SADAKAT: RUHUN CENNETİ!

Asiye Tanrıöver Türkan ( YAZAR )

06-05-2026 12:44

SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Evlilik, insanın yeryüzünde başına gelebilecek en güzel nimettir. Bu kutsal bağın içinde eşiyle iyi geçinen, sevgisini doğru bir üslupla ifade eden ve bu mukaddes yolun kurallarına riayet edenler hem mutlu olur hem de çevrelerine mutluluk yayarlar. Ancak bu yolun hukukunu bozanlar, ya bu yolculuğun istenmeyen bir yolcusu haline gelirler ya da zamanla tamamen yolun dışında kalırlar.
Hepimizin malumudur ki; her başarılı erkeğin arkasında bir kadın, her başarılı kadının arkasında da bir erkek vardır. Fakat Batılı düşünür Jim Backus’un şu tespiti, meselenin acı bir gerçeğini yüzümüze çarpar: “Birçok erkek başarısını ilk karısına borçludur; ikinci karısını da başarısına borçludur.” Gündemin ikinci ve üçüncü eşlerle çalkalandığı, sadakatin modern bir yük gibi görüldüğü bir ortamda, bir aile danışmanı olarak tecrübelerime dayanarak şunu net bir şekilde ifade etmeliyim: Aldatan kişi, ister erkek olsun ister kadın, aslında eşini çoktan gözden çıkarmıştır.
Kuşkusuz aldatmak, insanlığın en eski ve en büyük zaaflarından biridir. Bu eylem, insanlığın var oluşuyla birlikte başlamıştır. İlk yaratılanlar, Hz. Âdem ve Hz. Havva da kendilerine her şeyi öğreten Allah’ın yasağını çiğnemiş; şeytanın vesvesesine kapılarak bir anlamda nefislerine yenik düşmüşlerdir. Bu savruluşun akabinde cennetten çıkarılıp yeryüzünün ağır gerçekleriyle yüzleşmişlerdir. Hatalarının, aslında kendi nefislerini aldatmak olduğunu anlamaları uzun sürmemiş ve af dilemişlerdir; lakin bu gafletin cezasını, o büyük güzelliklerden mahrum kalarak ödemişlerdir.
Vahyin sayfalarında bu sınırları çizen en temel olgu, "iffeti muhafaza etmektir." Kıssaların en güzeli olan Hz. Yusuf’un hikâyesinde gördüğümüz üzere; sınırlarını koruyan kişi, önce kendi nefsini koruyarak yasağa meyletmez. Gözlerini bakılması yasak olandan çevirmek, aslında tehlikeye yaklaşmamanın en ilkeli ifadesidir. Zira gözlerdeki ihanet, sözlerdeki sadakatsizliğin habercisidir. Zamanla beden bu duruma eşlik edecek ve insan, kendine yakışmayan karanlık bir senaryonun içinde rol alacaktır.
Aldatma, insan onurunu zedeleyen ve muhatabına ağır bir değersizlik hissettiren yıkıcı bir eylemdir. Arkasından gelen ağlama krizleri, bir yüreğe yapılabilecek en ağır darbedir. Aradan yıllar geçse de bu darbenin izleri her yaşanmışlıkta gün yüzüne çıkar. Çünkü ihanetin vicdani ve sosyal cezası ağırdır. İnsan, arzulandığında kendini özel, güzel ve değerli hisseder. Kendini değerli hisseden kişi de eşine hak ettiği değeri fazlasıyla verir. Sevgiden ve ilgiden yoksun kalan ruh ise bir "açlık" içindedir ve ne yazık ki bu açlık, bazen insanı kurtlar sofrasına yem yapabilir.
Celalettin Rumi ne güzel söyler: “Eden kendine eder. Yapan bulur ve çeker! Unutma; kazanmak koca bir ömür ister, kaybetmeye anlık bir gaflet yeter.” Nice emeklerle kurulan yuvalar, işte bu anlık gafletlerin kurbanı olmaktadır. Psikiyatrist Cem Keçe’nin tespitiyle; kadın, kendini değersiz hissettiğinde bu duygularına hitap eden bir "açlığın" pençesinde savrulurken; erkek, bazen "tokken" bile bu hataya düşebilmektedir. Danışmanlık sürecimde, en mutlu oldukları söylenen zamanlarda bile bu kopuşların yaşandığına ve bozulan o aile yapısına bir daha asla dönülemediğine şahit olmak gerçekten acıtıcıdır.
Aldatan bir "hırsız" gibidir ve elbette suçludur. Lakin bu noktada çuvaldızı kendimize de batırmalıyız: Evin sahibi olarak bizim hiç mi kusurumuz yoktur? Dışa açık ama içeriden sıkıca kapalı olan bir evin kapısını kimse zorlayamamalıdır; zira kapısız hana giren çok olur. Günümüzün değişen şartlarında ekonomik bağımsızlık, kadını erkeğe muhtaç olmaktan çıkarabiliyor. Erkeği güçlü kılan en önemli öge, ona ihtiyaç duyulmasıdır. Eşine ve çocuklarına harcadıkça mutlu olan erkek, ihtiyaç duyulmadığını hissettiği an kendini bir "fazlalık" olarak görebilmektedir.
Evlilik, bir "geçinme sanatı" ve devasa bir kurumdur. Eğer bir insanın geçinmeye gönlü yoksa, esen yelden nem kapıp "ikinci bahar" hayalleriyle yeni maceralara yelken açar. Ancak unutulmamalıdır ki; yeni bir ilişkiye yelken açan, aslında birincil limanını çoktan yakmıştır. Hayatın hiçbir alanı, özellikle de ailevi sadakat, ikinci sıraya atılmayı asla kabul etmez.
Ves-Selam.

