Fakire sürekli “yetin” demek, sorunu çözmek değil, sorunu sabitlemektir. Gerçek çözüm ise açıktır: Zengine daha az tüketmeyi ve daha çok paylaşmayı öğretmek.

Bahattin TIKNAZ (Gazeteci & Yazar ) Sapanca

30-03-2026 17:00

Fakire sürekli “yetin” demek, sorunu çözmek değil, sorunu sabitlemektir. Gerçek çözüm ise açıktır: Zengine daha az tüketmeyi ve daha çok paylaşmayı öğretmek.

Sabahın erken saatleriydi. Şehrin üzerini örten gri sessizlik, minarelerden yükselen Ezan sesiyle bölündü. Hutbeye çıkan hatip, her hafta olduğu gibi aynı çerçevede konuşuyordu: sabır, şükür, kanaat… Cemaatin en arka safında oturan adam ise bu sözleri artık ezbere biliyordu. Çünkü bu sözler, onun hayatının teorisi değil, zorunlu pratiğiydi.

Bu yazım bir serzeniş değil; bir tespit, hatta daha doğru ifadeyle bir eleştiridir.

Zira dinî söylemin sahadaki uygulamasına baktığımızda ciddi bir yön sapması gözlemlenmektedir. Yoksulluğun adresi yanlış tarif edilmekte, çözüm ise sürekli aynı sosyolojik gruba yüklenmektedir. Fakire sabır telkin etmek, akademik olarak da ahlaki olarak da eksik bir yaklaşımdır. Çünkü fakir zaten sabretmektedir. Bu, onun tercihi değil, mecburiyetidir.

Sorulması gereken temel soru şudur: Zaten yetinen birine daha ne öğretilebilir?

Arka saftaki adamın hikâyesi burada başlar. O, çocuklarına alamadığı bir ayakkabının hesabını sabırla kapatan, mutfağında eksilenleri şükürle örten biridir. Ona “yetin” demek, var olan bir davranışı tekrar etmekten öteye gitmez. Bu, pedagojik açıdan da işlevsizdir.

Ancak aynı kürsülerden zengine yönelik söylemler dikkat çekici biçimde zayıftır.

Oysa mesele tam da burada düğümlenmektedir.

Ekonomik adaletsizliklerin temelinde yalnızca üretim veya kaynak eksikliği değil, paylaşım iradesinin zayıflığı yatmaktadır. Bu, sosyolojik bir gerçekliktir. Dolayısıyla dinî söylemin yönü, aşağıdan yukarıya değil, yukarıdan aşağıya doğru yeniden yapılandırılmalıdır.

Hikâyedeki diğer karakter, mahallenin varlıklı ismidir. Sofrası doludur, imkânı geniştir; fakat paylaşım refleksi sınırlıdır. İşte burada devreye girmesi gereken şey, kuru nasihat değil, doğrudan ve sarsıcı bir hatırlatmadır:

Az yemek bir erdemdir. Paylaşmak ise bir zorunluluktur.

Dinî hitabetin tarihsel fonksiyonuna baktığımızda, yalnızca teselli eden değil, aynı zamanda dönüştüren bir yapı görürüz. Bu dönüşüm, zayıfa sabır telkin etmekten ziyade, güçlüye sorumluluk yüklemekle gerçekleşir. Aksi hâlde ortaya çıkan şey, adalet değil; yalnızca mevcut dengesizliğin kutsallaştırılması olur.

Bu noktada sert bir ifade kaçınılmazdır:

Fakire sürekli “yetin” demek, sorunu çözmek değil, sorunu sabitlemektir.

Gerçek çözüm ise açıktır: Zengine daha az tüketmeyi ve daha çok paylaşmayı öğretmek.

Arka saftaki adam hutbe bitiminde ayağa kalktı. Söylenenleri dinledi, ama içinde hiçbir şey değişmedi. Çünkü ona yeni bir şey söylenmemişti. Oysa kürsüden bir gün şu cümle yükselseydi, belki sadece onun değil, bütün mahallenin kaderi değişebilirdi:

“Ey imkân sahibi olanlar; sizin fazlanız, başkasının eksiğidir. Azaltın ki çoğalsın, verin ki denge kurulsun.”

İşte o zaman din, sadece bireysel teselli aracı olmaktan çıkar; toplumsal adaletin aktif bir unsuru hâline gelir.

Ve işte o zaman, mesele gerçekten çözülmeye başlar.

