KARİYER
Sosyal medyada okuduğum bir yazıdan alıntı yaparak başlamak istiyorum. Avrupada bir gün yüksek mühendis bir amcayla tanıştım.
Ne projeler yapmış.
Tüneller, köprüler, havaalanları vs...
Senin yaşında oğlum var dedi.
O da mühendis mi dedim.
Hayır işçi, duvar ustası dedi.
Dedim o nasıl oldu, mühendisin oğlu işçi olur mu?
Bizde olsa babam döve döve okutur mühendis yapar.
Adam kızdı.
Niye öyle diyorsun benim oğlum çok iyi bir duvar ustasıdır. Zorla kötü mühendis olacağına, iyi bir duvar ustası olmasının ne kötülüğü var dedi.
Adam gurur duyuyor oğluyla.
Utandım.
Utandım çünkü biz toplum olarak buyuz.
Böyle yetiştik, yetiştirildik.
Bizde zorlama var.
Mühendisin oğlu gerekirse zorla kötü bir mühendis yapılır,
iyi bir duvar ustası olmasına izin verilmez…”
Bizler meslekleri küçümsedik. Hatta bir insana kızınca hakeret etmek için amele, köylü, çoban gibi kelimeler kullandık. Çocuklarımızı zorla üniversite mezunu yaptık. Sonuç üniversite mezunu işsizler ordusu. Öbür yandan köyler boşaldı. Sanayide kalifiye işçi yok. Beden işçisi bulamıyorsunuz. Ustaya ihtiyacınız var ama usta yok.
Kariyer bir yerlere gelmek değildir. Kariyer işini iyi yapmaktır.