Suyun ve Yeşilin Buluştuğu Cennet
Sapanca ve Soğucak Yaylası
Samanlı Dağları’nın serin eteklerinde, çam kokularıyla sarılmış bir vaha uzanır: Soğucak Yaylası. Burası yalnızca bir doğa parçası değil, adeta suyla yazılmış bir şiirdir. Her köşesinden fışkıran berrak dereler, karlı zirvelerden süzülüp gelir; kuş sesleriyle harmanlanmış bir melodi eşliğinde Sapanca Gölü’ne doğru yol alır. Yol alır almasına ama 2002 Yılından itibaren pırıl pırıl akan Pınar’lar önce dere olur dere göle akar göl olurdu.
Bu bölgedeki su kaynakları, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda hayatın kendisiydi. Çevredeki içme suyu kaynakları, yüzyıllardır yerel halkın su ihtiyacını karşılarken bölgede kontrolsüz kurulan ve tam denetlemek için başlatılan uygulamara karşı direnç gösteren su fabrikaları karşı Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin hem hukuksal hemde Sapanca Belediyesi yetkileri çerçevesinde mücadele veriyor fakat bu mücadeleye halkın desteği yetersiz kalıyor.
Sapanca Gölü’nün oluşumu, binlerce yıl önceki tektonik hareketlere dayanır. Yerkabuğunun bu sessiz ama güçlü oyunu, bugün Türkiye’nin en huzurlu göllerinden birini armağan etti bize. Göl, yalnızca balıkçılar ve kuş gözlemcileri için değil, ruhunu dinlendirmek isteyen herkes için bir sığınak gibi gözüksede gölden kontrolsüzce yağış miktarından fazla su çekilince belki gölün oluşumundan bu yana bu kadar su çekilmesi görülmemiştir. Göl dikine 3–3,5 metre derinlik olarak çekildiği gözlenmiştir,enlemesine metre ile ölçümlendiğinde 100 metre ölçümlenmiş bu da tarihinin en büyük çekilmesi olarak kayıtlara geçmiştir.
Turizm açısından bölge, dört mevsim farklı güzellikler sunar. İlkbaharda yaylalar çiçeklerle dolar; yazın serin orman yürüyüşleri yapılır. Sonbahar, yaprakların altın ve kızıl dansıdır; kış ise beyaz bir masal. Trekking, bisiklet turları, kamp alanları ve yayla festivalleri, bölgeyi canlı tutar.
Ancak bu güzelliklerin ömrü, bizim ona göstereceğimiz özen kadar olacaktır. Doğanın kalbi olan bu kaynakları korumak, gölü kirletmemek, yaylaların sessizliğini betonun gürültüsüne teslim etmemek hepimizin sorumluluğu. Çünkü unutmayalım: Su tükenirse, bu hikâye yarım kalır.
Bazen bir yudum su, bir ömür hatıra bırakır. Sapanca ve Soğucak Yaylası, işte tam da böyle bir hatıradır.