1999 Depremi sonrası. 2002 yılı. henüz daha AKM açılmamış, Adapazarı ASM günleri. Benim Büyükşehir Kültür Müdürü olduğum günler. 20 Mayıs filan. il sağlık müdürlüğünden aradılar. 'Fahri Bey mi?', 'Buyurun benim', 'Siz sigara içmiyormuşsunuz', 'Dogrudur', 'Ustelikte de sigara düşmanımıyşınız', 'O da doğrudur.' '31 Mayıs Dünya Sigara İçmeme Günü', 'Ne güzel...' 'Biz ASM Müdürü Ömer Sadık Kendir ile anlaştık. Ooo gün orada liseli gençlere yönelik bir panel düzenliyoruz da', 'Aman ne güzel', 'Panelde sizin de konuşmacı olmanızı istiyoruz, kabul ederseniz memnun olurum', 'tamamdir, gelirim.'

Filmin ilk sahnesi böyle bitti. Sağlık İl Müdürlüğü, sağ olsun, davetiyeleri bastırmış, afişleri şehre artırdı.

Bir gün öncesi. Kültür işleriyle ilgili bir görüşme için İstanbul'daydim. Hava sıcak, geç vakit eve döndüm. Gece yarısı. Yorgun argınim  Malum ben Beşköprü'de oturuyorum. Çatı katına, terasa çıktık eşimle. Uzaklarda yakamoz, Sapanca Gölü üstüne düşmüş. Pırıl pırıl. Şahane manzara. Ben kara kara düşünüyorum. Eşim sormadan edemedi: 'Ne düşünüyorsun böyle kara kara?' 'Yarın ne konuşacağımı?' 'Nerede?' 'ASM'de panelde.' 'Konu?' 'Dünya Sigara İçmeme Günüymüş, sigara üzerine konuşacağım ama aklıma bir şey gelmiyor...' 'Aman, onu mu düşünüyorsun, hadi yakalım bir sigara, aklına gelir...' 
Sonuç mu? Yakmadım tabii ki.

Ertesi gün. Asm'de üst katta müdür Ömer Sadık Kendir'in odasındayız. (O zaman daha Tayyip Bey başbakan değil ve kapalı mekankarda sigara içme yasağını çıkartmamış daha.)

Aşağıdan öğrenci sesleri geliyor. Salona giriyorlar okul.okul belli ki. Biz panelistler yukarıda çay içiyoruz.

Aaa o da ne? Sağlık il müdürü yaktı sigarayı, Sakarya Üniversitesi'nden gelen hoca da yaktı. Sakarya Tabipler Odası Başkanı Dr. Dursun Bostancı ağabeyim de (ki kendisini o zaman da şimdi de çok severim, o da bilir bunu) yaktı. 


Gözlerim faltaşı gibi açık, şaşkın vaziyette, ortada bir bakıma kalakaldim. Dedim 'beyler, siz ne yapıyorsunuz? On dakika sonra siz aşağıdakl gençlere ne diyeceksiniz?' Dursun Abi, 'dert etme ve Fahri. Söyleriz bir şeyler' , 'İyi de abi, bu bir skandal. Yapmadığınızı gençlere nasıl inandıracaksınız?' 

İl sağlık müdürü, 'Fahri Tuna, sen de bu paneli amma ciddiye alıyorsun. Biz Ankara'ya, 'panel yaptık' diye usulen bir yazı yazmak için düzenledik '

İndik aşağıya. Salon tıka basa dolu. Az önce müdür odasını sigara dumanından yangın mahalkine döndüren abiler, döktüyorlar. 'Helal olsun size be' dedim tabii ki içimden.

Bu olayın üzerinden, bugün itibarıyla, yirmi iki sene geçmiş.
Ne değişti dersiniz?
Yine usulen paneller seminerler toplantılar... Gençlerin büyük bölümü sigara tiryakisi. Hatta 'sadece sigara tiryakisi olsa iyi' diye sevinecek hale geldik.

Merak ettim, sevgili Dursun Bostancı abim hâlâ içiyor mu?
Ve bugün sigara hakkında ne düşünüyor..

FAHRİ TUNA