TUNUS’UN BAĞIMSIZLIĞINDAN SONRA DİNDARLARI CANINDAN BEZDİREN LAİKLİK YORUMU!
Çarşamba’dan devam.
Aslında bugün Hakkın izniyle ve o yüce rızası için bizim ülkemizdeki imanlarından aldıkları cesaretle siyasetçilerimiz tarafından bertaraf edilen fakat yasal ve anayasal güvence sağlanmayan inanç hürriyet ile ibadetlerinin kardeş Tunus’ta bizden 6 yıl önce hangi yasal ve anayasal düzenlemeler yapıldığını ve bun düzenlemelerle bu anti insani, anti hukuki uygulamaların tamamen bertaraf edildiğini yazacaktım.
Fakat bu kardeş ülkede de bizim ülkemizdeki 28 Şubat döneminde zirveye çıkan anti insani, anti hukuki uygulamalar bilinmeden yapılan iyileştirmeler tam olarak anlaşılamayacağından önce bunları yazarak tarihe not düşülmesi gerektiği kanaatiyle bu zulümlerin özetinin özetinde olsa yazmaya karar verdim.
TUNUS’TA LAKİLİĞİN KALKINMIŞ ÜLKELERDEKİ DİNE VE DİNDARLA İBADETHANELERİNE HOŞ GÖRÜLÜ BAKIŞ YERİNE 35 YIL ENVER HOCANIN DİN DÜŞMANLIĞI YORUMU EN KATI ŞEKİLDE UYGULANDI!
Tunus’un ben doğmadan 2 yıl önce bağımsızlığa kavuştuğu 1956 yılından itibaren Fransa işgalinden kurtulan ülkenin halkının Müslüman olması nedeniyle dinimizin gereğini doya doya yaşaması umulurken tam aksi bir baskıcı uygulama ile Müslümanlar için her yönüyle isimleri Müslüman olan, cismen bizden olmayanlar tarafından adete bir cadı avı başlatıldığını söylemek abartılı olmaz.!
Ülkenin 20 Mart 1956 da hürriyete kavuştuğunda krallık olarak bağımsız bir ülke oldu.
Hüseyini hanedanlığından gelen VIII. Muhammed el-Emin (Lamin Bey) ülkenin kralıydı.
Bağımsızlıktan 1.5 yıl sonra 25 Temmuz 1957 ‘da Başbakan olan Başbakan Habib Burgiba’nın perde önü ve arkası girişimleriyle ülkenin milli meclisinin aldığı kararla monarşi kaldırılarak Cumhuriyet ilan edildi.
Kralı devirerek Cumhuriyet ilan eden ve Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı olan ve bu görevini 1957-87 arasında 30 yıl kesintisiz sürdüren Habib Burgiba’nın Laiklik prensibinin ve bu fikrin ortay çıktığı ve ilk uygulandığı kendisinin kolejlerinde eğitim aldığı Fransa ile bu prensibi benimseyen ekonomik ve demokratik seviyeleri yüksek olan ülkelerdeki dinler ve değerleriyle, ibadetleri ve ibadethanelerine karşı hoşgörülü bakışının yerine kelimenin tam anlamıyla bir din düşmanlığı idaresi kurdu.
Burgiba bu baskıcı döneminde daha öncede belirttiğim gibi kalkınma ve demokrasi seviyeleri yüksek ülkelerdeki Laik ve seküler idarelerin aksine bir zamanların Komünist Arnavutluk lideri Enver Hocanın 1944-85 yılları arasında 41 yıl kesintisiz şekilde ve Türkiye’deki 28 Şubat döneminin militan laikliğini savunan Vural Savaş Müslümanları öz yurdunda parya yapan uygulamaları benimsendi.
Fransa’dan bağımsızlık alındıktan hemen sonra Burgiba, ülkeyi sözüm ona Batılı tarzda sekülerler dini bakışla yönetmek gayesiyle fakat onların dine ve dindarlar ile ibadethanelerle ibadetlere bakışının tam aksine dindarları canlarından bezdiren ,istihbarat ve açık kolluk kuvvetleriyle dindarların ensesinde boza pişiren din düşmanlığıyla anti insani, anti dini ve dolayısıyla hiçbir anayasa ve yasaya dayanmayan kendi keyfi uygulamalarıyla aldığı anti hukuki radikal kararları uyguladı..
ALINAN ANTİ İNSANİ, DİNİ VE HUKUKİ KARARLARLA RAMAZAN ORUCU BİLE ENGELLENMEK İSTENDİ
Bu kararlarla ülkedeki geleneksel kıyafetler olan çarşaf, başörtüsüne kısıtlamalar getirildi, dini eğitim ve medreseler zayıflatıldı, vakıf mallarına devlet tarafından el konuldu ve hatta halkın dini duygularını hedef alan laiklik dışı zorlamalarla ülkede Ramazan ayında oruç tutmama yönünde teşvikler ve açıklamalar yapıldı.
Bugün yerimiz doldu Salı günü Aksaray’ın 1840-1920 arasındaki 80 yıl süren hiçbir zaman hak edilmeyen ilk ilçelik prangasından kurtulmamızın 106. Yıl dönüm olduğundan Hak izin verirse O yüce rızası ve tarihe not düşmek için bu konuyu yazacağım.
Ömrümüz olursa 15 Ekim Perşembe günü konumuza önce Habib Burgiba’nın ülkesini inanlara dar etmesinde etkili olan eğitimini, ardından kendisi bir saray darbesiyle emekli eden Zeynel Bin Ali döneminde 3 gün Müslümanların nefes almalarını, ardından ise 1990’dan itibaren ülkenin inanlara nasıl dar edildiğini Hak izin verirse bu seri yazıya o dönemde Tunus’un Müslüman halkına dünyanın nasıl dar edildiğini yazacağım.
İnsanlığın ve ülkemiz ile İslam ülkelerinin mutlu istikbali için takip edilmesi ve ettirilmesi dileğiyle.
Cuma’mız Mübarek olsun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Devamı Perşembe’ye.