HAYAT ALGIMIZ VE BİZ!

Asiye Tanrıöver Türkan ( YAZAR )

11-06-2024 11:58

HAYAT ALGIMIZ VE BİZ!


Bilinç, Zihin, Kalp, Beden ve sonucu söylemlerimizi söylemlerimiz de eylemlerimiz oluşur. Eylemlerimiz de bizim seçimlerimizdir. Seçimler sorumluluklarımızı belirler. Gerçekler ile yüzleşmeli hayatımızda yolunda gitmeyen neler varsa altına imzamızı atmalıyız. Aksi takdirde her zaman cadı avına çıkacak ve kendimizi rahatlatmaya çalışacağız.

Peki hayattan beklentilerimiz nedir? ( Cennet- cehennem ) 

Aşırı ve karşılığı olmayan beklentilerimiz acı verir. Soyut istek ve arzularımızın somut hale getirilmeliyiz. Aksi takdirde mutlu olamayız. Beklentilerimiz ve ihtiyaçlarımız arasındaki farkı bilmeliyiz. Zira ihtiyaçlar ötelenemez.

Bunun yanında geçmiş aile ilişkilerimiz  olduğunu, içimizdeki Ebeveynin çocukluğumuzdaki parçamıza hükmettiğini, alışkanlıklarımızın da bu şekilde oluştuğunu unutmamalıyız. Hayatımıza kalite katanın da yetişkin egomuzla bakışımız olduğunu, hayatımızın da seçimimiz olduğunun farkında olmalıyız. 

Düşüncelerimiz farkındalığımızın altındadır. Hayata farkındalıkla devam etmek isteyenler, akan su misali devamlı kendilerini yenileyenlerdir. Girdiği ortamda kendini ifade edebilenlerdir. 

Peki kendimizi tanımazsak ne kadar doğru ifade edebiliriz?

Bizim önceliklerimiz ve önemli verdiklerimiz nelerdir?

Hayattan beklentilerimiz ve ihtiyaçlarımız nelerdir?

Kadın ya da erkek olmak seçimle elde ettiğimiz bir durum değildir. Bizi seçimlerimiz rezil ya da vezir yapar. Seçimini yapmadığımız her şey bize hediyedir, emanettir. Bir gün veren alacaktır. Bu emanete ne kadar iyi bakarsak mutlu oluruz.   

O halde kadın bedeninde ya da erkek bedeninde olan her insan mutlu olmak istiyorsa bedeni ile barışık olmalıdır. Birbirini tamamlayarak evlenen iki canlının biri de kadındır.

Peki; kadın nedir?

Kadın olmak güzel bakmaktır. Doluyu görmek, boşu doldurmak, gülmek, güldürmek, huzur vermektir. Kadın hayatın renkli tarafı, geleceğin, umudun, ümidin diğer adıdır.

Umudunuzu ve ümidinizi tazelemek ister misiniz?

Kişiliğimiz içinde yaşadığımız toplumun dininde ve kültüründen, ailemizin özelliklerinden özellikle annemizin bize verdiği ilk öğretilerle oluşur. Algılarımız ve alışkanlıklarımız bu bilgilerledir. Böylece bir kişiliğimiz oluşur. Oluşan bu kimliği değiştirmek çok zordur. Ancak kuvvetli bir irade ve bilgi ile değişime uğrayabilir. Aksi takdirde geçmişimizin, yanlış algılarımızın, el gün ne der söylemlerinin kölesi olur mutsuz olabiliriz. 

Özellikle dinler bizlerin en hassas olduğumuz noktamızdır. Yahudiler ırklarının anneden geldiği söylenir. Lakin  her sabah ettikleri duanın hukukun kaynağı olan Talmud’da şu şekilde olduğunu görüyoruz. “Ezeli ilâhımız!  Kainatın kralı!  Beni kadın yaratmadığın için sana hamd olsun”

Hristiyanlıkta kadın ise İncil`de yer alan, “Erkek kadından değil ama kadın erkektendir. Çünkü erkek kadın için değil fakat kadın erkek içindir” diyerek bütün kötülüklerin, şeytana uymanın sebebidir. Karı koca beraberliği bile günahların en büyüğüdür.

