Kadınlara cuma namazının farz olmadığının Kur'an'daki delilleri (2)  (Suat Altınbaşak)

Misafir KALEM 'SİZDEN GELEN KÖŞE YAZILARI'

23-11-2025 14:24

Kadınlara cuma namazının farz olmadığının Kur'an'daki delilleri (2) 


Cuma namazının kadınlara farz olmamasını, Cuma Suresindeki ilgili ayetler üzerinden ve kadınların aile geçimini temin etme konusunda muaf tutulduklarına dair ayetler bağlamında ele almaya çalışacağız. 
“Erkekler, kadınlar üzerinde kavvâmdırlar; çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar.” (Nisa 4/34) 
Ayette, “er-ricâlu kavvâmûne alâ’n-nisâ’i" geçmektedir. Meali: “Erkekler, kadınlar üzerinde kavvâmdır.” Burada geçen “er-ricâl”, erkekler manasına gelir. “Kavvâmûn” ise yöneten, sorumluluk taşıyan, koruyup gözeten kimseler anlamına gelir. Ayetteki “alâ’n-nisâ’i” ise “kadınlar üzerine” anlamına gelmektedir. Yani ayette “erkeklerin kadınlar üzerinde” kavvâm olduğu açıkça vurgulanmıştır. Arapça’daki "alâ" edatı, üstünlük / yöneticilik / sorumluluk gibi anlam ilişkilerini doğrudan kurar. 
Bu ayet, erkeklerin kavvâm olduğu ve kadınlar üzerinde sorumluluğa sahip oldukları yönünde çok net bir nasstır. Bu ayet, “yalnızca evli erkekler” veya “yalnızca bekar erkekler” diye bir ibare belirtmediğinden mutlak anlamda “erkekleri” (er-ricâlu) konu almaktadır. “Bimâ enfekû min emvâlihim” yani “Mallarıyla infak etmeleri sebebiyle” ifadesi, evlilikten bağımsızdır. Yani erkek, mal sahibi olmak ve ailesi için bu malını harcama yükümlülüğünü taşımakla sorumlu yaratılmıştır. Kavvâm olmanın temeli evlilik değil, rızık temin etme yükümlülüğüdür.
Ayette erkeğin “kavvâm (yönetici, koruyucu, gözetici) oluşu iki sebebe dayandırılır:

Allah’ın üstün kılması yani Allah’ın farklı yaratması (biyolojik/sosyal)
Erkeklerin mallarından harcama yapmaları
Yani, erkek kadın üzerine kavvâm olmakla yükümlüdür, çünkü rızık temin etme yükümlülüğü ondadır. Bu ayet, kavvam olan erkeğe maddî yükümlülüğü farz kılar, Kadına ise böyle bir yükümlülük/farziyet vermez. 
Burada erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici, koruyucu, geçim sağlayıcı yani kavvam olmalarının gerekçesi, kadınlara yönelik maddi sorumluluklarıdır. Kadınlara ise böyle bir maddi sorumluluk/farziyet yüklenmemektedir. Ayette geçen erkeklerin yükümlülüğünü bildiren “vebimâ enfekû min emvâlihim” sözü “ve çünkü mallarından harcarlar” anlamına gelmektedir. 
Allah, Erkeklerin kavvam oluşlarını âyette, Allah'ın üstün kılması ve mallarından harcamaları nedenine bağladı. Ayete göre erkeklerin, kadınları üzerindeki yöneticilik ve geçim sorumluluğu (kavvamiyeti) özellikle mallarından harcamalarına/rızık temin etmesine bağlanıyor. Erkeklerin kadınları geçindirme görevi Allah katında farz olmasaydı eğer, Allah ayette “çünkü onlar mallarından harcarlar” gibi bir gerekçe belirtmezdi.
Ayet "çünkü mallarından harcarlar" (vebimâ enfekû min emvâlihim) diyerek, kavvâmiyetin sebebini doğrudan bu harcamaya bağlamıştır. Bu da gösterir ki, erkeğin rızık temin etmesi erkeğin kadın üzerindeki kavvâmiyetinin şartı ve yükümlülüğüdür. Mallardan harcama farziyetinin kadına değilde erkeğe yönelik olması hakikatine itiraz için, “erkekler mallarından harcamasa bile yine de tam ve hakiki kavvâm olur” demek, ayetin gerekçelendirme sistemini göz ardı etmek olur. Halbuki, ayete göre erkek mallarından harcama sorumluluğundan/ farziyetinden dolayı kavvam olmaktadır. Yani erkeğin, kadın için mallarından harcama yani rızık temin etme farziyeti olduğu açıkça ayette gösterilmektedir. 
Bu anlattıklarımızı şöyle de düşünebiliriz:
Bir okul müdürü talebelerine hitaben, "Sizler talebesiniz, çünkü derslere girersiniz" dediğini varsayalım. Bu cümlede kastedilen şey, talebe olmanın zorunlu şartı derse girmektir. İşte aynen bu şekilde, Allah âyette bizlere erkeklerin kavvam olduğunu, “çünkü mallarından harcarlar” diyerek, kavvam olmanın zorunlu şartı mallarından harcamaları olduğunu vurgular. Bu da, kavvam olması gereği erkeklerin kadınlar için mallarından harcamasının farz olduğunu gösterir. 
Kadınlarda dilerse, erkekler gibi helal-haram çizgisine riayet ederek çalışabilir. Kadınların ailesinin geçimini sağlama ve rızık arama (kazanma) sorumluluğu/farziyeti olmadığından bir kadın çalıştığında aldığı maaşı eşine verme zorunluluğu yoktur. Çünkü ailesine yani eşine ve çocuklarına bakmak için rızık temin etme/rızık arama farziyeti erkeğe aittir. Kadınların ise eşine, çocuklara bakma yani aile fertlerinin rızık teminini sağlama mecburiyeti/farziyeti yoktur. 

