RAMAZAN: SADECE BİR AÇLIK SINAVI MI, YOKSA BİR ÖZ DEĞERLERE DÖNÜŞ MÜ?
Sabahattin BİRİNCİ Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni
On bir ayın yorgunluğunu omuzlarımızda taşıdığımız bir dönemin ardından, ruhumuzu dinlendirecek, kalplerimizi cilalayacak olan müstesna bir mevsime; Ramazan-ı Şerif’e yeniden kavuşuyoruz. Bu ay, sadece belirli saatler arasında yeme-içmeden kesildiğimiz bir "diyet" dönemi değil; aksine, durup düşünme, paylaşma ve nefsimizin dizginlerini elimize alma ayıdır.
Ramazan’ın Ruhu: Gösterişten Uzak, Gönüle Yakın
Son yıllarda ne yazık ki Ramazan’ı bir "festival" havasına sokma, lüks otellerde israfın gölgesinde iftarlar yapma eğilimi baş gösterdi. Oysa Ramazan’ın ruhu, kanaattir. Asıl maneviyat, kuş sütünün eksik olmadığı masalarda değil, samimiyetin ve bir tas sıcak çorbanın paylaşıldığı mahalle sofralarındadır. Bu ayda yaşantımızı sadeleştirmeli; midemizi doyurmadan önce ruhumuzu doyurmanın yollarını aramalıyız.
Geçim ve Sofra: İsrafa Hayır, Paylaşmaya Evet
Hayat pahalılığının ve geçim derdinin hissedildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte Ramazan bize iktisadı öğretir. Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) buyurduğu gibi; "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." Peki, bu Ramazan’da nelere dikkat etmeliyiz?
İsrafı Önlemek: Mutfak masraflarımızın arttığı değil, paylaşmanın arttığı bir ay olmalı. Çöpe giden her lokma, bir ihtiyaç sahibinin hakkıdır.
Yerel Esnafa Destek: Alışverişlerimizde mahalle bakkalımızı, kasabımızı, manavımızı koruyarak toplumsal geçim dengesine katkı sağlamalıyız.
Zekât ve Sadaka: Ekonomik zorluk yaşayan kardeşlerimizi bu ayda "rencit etmeden" hatırlamalıyız. Fısıltı haberlerinin en güzeli, sağ elin verdiğini sol elin görmediği yardımlardır.
Yaşam Şeklimiz Nasıl Olmalı?
Ramazan ayında yaşam, bir "bekleyiş" değil, bir "eylem" halidir.
Dilin Orucu: Sadece midemize değil, dilimize de oruç tutturmalıyız. Kırıcı konuşmaktan, gıybetten ve yalandan uzak durmak, ibadetin özüdür.
Vakit Disiplini: Sahur ile iftar arasındaki o değerli vakitleri, tefekkürle, kitap okuyarak ve aile içi iletişimi güçlendirerek geçirmeliyiz.
Sağlıklı Beslenme: İftarda aşırı yüklenmeden, Ramazan’ın ruhuna uygun bir ziyafet değil, bir ibadet yemeği anlayışıyla sofradan kalkmalıyız.
Bu ay, kırgınlıkları bitirme, küsleri barıştırma ve toplumsal huzuru tesis etme ayıdır. Geçmişin "nerede o eski Ramazanlar" özlemini duymak yerine, bugünün imkânlarıyla o eski samimiyeti ihya etmek bizlerin elindedir.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Sakaryalı hemşehrilerim olmak üzere, tüm İslam âleminin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyor; bu rahmet mevsiminin hanelerimize bereket, gönüllerimize huzur getirmesini Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.