Asiye Türkan
www.ailedanismani.de
info@asiyeturkan.com

DİĞER YAZILARI SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Cinsellik ve Sınırları: Son Kale Aile 01-01-1970 03:00 SİNDİRİLEMEYEN MAĞLUBİYET: SÖMÜRGECİLİK SONRASI ÖFKE VE MÜMİNCE DURUŞ 01-01-1970 03:00 SABRET EY GAZZE! 01-01-1970 03:00 MAHREMİYET, İNSANIN ÖZGÜR İRADESİYLE VAR OLUŞU! 01-01-1970 03:00 ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK! 01-01-1970 03:00 RAMAZANIN FETHETTİĞİ KALPLER VE BAYRAMIN MÜJDESİ 01-01-1970 03:00 EVLERİNİZİ KIBLEGÂH EDİNİN! AİLENİN SON KALE OLUŞU VE SÜKÛNETİNİN ANAHTARLARI 01-01-1970 03:00 EVLERİNİZİ KIBLEGÂH EDİNİN! AİLENİN SON KALE OLUŞU VE SÜKÛNETİNİN ANAHTARLARI 01-01-1970 03:00 RUHSAL ARINMA VE KENDİMİZİ KEŞFETME YOLCULUĞUNDA RAMAZAN’IN ETKİSİ 01-01-1970 03:00 KUTSAL TOPRAKLARDA İÇSEL GÜCÜN KEŞFİYLE DENGEYE GELMEK 01-01-1970 03:00 KUTSAL TOPRAKLARDA İÇSEL GÜCÜN KEŞFİYLE DENGEYE GELMEK 01-01-1970 03:00 ÖZÜMÜZE İNANIRSAK SÖZÜMÜZ DOĞRU OLUR! 01-01-1970 03:00 İFFETİNİ KORUYUP KENDİNİ ADAYAN SEÇİLİR! 01-01-1970 03:00 AN’DA OLMA VE TAMAMLANMA YOLCULUĞU! 01-01-1970 03:00 KALP SEVMEKTEN YORULMAZ! 01-01-1970 03:00 NOKTA VE BİZ  01-01-1970 03:00 NEYİ NİÇİN İSTERİZ? 01-01-1970 03:00 BAYRAM VE ZAMAN! 01-01-1970 03:00 BAYRAM VE ZAMAN! 01-01-1970 03:00 HAYAT ALGIMIZ VE BİZ! 01-01-1970 03:00 HAYAT ALGIMIZ VE BİZ! 01-01-1970 03:00 KADIN OLMANIN AŞAMALARI VE GÜLE GÜLE VAGİNUSMUS 01-01-1970 03:00 HAYAT ALGIMIZ VE BİZ! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLERİMİZE İNŞİRAH VER! 01-01-1970 03:00 SUYUMUZU BOZARSAK  DURU BAKIŞIMIZ OLMAZ! KUMANDAN TALUT  NEHİRDEN İÇME! 01-01-1970 03:00 SUYUMUZU BOZARSAK  DURU BAKIŞIMIZ OLMAZ! KUMANDAN TALUT  NEHİRDEN İÇME! 01-01-1970 03:00 ZULÜMDEN YORGUN DÜŞEN BİZLER!  01-01-1970 03:00 DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR? 01-01-1970 03:00 DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR? 01-01-1970 03:00 GÖZ AYDINLIĞI EŞLER VE EVLATLAR! 01-01-1970 03:00 DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR? 01-01-1970 03:00 ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN DA ALLAH’I VARDIR! 01-01-1970 03:00 ALGILARIMIZLA MI OYNANIYOR? 01-01-1970 03:00 OYUN BAŞLADI! ROLÜNE HAZIR MISIN? 01-01-1970 03:00 OYUN BAŞLADI! ROLÜNE HAZIR MISIN? 01-01-1970 03:00 BAYRAM VE HALİMİZ! 01-01-1970 03:00 AF ET BİZİ YA RAB! 01-01-1970 03:00 ZALİMİN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN DA ALLAH’I VARDIR! 01-01-1970 03:00 RAHMET AYI RAMAZAN, HOŞGELDİN... 01-01-1970 03:00 TEK BİLEK, TEK YÜREK, AYNI SAFTA KIYAMDA OLMAK! 01-01-1970 03:00 FARKINDALIĞIN FARKINDALIĞINI YAKALAMAK! 01-01-1970 03:00 GÖNLÜM UÇMAK İSTİYOR! 01-01-1970 03:00 ACILARI YÖNETMEK RIZAYLADIR! 01-01-1970 03:00 BAŞARI; ALTIN KAFESTE SUNULAN KADEH MİSALİDİR! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZİ Mİ KANDIRIYORUZ? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR AİLENİZ OLMASINI İSTERSİNİZ? 01-01-1970 03:00 KIYAMDA OLMAYAN KAYYUM OLAMAZ! 01-01-1970 03:00 THE SECRET, SIRRA VAKIF OLMAK! 01-01-1970 03:00 The secret özelinde kişisel gelişim kitaplarına kısa bir bakış yapmaya ne dersiniz? 01-01-1970 03:00 KUYUYA ATILAN TAŞLAR! 01-01-1970 03:00 AMAÇ, ARAÇ VE SEMBOLLER! 01-01-1970 03:00