Nisa/34’deki ailesinin geçimini temin etme ve rızık arama farziyetinin kadınlarda değil de, erkeklerde olduğu hakikatini destekleyen Kur'an'daki başka ayetlere birlikte bakalım. 
Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi babaya aittir. (Bakara 2/233)
Ayette, emziren anneye çocuğu için fiziksel bir sorumluluk verilir, lakin annenin rızkını, giyeceğini, geçimini sağlamak, çocuğun babasının sorumluluğudur. Yani ayet burada annenin çalışarak kendi geçimini sağlamasını, bir gelir elde etmesini emretmiyor ya da çalışması gerektiğini belirtmiyor. Kadının yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlarının eşi olan erkek tarafından karşılanmasını emretmektedir.
Yiyecek ve giyeceği temin etmek kadına farz değildir, çocuğun babasına farzdır. Bu durum, Kur’an’ın ailede ekonomik yükümlülüğü babaya yüklediğini gösteren çok önemli bir delildir. Bu ayette rızık temin etme yükümlülüğü açıkça ve doğrudan babaya verilmiştir. Kadına ise böyle bir yükümlülük verilmemiştir. Bu ayet, erkeklerin aile geçimini temin etme yükümlülüğünün çok açık bir delilidir. Kadın doğum yapıyor ve emziriyor, lakin masraflar erkeğe aittir. Kur’an açıkça “geçim babaya (erkeğe) ait” demiş olmaktadır. 
“O kadınları, durumunuza uygun olarak kendi oturduğunuz yerde oturtun ve onların imkânlarını daraltmak yoluyla kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer gebe iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını karşılayın. Sizin hesabınıza (çocuğunuzu) emzirirlerse onlara karşılığını ödeyin ve aranızda güzelce konuşup anlaşın. Anlaşmakta zorlanırsanız bu durumda o erkeğin hesabına başka bir kadın emzirecektir. Geniş imkâna sahip olan, nafakayı imkânına göre versin. Rızkı kısıtlı olan da, Allah’ın kendisine verdiğinden versin...” (Talâk 65:6–7)
Bu ayetler, boşanmış kadınlar için bile erkeğe barınma ve nafaka sorumluluğu yüklemektedir. Talak/7’deki "Yunfik" fiili müzekker yani erkek zamiriyle gelmiş ve ayetin bağlamı da bu nafaka yükümlülüğünü erkeğe vermektedir. Kadına bu konuda hiçbir yükümlülük verilmemektedir. Kadın boşanmış olsa bile, nafaka alma hakkı vardır. Bu iki ayete göre nafakayı boşanmış erkek verir. Ayetten Nisa/34’ü destekleyecek şekilde, kadının çalışıp kendi geçimini sağlama gibi bir zorunluluğu/farziyeti olmadığı sonucuda çıkmaktadır. 
Boşanmış kadınlar için de meşru ve geleneğe uygun şekilde bir meta'(intifa hakkı) vardır ki verilmesi, Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur. (Bakara 2/241) 
Ayette geçen “meta’” kelimesiyle, boşanan kadına verilen maddi veya ayni destek (geçim yardımı, para, giyecek, gıda, barınma vb.) kastedilmektedir. Bu maddi veya ayni destek boşanmış olan erkeğe yüklenmiştir. Kadın boşandıktan sonra da çalışmak mecburiyetinde değildir. Bundan dolayı Kur’an, boşanmış kadına kendi geçimini sağlamasını emretmez, kadına maddi destek verilmesini emreder. Bakara 2/241’de, kadın evli değilken dahi kendisine geçim yükümlülüğü farz kılınmaz. 

Bu ayetlerin tamamından şu sonuç çıkmaktadır:

Erkek, eşinin ve çocuklarının geçimini yerine getirmek ile sorumludur. Kadın ise çalışmak, ailesine rızık temin etmek mecburiyetinde değildir, kadının kendi malı kendisine aittir. 

Erkek evlenirken kadına mehir verir, kadın ise erkekten mehir alır. Bu durum da kadının evlilikte mali yükümlülüğü olmadığının bir başka delilidir. Kadınlara mehir verileceği, Nisa 4/24, Nisâ 4/25 ve Nisâ 4/4 gibi ayetlerde açıkça geçer. 

 "...mehirlerini verin." (Nisa 4/24)

“Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin...” (Nisâ 4/4)

Nisâ 4. ve 24. ayetlerde erkeğin kadına mehir vermesi emredilmektedir. Bu iki ayette görüldüğü üzere evlilikte erkek, kadına mal verir. Kadın ise evlenirken herhangi bir ödeme yapmaz. Bu durum, ailede mali yükü erkeğin taşıdığını göstermektedir. 

Kadın, erkekten mehir ve nafaka alır. Erkek ise kadına, mehir vermektedir ve nafaka temin etmektedir. Görüldüğü üzere, Kur’an’da ailedeki ekonomik sorumluluğun erkeğe verildiğini, kadına ise ailesinin geçimini temin etme sorumluluğunun verilmediği ortaya çıkmaktadır. Evlilikte geçimi temin etme, rızık arama ve evin yönetimini üstlenme sorumluluğunun erkeğe verildiği ayetlerden anlaşılmaktadır. Kadına bu tür bir sorumluluk Kur’an’da yüklenmez. 

Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. (Nisa, 4/20)

Nisa/20’ye göre eşiyle boşanırken bile erkeğin boşanacağı eşinden mehri geri almaması istenir. Rızık temin etme farziyeti erkeğe ait olduğundan boşanacak bu erkeğin, boşanacağı kadının rızık temin etme farziyeti olmadığından bu kadından mehri geri almaması istenir. 

“Allah size çocuklarınız hakkında, erkeğe iki kadın payı kadar (mîras vermenizi) emreder.” (Nisa 4/11) 

Bu ayette erkek çocuğa, kız çocuğun iki katı miras verilmesini emreder. Bu farkın sebebi, mali yükümlülüğün kimde olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Erkeğin kadına göre mirastan daha fazla pay alması, erkeğin ailesinin geçimini, rızkını temin etme farziyetiyle doğrudan bağlantılıdır. 

Mirasla ilgili bu ayet, mirasın paylaşılacağı evli veya bekar erkekleri, evli veya bekar kadınları kasteder. Miras ayetinde evli veya bekar olsada erkeğe fazla, evli veya bekar olsada kadına daha az verilmesinin sebebi şudur: Bekar veya evli erkeğin rızık arama farziyeti var, evli veya bekar bir kadının ise böyle bir farziyeti yok. Bu açıdan bu mirasla ilgili ayet çok kuvvetli bir delildir.

Miras ayetine göre, evli veya bekar erkek, iki pay alır çünkü nafaka, mehir, geçimlik yardım, barınma vb. masraflar erkeğe yüklenmiştir. Evli veya bekar kadın ise bir pay alır, çünkü Nisa/34’e göre maddî yükümlülüğü yoktur. 

Erkeğe kadına göre daha fazla miras verilmesi, kadının nafaka yükümlülüğünün olmamasıyla doğrudan ilişkilidir. Çünkü erkeğin evlenmek için mehir vermesi ve ailesinin geçimini sağlamak için nafaka vermesi, ailesi için harcama yapması farzdır. Bundan dolayı mirası kadına göre fazla alır. Erkeğe kadına göre mirastan fazla pay verilmesi erkeğin ailesinin geçimini temin etme farziyeti sebebiyle adaletlidir. Çünkü kadının, mehir ve nafaka gibi harcamaları yapma farziyeti yoktur. Kadın bu yükümlülüklerden muaf tutulduğu için, mehir alır, nafaka alır, mirası az alır. Kadına verilmesi gereken mehri ve nafakayı, temin etmesi farz olan erkeğe, kadına göre daha fazla miras payı verilmesi adaletlidir. 