Hatta Aziz Augusten: “Bir adamın karısı ile bir fahişe arasında fark yok” der. Bugün katolik kiliselerinde evlenme merasimlerinde papazın okuduğu dua ise; “Günahla düşmüşüm annemin karnına, günah işlemiştir bana annem gebe kalırken”dir.

Batı medeniyeti  Eski yunan düşüncelerini temel alır. Kadına köle muamelesi, karısını istediği zaman dövmesi, başka birine hediye edebilmesi vardır.  Miras  kadına yoktur. En büyük hakaret  “kadın” dır. Zira bütün rezilliklerin başı kadındır.

Yunan düşünürlerden Hesiodos’un “Zeus kadınları baş belası olarak yarattı. O kadınlar ki  işleri güçleri kötülüktür” dediği tarihin tozlu yaprakları arasında kayıtlıdır.

Yedinci asırda kadının ruhu var mı, kadının insan sayılıp sayılmayacağı tartışılmış, insan olmakla beraber erkeğin hizmetine sunulduğu kararına varılmıştır. 1789 Fransız ihtilalinden sonra bazı adımlar atılmış lakin 1938 gibi yakın bir zamana kadar Fransa, kadın, çocuk ve akıl hastalarını hukuki yönden ehliyetsiz saymıştır. İngiltere`de daha 1805 yılına kadar koca, karısını satma hakkına bile sahiptir.

Modern dünyanın kadın algısı ise aslında geçmişten pek farklı değildir. Haksızlıklara karşı mücadele etmek için güçlü olduğu sunulur. Güçlü olması için de bir çok tarifler yapılır; “Sen güçlü kadınsın. Ağlarsın, göz yaşını silersin, saçını başını onarır, gülümser ve hayata yani savaşmaya devam edersin...” 

Sonucunda da kendi hallerini “güçlü kadın diye diye adama çevirdiler kadını.” diyerek hayatın ağır yükünü kaldırmak zorunda kalışlarına isyanları dile getirilir. 

Günümüzde roller değişmiştir. Ne erkek erkek, ne de kadın kadın rolüne razıdır. Erkeğin rolünü de yapabileceğini söyleyen kadın artık yorulmuştur. Güçlü olmaya çalışmaktan, her şeye yetişme çabasından, her açılan yarayı tamir etmekten, en ince ayrıntılarına kadar acıları tekrar tekrar yaşamaktan... 

Hasılı güçlü kadın hikayesi uğruna nice ömrümüzü, hayallerimizi, umutlarımızı tükettik. Modern dünyada yaşayan bizler sevilmeyi, takdir edilmeyi ve hayallerimizi gerçekleştirmeyi isterken daha güç savaşıyla daha savunmasız hale geldik. Daha bıkkın, daha bitkin ve daha yorgun olduk. 

Halbuki yaratıcı erkek ve kadın kim inanmış olarak güzel işler yaparsa güzel bir hayat yaşatacağını, yaptıklarının daha güzeliyle karşılık vereceğini inananlara vahyin sayfalarında sunmuştu. 

