bölgelerde helikopter ve uçakların su ikmali yapabileceği göletler veya havuzlar oluşturulması da hayati önem taşımaktadır.
Unutmayalım ki ormanlar, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de nefesidir. Şehitlerimizin anısına ve geleceğimiz adına, kapsamlı bir stratejiyle, bilimsel veriler ışığında ve toplumun her kesiminin katılımıyla bu yangın felaketinin önüne geçmeli, ormanlarımızı korumalı ve geleceğe umutla bakmalıyız.
Sabahattin BİRİNCİ Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni, Araştırmacı Gazeteci Yazar