Kadının mirastan daha az alması, onun mali açıdan yükümlü olmadığına, erkeğin mirastan fazla pay alması ise onun nafaka yüküyle (yiyecek, giyecek, barınma gibi temel geçim ihtiyaçları temin etme) sorumlu tutulduğuna açıkça delil teşkil eder.

Özetleyecek olursak, şunları söyleyebiliriz: 

Erkek mehir verir, nafaka sağlar, bu sebeple mirası fazla alır. Kadın ise mehir alır, nafaka alır, bu sebeple mirası az alır. Bu da Allah'ın adaletidir. Erkek çok yük taşır, nafaka yükümlülüğü vardır ve aile içindeki maddi sorumluluğu üstlendiği için kadına göre mirastan daha fazla alır. Kadın bu sorumluluklardan muaf tutulduğu için, mehir alır, nafaka alır, mirası az alır. Erkeğin kadından fazla miras alması, erkeğin evde yönetici ve rızık arama farziyeti olduğunu, kadının böyle bir farziyeti olmadığına (Nisâ/34) işaret eder. 

İşte bu anlattıklarımızdan görüldüğü üzere bahsettiğimiz tüm ayetler, Nisa/34’deki evli veya bekar erkeklerin, evindeki kadınların sorumlusu/idarecisi (kavvam) olduğu, rızık temin edici olduğu, kadınların ise rızık arama farziyetinin olmadığını anlamamızı sağlar. Kur’an’da, kadına “ailenin geçimini, rızkını temin etme” yönünde hiçbir sorumluluk/farziyet yüklenmemiştir. Kur'an'da, ailedeki tüm mali yükümlülük erkeğe yüklenmektedir. Kur'an'da kadına yönelik "ailenin geçimini temin et"  veya "nafaka sağla" gibi herhangi bir emir yoktur.
Nisâ/34’de erkekler için belirtilen “mallarından harcarlar” ifadesinden dolayı ailenin, geçimini, temel ihtiyaçlarını karşılamak ve rızkını temin etmek olan alışveriş yapma farziyeti de erkeğe aittir, kadına ait değildir. Kadın markete veya pazara alışverişe gitmezse, bu onun açısından dinen bir eksiklik veya günah olmaz. Ama eğer evin temel ihtiyaçları varsa, bu alışverişi yapmak veya yaptırmak erkeğin üzerine farzdır.
Nafaka sağlama (yiyecek, giyecek, barınma gibi temel geçim ihtiyaçları temin etme) kimin görevidir? Erkeğin. Nisâ/34’de ailenin rızkını ve temel ihtiyaçlarını temin etme yükümlülüğü erkeğe verilmektedir. Buna göre kadın alışverişe gitmek zorunda mıdır? Hayır. Kadının evin rızkını ve temel ihtiyaçlarını temin etme yükümlülüğü olmadığından kadın evin alışverişi ile ilgilenmeme hakkına sahiptir. Bu durumda erkek alışverişi ya kendisi yapar veyahut başkasına yaptırabilir. 
Kadın alışverişe giderse bu iyi niyetle yapılmış caiz, mübah bir iş olur lakin bu bir zorunluluk/farz değildir. Kadın iyi niyetiyle yardım etmiş olur, eşinin yükünü paylaşmış olur. Fakat dinen kadın, bu işi yapmadığı için sorumlu tutulmaz, dini açıdan bir suç veya kusur işlemiş sayılmaz, günaha girmez. Eşi (kadın) alışveriş yapmayı tercih etmeyen bir erkek alışveriş yapmazsa eğer, evin rızkını temin etmeyen ve evin temel ihtiyaçlarını karşılamayan bu erkek, günaha girmiş olur. Çünkü karısının, çocuklarının yeme, içme, barınma, giyim gibi temel ihtiyaçları temin etme erkeğin üzerine farzdır. (Bkz. Bakara 2/233, Talâk 65/7, Nisa 4/34)
Cuma/9’da geçen “Ey iman edenler” ifadesiyle kimlere cuma namazının farz olduğunu anlamamızı sağlayan “alışverişi bırakın” emri, doğrudan cuma namazı farz olan kimselere yöneltilmiştir. Cuma/9’daki cuma namazına çağrılan kimselerden, market veya pazar alışverişi ve ticaret anlamındaki alışverişin bırakılması emrini yerine getirmek, Nisa/34’de kavvam olan erkekler için geçen “mallarından harcarlar” ifadesinden dolayı alışveriş farziyeti olan erkeklere farzdır, kadınlara farz değildir.
Çünkü Kadınların alışveriş sorumluluğu/farziyeti bulunmadığı için, Cuma/9’daki “alışverişi bırakın” emrinin asıl muhatabının erkekler olduğu anlaşılır. Kadınların sorumlusu olmadıkları bir alışverişi bırakmaları için, onları da kapsayan böyle bir emir verilmiş olması beklenmez. Nitekim Cuma 10. ayette geçen “Allah’ın lütfundan (rızkınızı) arayın” emri, bir önceki ayette Cuma/9’da alışverişin yasaklanmasıyla kesintiye uğrayan rızık arama faaliyetinin sürdürülmesini amaçlar. Bu da, alışverişi bırakmaya dair emrin, geçim yükümlülüğü taşıyan erkeklere yönelik olduğunu gösterir.
Cuma/9’da geçen, cuma namazının farz olduğu kişilerin kimler olduğunu anlamamızı sağlayan “alışverişi bırakın” emri, kadınların sorumluluğunda olmayan bir alışverişi bırakmalarını emretmez. Bu alışverişi bırakma emrinin kadınları da kapsamadığını ispatlayan en güçlü delillerden biri, ailelerine rızık temin etmeleri farz olmadığından alışveriş yapma farziyeti olmayan çocukların, kölelerin ve hastaların da bu alışverişi bırakma emrinin kapsamına girmemeleridir. Cuma/9’daki cuma namazı çağrısıyla birlikte gelen “alışverişi bırakın” emri, bu cuma namazı çağrısının kimlere yönelik olduğunu da gösterir. 
Kadınlar, çocuklar, köleler ve hastaların alışveriş sorumluluğu/farziyeti bulunmadığı için, Cuma/9’daki “alışverişi bırakın” emrinin asıl muhatabının bu kimseler olmadığı anlaşılır. Kadınlar, çocuklar, köleler ve hastaların sorumlusu olmadıkları ve kendilerine farziyeti bulunmayan bir alışverişi bırakmaları için, onları da içine alan böyle bir emir verilmiş olması beklenmez.
Çünkü, Cuma 10’daki “Allah’ın lütfundan (rızkınızı) arayın” emri, bir önceki ayette alışverişin yasaklanmasıyla kesintiye uğrayan rızık arama faaliyetinin kaldığı yerden devam ettirilmesini amaçlar. Bu da, alışverişi bırakmaya dair emrin, geçim yükümlülüğü taşıyan kimselere yani erkeklere yönelik olduğunu gösterir. Zira geçim yükümlüsü olmayan, aileleri için rızık temin etme ve temel ihtiyaçları karşılama farziyetleri olmadığından alışveriş yapma farziyetleri olmayan kadın, çocuk, köle ve hastalara yönelik böyle bir alışverişi bırakma emri verilmemiştir. 
Dolayısıyla Cuma/9’daki eril sigayla gelen “Ey iman edenler” hitabı, “Allah’ın zikrine koşun” fiili, “alışverişi bırakın” emri ve eril sigayla gelen Cuma/10’daki “yeryüzüne dağılın” ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) arayın” emirleri, alışveriş ve rızık arama farziyeti olmayan kadınlara yönelik değildir, alışveriş ve rızık arama farziyeti olan erkeklere yöneliktir. Bu hakikati, Cuma/9 ve Cuma/10’daki eril sigayla (erkek zamirle) gelen ifadeler, ayetlerin bağlamı dikkate alındığında dolaylı biçimde destekler. 
Cuma Suresi 9. ayetteki ‘Ey iman edenler’ hitabıyla bildirilen cuma namazı emrinin muhataplarının kimler olduğu, bu ayetin ve devamındaki ayetin içeriğine bakıldığında anlaşılır. Zira bu ayette cuma ezanı okununca “Allah'ın zikrine koşun” ifadesiyle bildirilen cuma namazı emriyle birlikte alışverişin bırakılması emredilmiş, devamındaki 10. ayette namazın hemen ardından yeryüzüne dağılma ve Allah’ın lütfundan rızık arama emredilmiştir. Cuma namazı emri, alışverişi bırakma ve rızık arama emirleri aynı hitap içinde geçmekte ve hepsi aynı muhataba yöneliktir. Bu bağlam, cuma namazı emrinin kimlere yönelik olduğunun anlaşılması açısından belirleyicidir.
Alışveriş yapmak ve rızık aramak, köle, hasta, çocuk ve kadınlar için farz değildir. Alışveriş yapma ve rızık arama sorumluluğu bulunmadığından bu kimseler, alışverişi bırakma ve rızık arama emirlerinin muhatabı olmadıkları gibi, bu iki emirle birlikte verilen cuma namazı emri de onlara yönelik değildir. Bu da göstermektedir ki, cuma namazı da bu kimselere farz değildir. Çünkü cuma namazı emri, alışverişi bırakma ve rızık arama emirleriyle birlikte verilmiştir ve hepsi aynı muhataba yöneliktir. Yani cuma namazı emri, alışveriş ve rızık arama farziyeti olan erkeklere yöneliktir, erkeklere farz kılınmıştır.
Devam edeceğiz biiznillah.


