KAHVALTI 
Bitirmek zor fabrikada vardiyayı. Birde gece vardiyası olursa iki kat daha  zordur. Çünkü geceler insanların dinlenme zamanıdır.
Güneş yüzünü fabrikanın doğudaki penceresinden gösterince tozların havada uçuştuğunu görürsünüz ve rahatlarsın artık sabah oluyor. Vardiya bitiyor diye. Oysa midene kadar inen bu tozun bir kısmı toz toprakken bir kısmıda kimyasaldır.
Saat yedi kırkbeş. Makinalar temizleniyor. Raporlar düzenleniyor. Soyunma odasında temiz elbiseler giyinip, servislerle çarşıya iniliyor. Kahvede biraz laflanıyor. Bazen bir kaç el oyun oynanıyor. Artık herkes evine dağılıyor. Yolun üstünden fırından kahvaltı için bir ekmek alıyorsun. Sıcak mis gibi ekmek.Ramba yolda yürüyorsun. Gece uyumadığınız için güneş artık gözlerinizi rahatsız ediyor. Arada gözlerinizi kapatıp öyle yürüyorsunuz. Aslına bakarsanız ayaklarınızda yürümek için çok istekli değil.
Sonra apartmanın önüne geliyorsunuz Maksude Abla mutfağın penceresinden, " Kerim ablası çay içermisin? " Diyor. " İçerim abla." Diyorum. Bir bardak çayı mutfağın penceresinden alıyorum. " Ekmeğine salça süreyim." Diyor. Ve Ekmeğimi uzatıyorum. Ekmeğimi kopartıyor. Salça sürüp tekrar bana uzatıyor. Salçalı ekmeği ısırıyorum. Çayımdan bir yudum içiyorum. Kendi kendime " Bu yaptığım en güzel kahvaltı olmalı." Diye düşünüyorum.