VES-SELAM

ASİYE TANRIÖVER TÜRKAN

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Cinsellik ve Sınırları: Son Kale Aile 01-01-1970 03:00 SİNDİRİLEMEYEN MAĞLUBİYET: SÖMÜRGECİLİK SONRASI ÖFKE VE MÜMİNCE DURUŞ 01-01-1970 03:00 SABRET EY GAZZE! 01-01-1970 03:00 MAHREMİYET, İNSANIN ÖZGÜR İRADESİYLE VAR OLUŞU! 01-01-1970 03:00 ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK! 01-01-1970 03:00 RAMAZANIN FETHETTİĞİ KALPLER VE BAYRAMIN MÜJDESİ 01-01-1970 03:00 EVLERİNİZİ KIBLEGÂH EDİNİN! AİLENİN SON KALE OLUŞU VE SÜKÛNETİNİN ANAHTARLARI 01-01-1970 03:00 EVLERİNİZİ KIBLEGÂH EDİNİN! AİLENİN SON KALE OLUŞU VE SÜKÛNETİNİN ANAHTARLARI 01-01-1970 03:00 RUHSAL ARINMA VE KENDİMİZİ KEŞFETME YOLCULUĞUNDA RAMAZAN’IN ETKİSİ 01-01-1970 03:00 KUTSAL TOPRAKLARDA İÇSEL GÜCÜN KEŞFİYLE DENGEYE GELMEK 01-01-1970 03:00 KUTSAL TOPRAKLARDA İÇSEL GÜCÜN KEŞFİYLE DENGEYE GELMEK 01-01-1970 03:00 ÖZÜMÜZE İNANIRSAK SÖZÜMÜZ DOĞRU OLUR! 01-01-1970 03:00 İFFETİNİ KORUYUP KENDİNİ ADAYAN SEÇİLİR! 01-01-1970 03:00 AN’DA OLMA VE TAMAMLANMA YOLCULUĞU! 01-01-1970 03:00 KALP SEVMEKTEN YORULMAZ! 01-01-1970 03:00 NOKTA VE BİZ  01-01-1970 03:00 NEYİ NİÇİN İSTERİZ? 01-01-1970 03:00 BAYRAM VE ZAMAN! 01-01-1970 03:00 BAYRAM VE ZAMAN! 01-01-1970 03:00 HAYAT ALGIMIZ VE BİZ! 01-01-1970 03:00 KADIN OLMANIN AŞAMALARI VE GÜLE GÜLE VAGİNUSMUS 01-01-1970 03:00 HAYAT ALGIMIZ VE BİZ! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLERİMİZE İNŞİRAH VER! 01-01-1970 03:00 SUYUMUZU BOZARSAK  DURU BAKIŞIMIZ OLMAZ! KUMANDAN TALUT  NEHİRDEN İÇME! 01-01-1970 03:00 SUYUMUZU BOZARSAK  DURU BAKIŞIMIZ OLMAZ! KUMANDAN TALUT  NEHİRDEN İÇME! 01-01-1970 03:00 ZULÜMDEN YORGUN DÜŞEN BİZLER!  01-01-1970 03:00 DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR? 01-01-1970 03:00 DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR? 01-01-1970 03:00 GÖZ AYDINLIĞI EŞLER VE EVLATLAR! 01-01-1970 03:00 DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR? 01-01-1970 03:00 ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN DA ALLAH’I VARDIR! 01-01-1970 03:00 ALGILARIMIZLA MI OYNANIYOR? 01-01-1970 03:00 OYUN BAŞLADI! ROLÜNE HAZIR MISIN? 01-01-1970 03:00 OYUN BAŞLADI! ROLÜNE HAZIR MISIN? 01-01-1970 03:00 BAYRAM VE HALİMİZ! 01-01-1970 03:00 AF ET BİZİ YA RAB! 01-01-1970 03:00 ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN DA ALLAH’I VARDIR! 01-01-1970 03:00 RAHMET AYI RAMAZAN, HOŞGELDİN... 01-01-1970 03:00 TEK BİLEK, TEK YÜREK, AYNI SAFTA KIYAMDA OLMAK! 01-01-1970 03:00 FARKINDALIĞIN FARKINDALIĞINI YAKALAMAK! 01-01-1970 03:00 GÖNLÜM UÇMAK İSTİYOR! 01-01-1970 03:00 ACILARI YÖNETMEK RIZAYLADIR! 01-01-1970 03:00 BAŞARI; ALTIN KAFESTE SUNULAN KADEH MİSALİDİR! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZİ Mİ KANDIRIYORUZ? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR AİLENİZ OLMASINI İSTERSİNİZ? 01-01-1970 03:00 KIYAMDA OLMAYAN KAYYUM OLAMAZ! 01-01-1970 03:00 THE SECRET, SIRRA VAKIF OLMAK! 01-01-1970 03:00 The secret özelinde kişisel gelişim kitaplarına kısa bir bakış yapmaya ne dersiniz? 01-01-1970 03:00 KUYUYA ATILAN TAŞLAR! 01-01-1970 03:00 AMAÇ, ARAÇ VE SEMBOLLER! 01-01-1970 03:00