Suat Altınbaşak

DİĞER YAZILARI 2026’ya Girerken Ayçiçek Yağı İhracatında Hedefler ve Beklentiler. (Ali Mamak) 01-01-1970 03:00 BEYİTLERLE DUALAR (23) ( Abdülkadir Menek ) 01-01-1970 03:00 GELECEĞİN ÖĞRETMENİ OLMAK (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 Sanat (Rengin Tok) 01-01-1970 03:00 Diline Sağlık Ersin Çelik: 01-01-1970 03:00 “Muhsin Yazıcıoğlu’nun Yokluğu, Türkiye’nin Vicdanındaki En Büyük Eksikliktir” 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA TARİHİ BİR ANTİK KENT, KRAL MİDAS’IN KENTİ “GORDİON” (Önder Güzelarslan ) 01-01-1970 03:00 Kalbin anahtarı. ( Aydın Babacan ) 01-01-1970 03:00 Hayat, yolculuğunda. (Aydın Babacan.) 01-01-1970 03:00 Ömür Kalemi İnsanın her hücresinde yaşamın şifresi saklıdır: DNA. ( Aydın Babacan ) 01-01-1970 03:00 KURBAN EDİLEN IŞIK ( Bedriye Arık Çambel ) 01-01-1970 03:00 Niçin yazıyorsun derlerse? ( Aydın Babacan  Aylardan Kasım. Yıllardan 2025.) 01-01-1970 03:00 İŞ KAZASI; Tedbirsizlik, Dikkatsizlik ve Usulsüzlüğün Planlı Bir Sonucudur.(Şerafettin YILDIZ) 01-01-1970 03:00 Karabağ Zaferi: Bir Milletin Onuru, İki Devletin Gururu (Halil Gökmen Atılan) 01-01-1970 03:00 Kadınlara cuma namazının farz olmadığının Kur'an'daki delilleri (1)  (Suat Altınbaşak) 01-01-1970 03:00 ÇEŞMELERİN HAYATIMIZDAKİ FONKSİYONU (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 MELEKLERİN YIKADIĞI SAHABE: HANZALA BİN EBÛ ÂMİR, (Uğur Utkan) 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET: 102 YILDIR AYNI İNANÇLA… (Gülşen KILINÇER) 01-01-1970 03:00 “12 Yılın Ardından Değişmeyen Tek Şey: Bekleyiş” (Hülya Kuşin ) 01-01-1970 03:00 LEZZETİYLE DÜNYACA TANINAN KIRKAĞAÇ KAVUNU (Önder Güzelarslan ) 01-01-1970 03:00 DİL MİLLET DEMEKTİR (M. Adıbeş) 01-01-1970 03:00 Çin İşkencesi (Rengin Tok) 01-01-1970 03:00 Millî Mücadele’mize Manevî Güç Veren Müesseseler ve Şahsiyetler (Uğur Utkan) 01-01-1970 03:00 Mesele İnsan Olabilmek (Aydan Kurt) 01-01-1970 03:00 MEZOPOTAMYA’NIN KADİM KÜLTÜRLER ŞEHRİ GAZİANTEP’TE BÜYÜLEYİCİ GÜZELLİK “RUMKALE” (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 SUMUD KAHRAMANLARI (Abdülkadir Menek) 01-01-1970 03:00 SANAT NEDİR? (Uğur Utkan) 01-01-1970 03:00 İslam'da sünnet olmak yoktur diyenlere reddiye (Suat Altınbaşak) 01-01-1970 03:00 Kim Kiminle? (Bahruz Farukoğlu) 01-01-1970 03:00 VATANIN KALBİ ORMANLARIN DERİNLİKLERİNDE SAKLIDIR (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 MODERN ÇAĞIN SANAT TÜRÜ: ÇİZGİ ROMAN 01-01-1970 03:00 Farklı ülkeler, Farklı ırklar (Elif Küçük) 01-01-1970 03:00 YANERA (Şerife Ârî) 01-01-1970 03:00 ASİMİLE OLMA (Edibe Ari) 01-01-1970 03:00 SAVAŞLARLA GEÇEN BİR ÖMÜR: TOKTAMIŞ HAN (Uğur Utkan) 01-01-1970 03:00 DENEME SÜRESİNDE İŞÇİ VE İŞVEREN HAKLARI (Şerafettin YILDIZ) 01-01-1970 03:00 ULU HÜNKÂRIN FİLİSTİN VE GAZZE HASSASİYETİ 01-01-1970 03:00 İstiklâlimize Menzil ve Meşale Olan Sarıklılar Ocağı: Özbekler Tekkesi 01-01-1970 03:00 Tek Dişi Kalmış Canavara Dönmüş Pabucumun Medeniyeti (!) Fransız Emperyalizmi 01-01-1970 03:00 SABIRLA İŞLENEN SANAT: “AHŞAP YAKMA RESİM SANATI” (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISINIZ? (Aydan Kurt) 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Ürkünçlüğü 01-01-1970 03:00 DÖRTLÜKLER (33) ELİM VAZİYET (Abdulkadir Menek) 01-01-1970 03:00 BİR FERDİ ZEYREK BAŞKAN GEÇTİ BU DÜNYADAN (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 EZAN VE ADNAN MENDERES (Abdulkadir Menek) 01-01-1970 03:00 BEYİTLER (55) RUHUM VE BEN (Abdulkadir Menek) 01-01-1970 03:00 Güçlü Anneler Güçlü Türkiye 01-01-1970 03:00 YEŞİLİN VE MAVİNİN BULUŞMA NOKTASI: ANTİK ÇAĞDAN GÜNÜMÜZE FOÇA 01-01-1970 03:00 AL BİRİNİ, VUR ÖTEKİNE... (Aydan Kurt) 01-01-1970 03:00 DÖRTLÜKLER (32) (Abdulkadir Menek) 01-01-1970 03:00 İSTANBUL’DA DEPREM TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ? (Araştırmacı Yazar Bedriye Arık ÇAMBEL) 01-01-1970 03:00 Hak’la Sohbet: Her