İKLİM KRİZİ
Yılın her ayında görülen ama ancak Sakarya 'da genellikle Ağustos ve Eylül aylarında haberlere konu olan akrepler, bu yıl kış uykusundan erken uyandı. Sakarya Veteriner Hekimleri Odası eski başkanı Mustafa Yıldız konuyla ilgili " Akrepler son zamanlarda iklim değişikliğine bağlı hava sıcaklığının artması, yağışlar akrepler için inanılmaz bir üreme, yaşam ortamı hazırladı. Eskiye göre daha hızlı üremeye başladılar. Bunların bir kısmı zehirli bir kısmı zehirsiz ama çoğunluğu zehirlidir." Şeklinde açıklama yapıyor. Ayrıca çevremizde yılanlardada buna benzer gözle görülen artış olduğunu görebiliyoruz. Peki bizlerin bu duruma olumsuz katkımız ne durumda?
Hiç düşündünüz mü?
Özel aracınızla gidiyorsunuz. Suyu içtiniz ve plastik şişeyi camdan attınız. Bu plastik şişenin doğaya karışması için 450 yıl geçmesi gerekiyor.Bebek bezleri için 550 yıl alimünyüm kututular için 200 - 300 yıl geçmesi gerekiyor. Varın gerisini siz düşünün.
Yine aynı şekilde bir cam şişeyi attınız. Böyle sıcak bir günde Güneşin ışınlarıyla mercek etkisi yapan şişe bir orman yangınına sebep olabilir ve artık yaz aylarında görmeye alışık olduğumuz o sahne kaçmaya çalışan ve yanarak ölen hayvanlar. Evde akşam televizyonda haberleri izliyor , o yanan kocaman ağaçları yanarak ölen hayvanları izliyorsunuz kendi kendize " Aman Allah' ım tam felaket" diyorsunuz ama gündüz kuru çayırların içine attığınız cam şişe aklınızın ucundan bile geçmiyor.
Piknik alanlarında işimiz bittiğinde bıraktığımız çöpler. Oysa işimiz bittiğinde hepsini bir poşete koyup en yakın çöp konteynırına atatabiliriz Böylece hem doğaya hem de kendimize karşı görevimizi yapmış olmazmıyız.
Ya sağ solda atılmış teneke bira kutuları. Herkes içip içmemekte özgür ama içtiğimiz teneke kutuları doğaya değilde çöp konteynerine atsak daha güzel olmaz mı?
Hemen hemen bütün ormanların altında gördüğümüz çöp yığınlarına ne? demeli.
Akarsu ve denizlere attığımız çöpleri bir görebilsek. Hiç tahmin edemeceğimiz kadar. Dahası var sanayi atıkları. Tarım ilaçları.
Bunun sonucunda bozulan ekolojik denge ve küresel ısınma ile birlikte doğal afetler malesef bizleri bekliyor.
Unutmayalım ki DOĞA İLE ŞAKA OLMAZ...
Bİr de engelli bir kardeşimiz, tekerlekli sandalye ile hayatını idame ediyor. Uzun yol yapıyoruz. Haliyle tekerlekli sandalyeyi otobüsün bagajına koyuyoruz. Mola yerlerinde çıkarma olasılığımız yok. Mola yerlerinde bizler için kimlik karşılığı kullanabiliceğimiz tekerlekli sandalye bulundurulabilir mi ? Diye yazarsanız diyor. Ben de görev kabul ettim.