SELHAN ÖZDEMİRLE DUYGU SELİ: SEKSENLİ YILLAR

Ben küçücük bir kız olsam da hayal meyal hatırlıyorum. Kızlarda saçların  aslan yelesi kesimi, arabaların köşeli, ilişkilerin daha samimi yaşandığı yıllardı. Ah o  seksenli yıllar...

Seksenler denince  insanın aklına renkli mahalleler, kapı önünde oturan komşular, sokakta oynayan çocuklar, eve gel'diye evladına bağıran anne sesleri akla gelir. O kadar çok anlatıldı ki , dizilere konu olan o yılları çok iyi hatırlıyor gibiyim. Saçlar havaya dikilir, spreyler sonuna kadar sıkılırdı. 80lerin bir karakteri vardı. Arabesk kasetler su koyuverirdi. Bozulunca sarılırdı. Erkekler kızlar kabarık saçlarla dolaşırdı. Üzerine yağmur yağan saçtan su damlası sekerdi. Her arabanın bir havası vardı. Şahin, Doğan, Kartal, Anadol, Toros. Karşıdan görünce tanınırdı. Günümüzde hepsi birbirine benziyor. Bir de kasetçalar ı varsa o kişinin havasından geçilmezdi.Kaset takılır, müzik son ses. Kaset sarınca da kaseti kalemle geri sarmak  en gelişmiş  mühendislik harikasıydı sanki.???? Telefonun ağırlığı vardı. Evde olurdu. Ne internet, ne cep telefonu yoktu. Tv'nin bile havası çoktu. Bir program başladımı tüm aile toplanır ve dikkatle izlenirdi. Kumanda o da ne. TV nin yanına git. Aç, kapat. Mahallede herkes bir birini tanırdı. Filtre yok, kaypaklık yok. Hayat güzel olan yıllar. Şimdi sosyal medyada 80'ler modası var. Her ünlüyü, her kullanıcıyı yapay zeka ile 80'lere ışınlanmış gibi görebilirsiniz. O yılları anlatılanlardan ve  kulağımda kalanlardan sizlere anlatmaya çalıştım  Bugün ise  geldiğimiz noktada  hayatın ritmi sanki sevgisizlik, güvenemem e ile  o günlere göre kaçtı sanki. Seksenler dizisini hatırlarsınız. O döneme ait insan ilişkilerini anlatan mahalle dizisi. 2012 de TRT de başlayıp hayatımıza giren o dizi. Benim o  temiz ilişkilerin yaşandığı o günlere ışınlanasım var. Umudumu yitirmek ile beklemek arası bir yerdeyim. Sevgiye layık, güvenebileceğim, temiz ilişkilerle dolu  bir toplumda yaşamak istiyorum. Yoruldum.
Cemal Süreyya nın dediği gibi.

SENİ SENİN BİLE HABERİN OLMADIĞI ŞEYLERDEN DOLAYI SEVİYORUM. SEN BOŞUNA SAÇLARINI DÜZELTİYORSUN

İlişkiler karşılıklı iyiliğini isteme yönünde olmalı. Ne ara bu hale geldik. Hayat koşusturmasında ben bile anlayamadım. Bırakın ben demeyi biz demeliyiz ki kalkınıp bir yerlere gelelim. Birbirine dirsek atarak geçtiğin her yolda kesin ayağın kayar, düşersin. Ben bunu çok iyi bilirim. Bazen bu yaşımda 80'lere dönüp dizideki Ergun Plak'tan çok beğendiğim sanatçı arebeskin mihenk taşı Biricik'in kasetini alıp, kasetçalarıma takmak geliyor içimden. Bu vesileyle yakın zamanda hayatını kaybeden Seksenler dizisi oyuncusu Serhat Kılıç'ı saygıyla anıyorum. Mekanı Cennet Olsun. Hadi bakalım Selhan la o yıllara gitmeye ne dersiniz...