Göz Bir Ayet, Her Söz Bir İşaret (Levent Topaloğlu) 01-01-1970 03:00 ŞERRİN İÇİNDEKİ HAYIR ( Levent Hüdayi Topaloğlu ) 01-01-1970 03:00 Tarihte Nam Salmış Türk Komutanları (Bahruz Farukoğlu) 01-01-1970 03:00 Gazze'nin Çığlığı Arşı Titretiyor: İnsanlık Nerede Saklanıyor? ( Deniz Karabağ ) 01-01-1970 03:00 GELECEĞİN YAZARLARI PROJESİ (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 Umudun ve Direnişin Satırları (Aynur Bozkurt) 01-01-1970 03:00 Bil ki, Rabbin sana da selam gönderdi 01-01-1970 03:00 TDT Konsepti – Turan Töresi ( Bahruz Farukoğlu ) 01-01-1970 03:00 UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE PROJESİ ULUMED 01-01-1970 03:00 TEMBELHANE YANIYOR! OYALANMA ZAMANI DEĞİL (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 BEYİTLERLE DUALAR (20) ( Abdulkadir Menek ) 01-01-1970 03:00 Neden Yahu? ( Levent Topaloğlu ) 01-01-1970 03:00 Aziz ve Büyük Türk Milletim, 01-01-1970 03:00 ------İmanın Ağırlığı ( Levent Hüdayi Topaloğlu ) 01-01-1970 03:00 Adalet, Ahlak ve Örf: Herkese Lâzım! ( Halil Dalman ) 01-01-1970 03:00 Macera aramaya gerek yok ( Üreticinin hizmetkârı Engin Akyol ) 01-01-1970 03:00 REİS Aziz ve Büyük Türk Milletim, ( Bəhruz Farukoğlu ) 01-01-1970 03:00 SESLER ÂLEMİ 01-01-1970 03:00 NEVRUZ ( Bəhruz Farukoğlu ) 01-01-1970 03:00 Beyitler (54) ŞEYTAN VASFI (Abdulkadir Menek) 01-01-1970 03:00 Ramazan Bize Değdi mi? 01-01-1970 03:00 KINALI KUZU GÖRDESLİ MAKBULE HANIM (Önder Güzelarslan) 01-01-1970 03:00 KULLUK YA DA BENLİK YOLLARI (Levent Hüdayi Topaloğlu.) 01-01-1970 03:00 Oyunu Kuranlar Kazanır -2 Aziz ve Büyük Türk Milleti, (Behruz Farukoğlu) 01-01-1970 03:00 İLAH’INLA TANIŞ (Levent Hüdayi Topaloğlu 11.03.2025) 01-01-1970 03:00 BİR AĞLASAM GÖZYAŞIM MARDİN’E ULAŞIR (Aydan Kurt) 01-01-1970 03:00 KAPANMAYAN HESAP (Gülcan Celayir) 01-01-1970 03:00 UKRAYNA... SONUÇ! ALINACAK DERSLER! ( E. Yb. Halil MERT Strateji ve Yönetim Uzmanı Elektrik-Elektronik Mühendisi ) 01-01-1970 03:00 SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ. (Behruz Farukoğlu) 01-01-1970 03:00 Hocalı 33 (Behruz Farukoğlu) 01-01-1970 03:00 BİLGİSAYAR OYUN BAĞIMLILIĞI (Bedriye Arık Çambel) 01-01-1970 03:00 O ÇOCUĞU ARIYORUM (Mahir ADIBEŞ) 01-01-1970 03:00 "BESLE KARGAYI, OYSUN GÖZÜNÜ" (Mahir ADIBEŞ) 01-01-1970 03:00 BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA KAR YAĞARDI (Mahir ADIBEŞ) 01-01-1970 03:00 Fıstığın Başkenti Manisa mı Oluyor? 01-01-1970 03:00 Dostlarım Alınmasın 01-01-1970 03:00 DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (WHO) ARDINDAKİ BİLİNMEYENLER (Hacer Hülya Karadağ) 01-01-1970 03:00 Mübarek günler lütf-u ilahîdir. İstifade etmek duası ile. (E. Yb. Halil MERT) 01-01-1970 03:00 BİR KELİME İLE... (Aydan Kurt) 01-01-1970 03:00 Şeker Pancarında Elementer Kükürtün Önemi 01-01-1970 03:00 İlaçların Psikolojisi 01-01-1970 03:00 MİLLET VE ORDU 01-01-1970 03:00 Gözyaşı ( Mustafa Said İşeri ) 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞEY AMA HİÇ BİR ŞEY... ( Aydan Kurt ) 01-01-1970 03:00 NELERİ KAÇIRIYORUZ... 01-01-1970 03:00 YOLCULUK ( Şükran Yüztaş ) 01-01-1970 03:00 HAZ VE HIZ ÇAĞINDA DURABİLMEK ( Gülhanım Can ) 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN ( Ergün DUR ) 01-01-1970 03:00 GÜNCEL ÖZGÜRLÜK ( Aydan Kurt ) 01-01-1970 03:00 EMEKLİLER YENİ YILDA ZAM İSTİYOR ( Bedriye Arık Çambel ) 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Almanya İşsizlik Maaşı Şartlarının Karşılaştırılması ( DAVUT AKAR MALİ MÜŞAVİR BİLİRKİŞİ ) 01-01-1970 03:00 KÜSMEK NEDİR BİLİRMİSİN? ( 01-01-1970 03:00 AHLÂKÎ ÇÖKÜNTÜ , TERÖR VE EKONOMİK SIKINTILAR ( BEDRİYE ARIK ÇAMBEL ) 01-01-1970 03:00 DÜŞMAN DEĞİŞİYOR VE ÇOĞALIYOR. ŞARTLAR DEĞİŞİYOR... BİZ? BİZ NE YAPIYORUZ? ( E. Yb. Halil MERT Strateji ve Yönetim Uzmanı Elektrik-Elektronik Mühendisi ) 01-01-1970 03:00 Baykar: Bahçekent'in Gururu ve Türkiye'nin Yüz Akı ( Ercan Kutlu ) 01-01-1970 03:00 