DİĞER YAZILARI Bir Göl, İki Büyükşehir ve Yıllardır Süren Sessiz Sömürü 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Kurulan Düzen: Su Kimin, Kazanç Kimin? 01-01-1970 03:00 Siyasal Söylem, Algı Yönetimi ve Toplumsal Çelişkiler Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmalarına Bir Gerçeklik Notu Üretmeden Paylaşım Olmaz Olamaz 01-01-1970 03:00 TARAFSIZ” VE “BAĞIMSIZ” GAZETECİLİK SÖYLEMİ!  01-01-1970 03:00 Ah Sapanca, derdin neydi ki 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Kuyumcu Vitrininde İlginç Görüntü: Altınların Üzerinde Uyuyan Kedi Dikkat Çekti 01-01-1970 03:00 Spreyleme & Bulut Tohumlama ile iklim mühendisliği tüm insanlığı tehdit ediyor. 01-01-1970 03:00 ‘’Yaya Geçidi mi, Ölüm Çizgisi mi?” 01-01-1970 03:00 “Sakarya’da Trafik: İhmalin, Plansızlığın ve Öncelik Hatasının Anatomisi” 01-01-1970 03:00 İktidarlar ve Yeni Dünya, Düzeni: Pedofili ve Görmezden Gelinen Bir Yapısal Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca: Bir Gölün Kalbinde Saklanan Zaman 01-01-1970 03:00 Bu Bir Uyarı Değil, İstifa Çağrısıdır 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü’ünden Taşan Sorun: Yetki Karmaşası ve Tek Yönetim Zorunluluğu 01-01-1970 03:00 Bu Şehirle Alay Ettiniz 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Diploma Tartışmaları, Yerel İktidar Mücadeleleri ve Sakarya Örneği Üzerinden Bir Okuma 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Kahvaltı Masası Değildir. Somut, takvimli, kararlı bir eylem planı açıklama zamanıdır. 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günüydü Sapanca’da 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya Hizmetin Önündeki Görünmez Engel: Bir “Diaspora” mı? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Yürütülen Algı Siyaseti ve Gerçek Sorumluluk Alanları 01-01-1970 03:00 HAFIZA, TUTARLILIK VE SİYASİ SEÇİCİLİK: SAPANCA GÖLÜ ÜZERİNDEN OKUNAN BİR YÖNETİM PARADOKSU 01-01-1970 03:00 Sakarya Valiliği Önünde Yatan Köpek İlgi Odağı Oldu 01-01-1970 03:00 Sapanca Belediyesi Kar Küreme ve Tuzlama Çalışmalarını Aralıksız Sürdürüyor 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Geç Kalmış Farkındalık mı, Kurumsal İhmalkârlığın İtirafı mı? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçeği:Görsel Manipülasyonla Değil Yapısal Cesaretle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Siyaset Değil Hesap Verilebilirlik Zamanı 01-01-1970 03:00 Siyasetin Diyeti ve Ödenen Faturalar 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölünü Kim Kirletiyor Hakikati Konuşmanın Zamanı Geldi 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya hizmet gelmiyor o zaman Kocaeli’ne bağlanalım kampanyası başlatma zamanı 01-01-1970 03:00 Sapanca’da çok geç olmadan su kiralamaları iptal edilmelidir. 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Halkın Suyu, Halkın Hakkı 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Adı Bizim, Hakkı Neden SASKİ ve İZSU’nun dur? 01-01-1970 03:00 Haavara Anlaşması ve Vaat edilmiş Topraklar’a dönüş 01-01-1970 03:00 Metrobüs Hattı Gerçekte; Halkın İradesi mi, yok ben yaptım Oldu bitti simi? 01-01-1970 03:00 Suyun ve Yeşilin Buluştuğu Cennet Sapanca ve Soğucak Yaylası 01-01-1970 03:00 Sakarya TALU Tekstil’de İşçi Çıkarmalar Başladı. 01-01-1970 03:00 ‘’Yerel Basının Aynadaki Yüzü” 01-01-1970 03:00 Parayı Yöneten, Dünyayı Yönetir mi? 01-01-1970 03:00 Ulaşım Vizyonu mu, Trafik Kabusu mu? Sakarya’ya Metrobüs mü Lazım, Trafik mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçekten Alarm Veriyor Su Çekilmesi ve Zehirli Kirlilik 01-01-1970 03:00 Rüstem KELEŞ eski görevine yeniden dönüyor iddası gündeme bomba gibi düştü. 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Metrobüs mü ? Trafik Kaos’u mu ? 01-01-1970 03:00 Kocaeli ve Sakarya arasında kalan Sapanca analizi 01-01-1970 03:00 Ülkemiz açlıkla Islah edilmeye mi? çalışılıyor 01-01-1970 03:00 Sporda renk kardeşiyiz ama diğer her şeyde aramızda uçurum var uçurum. 01-01-1970 03:00 Sakarya Üstü kapalı Eş Başkanlık ’lamı yönetiliyor? 01-01-1970 03:00 Yusuf Alemdar’dan CHP’li Belediye Başkanı’na beklenen tepkisi 01-01-1970 03:00 Üç Harfli Marketlerin Denetimlerinde, Ne Kadar İşlem Yapıldığı? Ne Kadar Ceza Kesildi? Kamu Oyuna Açıklayın... 01-01-1970 03:00 19 bin Euro'ya alınan bu cihazlar neden çürümeye terk edildi, Başkan Nihat Arda Şahin bu konuyla ilgili kurum içinde soruşturma başlatıp suç duyrusunda bulunacak mı?. 01-01-1970 03:00