SAVAŞIN GÖZYAŞLARI 

Hüsran doluydu gözleri,

Kanlıydı , çaresizdi 

Yaşlar akmaktaydı ,iki çift rahmetinden ,

Damla damla değil, sel gibiydi 

Dolup taşmıştı defalarca, rahmet denizi 

Umut dolu çığlıkları feryatları vardı 

İnlemişti cihan ,haykırmaktaydı deniz 

Böyle zulüm olmaz ,olmaz diye.

Beklemek değildi yoran ,

Zalimin zulmüydü yaralayan ,

Mazlum olmak kötü değildi

İstese de zalim olamazdı yaralayamazdı  

Merhamet doluydu yüreği, sevgi  dolu 

Akan gözyaşını dindirmekti hedefi 

Gencini ,yaşlısını korumaktı gayesi , 

Nasıl zalim olurdu ,kıyardı onca cana 

Yürekten, insanlıktan yoksun değildi 

Merhamet, kökü derinlerde olan 

Sağlam, sarsılmaz ağaç misaliydi

Barış gerekti ,huzur gerekti 

Dinmeliydi  gözyaşı, yetmişti artık 

Savaşın acı feryatları yerine ,

Barışın umut dolu çığlıkları gerekti,

Sonraki nesle ümit olmak gerekti 

Savaşın zulüm, Barışın ise insanlığın, 

Birlikteliğin şifresi olduğunu anlatmak 

Kafalara silinmemek üzere kazımak gerekti,

Zalim olmayı değildi öğrenmesi gereken , 

Mazluma uzanan el, yoluna yoldaş,

Omuz omuza , direnmesi öğretilmeliydi,

FATMA NUR ÖZCAN