HEPİMİZ ŞEYDA YILMAZ, HEPİMİZ NARİN'İZ ( Bedriye ARIK ÇAMBEL ) 01-01-1970 03:00 Şeker Pancarın da Duyarlılık Ve Bilinç ( Engin Akyol ) 01-01-1970 03:00 DUYGULARINIZ AKLA, AKLINIZDA VAHYE BAĞLI OLARAK YAŞAYIN EMRİNE UYULSAYDI NARİNİ KİM ÖLDÜREBİLİR, 01-01-1970 03:00 ANNE-BABA OLMAK İÇİN YETERLİLİK ŞART MI? NARİN OLAYI ÜZERİNDEN DÜŞÜNCELER 01-01-1970 03:00 BİR İNSAN NEDEN SİGARA İÇER? ( Bedriye Arık Çambel ) 01-01-1970 03:00 Minimalist Yaşam Tarzı ( Rengin Tok ) 01-01-1970 03:00 Köylülerin Kazancını Arttıracak Kooperatif Modeli: Aracıları Aradan Çıkarın., (Ercan Kutlu) 01-01-1970 03:00 KAYNAŞTIRMA VE ÖZEL EĞİTİMDEKİ EKSİKLİKLER, YANLIŞLAR ) 01-01-1970 03:00 “HAYATIN KENDİSİ MUHASEBE DEĞİL Mİ?” Her İnsanın Hayatının Muhasebesi vardır Elbet. ( FİLİZ YILDIZ ŞİMŞEK SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİR – BAĞIMSIZ DENETÇİ ) 01-01-1970 03:00 160 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNUNDAKİ DEĞİŞİKLİK İSTİSMAR ALANI OLABİLİR Mİ? 01-01-1970 03:00 Popüler Kültür ( Rengin Tok ) 01-01-1970 03:00 FEYHAN YAŞAR RAHMETLİ BABANIN KEMİKLERİNİ SIZLATMA ( EYÜPHAN GÜNDOĞDU ) 01-01-1970 03:00 Rüzgar olabilsem    ( Ahmet İLBAŞ ) 01-01-1970 03:00 BİRAZ ESKİLERE GİDELİM (3)    ( Selma Erarslan Oşlu ) 01-01-1970 03:00 Tüm renkleri getirsek bir araya ( Ozanı Ahmet ) 01-01-1970 03:00 SEVEBİLMEK ( Ahmet İLBAŞ ) 01-01-1970 03:00 ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER VE SOSYAL MEDYA  01-01-1970 03:00 Sömürge Tarihi  01-01-1970 03:00 AİLE HERŞEYİMİZ  ( Züleyha ÇAĞLAYAN ) 01-01-1970 03:00 İran'da Sıcak Siyasi Cuma 01-01-1970 03:00 BİRAZ ESKİLERE GİDELİM (1) 01-01-1970 03:00 Bahar yenilenmek, yeniden doğmak. ( Özel Gereksinimli Bireyler Derneği Kurucu Üyesi Selma Erarslan Oşlu ) 01-01-1970 03:00 EVET; GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VARDIR!!! 01-01-1970 03:00 ÖZEL BİREYLE BAYRAM. ( Selma Oşlu Özel gereksinimli bireyler derneği kurucu üyesi ) 01-01-1970 03:00 Ebeveynler, Özel Bireyli evlâtları İçin Neler Yapar?  ( Selma Eraslan Oşlu  Özel Gereksinimli Bireyler Derneği Kurucu Üyesi. ) 01-01-1970 03:00 SABRIN EN GÜZEL HALİ.  ( Selma Eraslan Oşlu ) 01-01-1970 03:00 Teşekkür Ederim Meleğim, Büşram Anılar... Anılar ( Selma OŞLU ) 01-01-1970 03:00 Sevgiyle Dolu Bir Hayatın  ( Yazar Elif TAŞ ) 01-01-1970 03:00 "KORUCU" PARTİ!, Elif TAŞ, 01-01-1970 03:00 BABAMA MEKTUP ( SELMA MERİÇ ) 01-01-1970 03:00 Arda Güler’in gol sevinci ve tevekkülü anlamlandırması ( Mustafa Saîd İşeri ) 01-01-1970 03:00 Batılı İdeoloji ( Rengin Tok ) 01-01-1970 03:00 KİMİZ BİZ?  ( Ayla YILDIRIM ) 01-01-1970 03:00 KİM GİTTİ KİM KALDI?  Bu gün bir cenaze töreninde Sn. ERDOĞAN ve Sn. SOYLU’yu bir arada gördüm . İçime düşen tek bir soru vardı onlara bakınca.  Cumhurumun kıymetli Reisi;  ( ZEHRA ÇAĞLAYAN ) 01-01-1970 03:00 'Fahri Bey mi?', 'Buyurun benim', 'Siz sigara içmiyormuşsunuz', 'Dogrudur', 'Ustelikte de sigara düşmanımıyşınız', 'O da doğrudur.' '31 Mayıs Dünya Sigara İçmeme Günü', 'Ne güzel.. ( FAHRİ TUNA ) 01-01-1970 03:00 KEDİ KÖPEK POLİTİKASI (Mahir Adıbeş ) 01-01-1970 03:00 SEVGİ NEYDİ? ( Bedia OKUÇ ) 01-01-1970 03:00 AHLÂK NEREYE SAKLANDI?  ( Ayla YILDIRIM ) 01-01-1970 03:00 SİS PERDESİNİ  ARALAYINCA (Züleyha ÇAĞLAYAN ) 01-01-1970 03:00 KURBANIMIZ BAYRAM OLA! ( GÜLAY YILMAZ ) 01-01-1970 03:00 TEMİZ ENERJİ FUARININ ARDINDAN, (Önder Güzelarslan ) 01-01-1970 03:00 DÖRTLÜKLER (29) AİLE ( Abdülkadir Menek ) 01-01-1970 03:00 İSRAİL'E OSMANLI TOKADI ŞART ( Abdullah  Taşkın ) 01-01-1970 03:00 YÜRÜMEK ( Şükran Yüztaş ) 01-01-1970 03:00 Makineleşmiş İnsan Yığınları ( Rengin Tok ) 01-01-1970 03:00 Çocukları +18 İçerikten Koruyun ( Bilişim Uzmanı ve Danışmanı Usta Öğretici Eğitmen Serkan GÜL ) 01-01-1970 03:00 Neredesin (Sena Şengül) 01-01-1970 03:00 MİLLÎ SİYÂSETİ ZAÀFA DÜŞÜREN HUSUSLAR... BİRLİKTE HÂREKET VE ERDOĞAN'LA YENİ BİR YÜRÜYÜŞ! NASIL? 01-01-1970 03:00 Vatanımızın Sınır Taşı, Erzurum'un Dadaşı, Aşıklık Geleceğimizin Büyük Üstadlarından Aşık Sümman'i Evladı, (Adnan  Şimşek) 01-01-1970 03:00 MUSTAFA RÜŞTÜ ERDELHUN PAŞA 01-01-1970 03:00 Bu Çağda yaşamak (Aycan Yüztaş) 01-01-1970 03:00 SÖYLEMDE MÜSLÜMAN EYLEMDE NESİN? ( Mesut Cihat ) 01-01-1970 03:00 İNSAN  Doğmadan hiçtir  Ölunce hiç  olur, 01-01-1970 03:00 GÖKYÜZÜ AYNI GÖKYÜZÜ,  YERDE AYNI AMA IKISI ARASINDA DEGISEN OLAYLAR,KIŞILER VAR. ( Tülay Gürel ) 01-01-1970 03:00 AHLAKI SOYULAN SOYUT KİMLİKLER ( Mesut Cihat ) 01-01-1970 03:00 Masum duygular ( Huriye Niyet ) 01-01-1970 03:00 Ne çok anlam yüklendi ( Aycan Yüztaş ) 01-01-1970 03:00 Girişimcilik: Dünya Değişirken Yenilikçi Fikirlerin Gücü, Davut AKAR  Mali Müşavir (Davut AKAR  Mali Müşavir) 01-01-1970 03:00 İNSAN 01-01-1970 03:00 Söz konusu CANIM SOKAK ÇOCUKLARIYSA Akan sular durur, Zaman durur. Yazdıklarımız, Söylediklerimiz durur. Hepsi… Evet, hepsi için… Onlar en sade en aydınlık En gülpembe, en fidanlık AMA İNSANLIK DURMAMALI Bütün sokak çocuk 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇOCUĞU  Bir çiçek tomurcuklanır. Çiğ düşer yüreğine. Bir rüzgâr eser , çok uzaklardan. Bir rüzgar ki , Hoyratça , Delicesine. Savurur oradan oraya., ( SELMA MERİÇ ), 01-01-1970 03:00 İÇİM ÜŞÜR  Sokak Çocuklarına  Karanlık sokaklar ıssız, Köşe kuytular çaresiz. Kaldırımlar zaten nemli, Soğuk desen acımasız. ( Nursel Camcı ) 01-01-1970 03:00 Büşra Özden Koç ( SOĞUK ODALAR ) 01-01-1970 03:00 BİRAZ BEN GİBİ ( Aycan Yüztaş ) 01-01-1970 03:00 Allah'ın Planına Güven | 2 ( Semina Habibe AYDIN ) 01-01-1970 03:00 Yaşanabilir Bir Toprak  ve Sürdürülebilir  bir Üretim İçin  ( Engin Akyol ) 01-01-1970 03:00 DÖRTLÜKLER- GAZZE (27) (Abdülkadir Menek) 01-01-1970 03:00 ZALİM ZULMÜYLE HÜKMEDEMEZ (Mesut Cihat) 01-01-1970 03:00 ÜLKEMİZDEKİ BÜROKRASİ VE YOZLAŞMA.. ( Ahmet Bereket ) 01-01-1970 03:00 KÖKSÜZLÜK   ÖKSÜZLÜK MÜ? 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE EMPATİ VE SEMPATİ (Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar) 01-01-1970 03:00 ÜMİTSİZ DEĞİLİZ  Fakat müslümanların hali pürmelali,  bizi ciddi üzüyor ve endişelendiriyor.  ( Kamil Nazım Kankılıç) 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE EMPATİ VE SEMPATİ  (Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar) 01-01-1970 03:00 Mustafa Böyükata Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi 01-01-1970 03:00 YAZSAM KALEMİM TİTRER, SUSSAM YÜREĞİM... AKSA... (Gülay Yılmaz) 01-01-1970 03:00 CÂLÛT’LA SAVAŞA GİDERKEN HEPİMİZ İMTİHAN NEHRİNDEN İÇMİŞİZ (Ravza Zeybek) 01-01-1970 03:00 100. Yılda Yüzlercesine… ( Mustafa Böyükata Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi ) 01-01-1970 03:00 BİR KAHVE MOLASI HAYATINIZI KURTARABİLİR  ( Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar) 01-01-1970 03:00 BİR KAHVE MOLASI HAYATINIZI KURTARABİLİR ( Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar ) 01-01-1970 03:00 KANAYAN YARAMIZ: SAĞLIKTA ŞİDDET (Mustafa Çalışan) 01-01-1970 03:00 Gün ağarınca sokağın yolunu tutardik. (Pınar Öter) 01-01-1970 03:00 MOTOSİKLET SÜRÜCÜLERİ DİKKAT (Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar) 01-01-1970 03:00 ARAÇ KULLANACAKSAN ASLA ( Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar ) 01-01-1970 03:00 SERVİS ARAÇLARI (Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar) 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE ÖNCE ÇOCUK (Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar) 01-01-1970 03:00 Onun doğumu neden bu kadar önemli? (Hafız Musab Yazgan) 01-01-1970 03:00 Mevlid Kandilimiz mübarek olsun… (Mürsel ASILDAN DEVLET-İ ALİYYE OCAKLARI KÜTAHYA İL BAŞKANI) 01-01-1970 03:00 ÇAMDİBİLİ BİR KOMANDO ERİN HİKAYESİ (MURAT GÜLŞAH) 01-01-1970 03:00 HIZDA EN KÜÇÜK HATA ÖLDÜRÜR  (Şener DANYILDIZ) 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE HAYAT KURTARAN ALTIN KURALLAR ( Şener DANYILDIZ Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar ) 01-01-1970 03:00 MESELE DAVA ADAMI OLARAK ÖLEBİLMEKTİR.. Yaratan, yaşatan ve yöneten Allah (CC) 'ın adıyla. (ÖMER OKUDAN /SAMSUN) 01-01-1970 03:00 EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ, ANADOLU BEYEFENDİSİ YAZAR MUSTAFA USLU (Önder Güzelarslan ) 01-01-1970 03:00 SÜRÜCÜLER VE KURALLAR (Şener DANYILDIZ) 01-01-1970 03:00 UYUDUĞUN YETMEDİ Mİ? ( Ömer OKUDAN /SAMSUN ) 01-01-1970 03:00 BEYİTLER (46) SABIR VE TAHAMMÜL (Abdulkadir Menek) 01-01-1970 03:00 TRAFİK İŞARETLERİ VE KAZALARA ETKİSİ (Şener DANYILDIZ) 01-01-1970 03:00 PRANGALARI KIR EY MÜSLÜMAN (Ömer OKUDAN ) 01-01-1970 03:00 Peki neden? (Gülhanım Can) 01-01-1970 03:00 Denizi Sevmek, Onu Yaşamak (Pınar Öter) 01-01-1970 03:00 YENİ TÜRKİYE DE BELEDİYECİLİK (Ömer OKUDAN) 01-01-1970 03:00 HERŞEY MADDİYAT MI? (Ömer OKUDAN) 01-01-1970 03:00 MİLLİ STRATEJİK KONSEPT, BÜYÜK TÜRKİYE VİZYONU VE YENİ TÜRKİYE YÜZYILI ( ŞENER MENGENE) 01-01-1970 03:00 ÜRETİCİLERE REHBER OLUNMALI (Engin Akyol) 01-01-1970 03:00 FAİZSİZ EKONOMİ VE GÜÇLÜ TÜRKİYE EKONOMİDE KALICI ÇÖZÜM (ŞENER MENGENE) 01-01-1970 03:00 Huzur un anahtarı (Ömer OKUDAN) 01-01-1970 03:00 Huzur un anahtarı (Ömer OKUDAN) 01-01-1970 03:00 KISSADAN HİSSE (Fahri URHAN) 01-01-1970 03:00 HZ İBRAHİM BİN EDHEM (HALİME GÜL) 01-01-1970 03:00 Koruyan, kollayan ve bağışlayıcılığı bol olan Allah’ın ismi ile başlarım. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi af ve mağfireti tüm kardeşlerimin üzerine olsun. Değerli Kardeşlerim! (Fahri URHAN) 01-01-1970 03:00 DUANIN GÜCÜ (Fahri URHAN) 01-01-1970 03:00 ANA BABAYA SAYGI (Fahri URHAN) 01-01-1970 03:00 EĞİTİM (Fahri Urhan) 01-01-1970 03:00 Bir ay sonra göreceğiz… ( Ali Çiçen) 01-01-1970 03:00 ABDEST (Fahri Urhan) 01-01-1970 03:00 YETİM HAKKI (Fahri Urhan) 01-01-1970 03:00 YARINLARIMIZIN TEMİNATI ÇOCUKLARIMIZ İÇİN NEFESİMİZ YETTİĞİNCE ANLATMAYA DEVAM... (Ahmet BEREKET) 01-01-1970 03:00 Güne günümüze bir bakış, bizim istediğimiz… 01-01-1970 03:00 AÇIK MEKTUBUMDUR. (Alper Tan) 01-01-1970 03:00 Bizim 23 Nisanlarımız (Mustafa Böyükata) 01-01-1970 03:00 RAHMET VE MAĞFİRET AYI: RAMAZAN'I ŞERİF (Hafız Muhammed Musab Yazgan) 01-01-1970 03:00 Küresel Isınma İçin Mücadeleye Varmısınız (Engin Akyol) 01-01-1970 03:00 NEVŞEHİR DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 YAŞANABİLİR BİR ÜRETİM İÇİN (Engin Akyol) 01-01-1970 03:00 RAMAZAN AYI'NIN GÜZELLİĞİ (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 TOPLUM OLABİLMEK (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 KARANLIĞIN İÇİNDEKİ IŞIK (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 GÜVEN Mİ ? (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 YIKILAN UMUTLAR (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 ÖLÜM BİR SON MUDUR? (Özlem GÜRBÜZ) 01-01-1970 03:00 DEPREM MEKTUPLARI (2) BİZE KEFEN GÖNDERİN... (Safiye Çetinkaya) 01-01-1970 03:00 KURTÇU "...DERLERDİ BİZE ! (Mevlüt Kaleli) 01-01-1970 03:00 İyilik Ve Kötülük Hayat, iyilik ve kötülük arasında geçen bir zaman dilimidir. (Savaş Yılmaz) 01-01-1970 03:00 UMUT EKİP... HAYALLER KURUYORUZ.. (Aydan Kurt) 01-01-1970 03:00 Bu Devirde Devlet Yardımı Olmadan Cennete Girmek Çok (Burhan Bozgeyik) 01-01-1970 03:00 SÜVEYDA DA TEMİZLİK (Mehtap Yücel) 01-01-1970 03:00 Sorumluluk Sahibi Olan İnsanın Dünya Macerası, Prof. Dr. Namık Kemal Okumuş 01-01-1970 03:00 KAÇIRDIKLARIMIZ (Mehtap YÜCEL) 01-01-1970 03:00 Derinlik (Mehtap Yücel) 01-01-1970 03:00 Hayat Sizce Nedir? (MEHTAP YÜCEL) 01-01-1970 03:00 Gecenin Ucunda (Gülhan Kartal Ressam / Şair) 01-01-1970 03:00 SAÇMALAYAN HERKESİ TUTUKLAYACAKMIYIZ? 01-01-1970 03:00 Çocuklar, Anne Ve Babalarının Yazdıkları Senaryoyu Oynamak İçin Hayallerinden Vazgeçmek Zorunda Değiller! (Nurdan GÜLER ) 01-01-1970 03:00 SÖZ KONUSU HAKK İSE (Fatma Nur Özcan) 01-01-1970 03:00 SAVAŞIN GÖZYAŞLARI , FATMA NUR ÖZCAN 01-01-1970 03:00