GÖKYÜZÜ ve YERYÜZÜ  

Vehbi Kara Dr. ( YAZAR )

07-08-2024 11:29

GÖKYÜZÜ ve YERYÜZÜ  

ayetlerinden  yüzünü  çevirmiş olanlar sadece Kuran'ı inkar edenler mi?  
Hayır! Bence maalesef vaaz ve hutbelerde hatta din derslerinde de gök yüzü ve yeryüzü ayetlerine yer verilmiyor.   O yüzden ateizm gibi inkarcılık cerayanlarına karşı dini söylemler tesir etmiyor diye düşünüyorum. 

Aşağıdaki ayette göğü (atmosferi-yakın gök) koruyucu kalkan kıldık buyruluyor. Aşağıdaki yazdıklarımızı- ilmi gerçekleri bilmeden göğün kalkan olduğunu anlayablir miyiz?
Bu konuda hazırladığımız bir yazı:

Burnumuzun ucunda adeta nöbet bekleyen hava, ayağımızın altındaki yeryüzü, bizi sırayla birbirine teslim eden gece ve gündüz, Güneş, bizim için kilometrelerce yol kat’eden bal arısı gibi canlılar… Şöyle bir baktığımızda, bütün varlıkların yaptıklarının ve işlerinin bize baktığını, bizim faydamıza olduğunu fark ederiz.
Oysa bu kâinat ve içindeki şeyler bizlere kendi arzularıyla hizmet etmezler.
Bizi Yaratan, sesler dünyasına karşı kulağımızı açmış, renkler ve ışık dünyasına karşı gözümüzü açmış, kafamıza da öyle bir dimağ, sînemize öyle bir kalp ve ağzımıza öyle bir dil koymuş ki, bu cihaz ve organlarla İlâhî lütuf ve ihsanların bütün çeşitlerini idrak edecek terazi ve âletleri de yaratıp vermiş. Kokuları, tatları ve renkleri, o âletlere yardımcı olarak vermiş. Sadece atmosfer ve içindekilerin her birisi birer ibret ve hakikat habercisi. İşte bütün bu yardımların sebebini ve sahibini hatırlatan bir âyet-i kerime:
“Hem göklerde ve yerde ne varsa, hepsini Kendi tarafından bir lütuf olarak hizmetinize veren de O’dur.” (Câsiye Suresi, 13)
Ve âyetin devamında, bu dünyanın ve hayatın anlamını çözebilenlere, yani Allah adına bakanlara işaret ediliyor:
“Elbette bunda, düşünecek kimseler için ibret vardır.”

Tek bir nefes hava alabilmemiz dahi, Dünya atmosferindeki gazların dengede tutulmasına bağlıdır. Atmosferin solunum için ideal yoğunlukta olması da, tesadüfün bu ince tedbire karışamayacağını anlatır.

Esrarengiz Filtre 

Havanın ilk katı olan Troposferin kalınlığı kutuplarda 8 km, ekvatorda ise 18 km kadardır. Üst kısımlara, sıcaklığın ani düşüş gösterdiği ara tabaka Tropopoz’a geldiğimizde, yerden 22 km yukarılara yükselmiş oluruz. Troposferden sonra gelen Stratosfer, yerden 50 km kadar yükseğe uzanır. Bu kısımda sıcaklık tekrar yükselir. 

Burası yüksek enerjili ve tehlikeli ışınların aşağıya geçit verilmediği yakalanma sınırıdır. Ozon üç atomlu bir oksijen molekülüdür. Bu moleküller güneş ışınlarının zararlılarını filtre eder. Güneşten gelen ultraviyole ışınları harika bir kimyevî denge reaksiyonuyla oksijenin Ozona dönüştürülmesinde kullanılarak burada yakalanır. 
.....

Evet atmosferin ilk tabakasında hava-toprak ve hava-deniz arasındaki görülen hayret verici incelikteki münasebet, bütün Güneş sistemi içinde sadece dünyayı, hayatın üzerinde tebesüm ettiği mümtaz bir gezegen haline getirmiştir. 

Karanlık ve soğuk uzay boşluğu içerisinde hızla yol alan, adına dünya dediğimiz sıcak ve şen bir yuva içinde bulunuyoruz. Burada ne aşırı soğukluk ne de aşırı sıcaklık var. Ilıman ve hoş bir iklim hüküm sürüyor. Yüzyıllar boyunca değişmemiş sabit ortalama bir sıcaklık var. Bunu daha iyi takdir etmek için yakın komşumuz Ay ile Dünyamızı kıyaslayabiliriz. Orada gündüzleri 120 dereceye ulaşan kavurucu bir sıcaklık, geceleri ise sıfırın altında 150 dereceye düşen dondurucu soğuklar hükmeder. Göktaşı sağanakları, ultraviyole ve kozmik ışınlarla delik olmuş; ıssız, sessiz ve ölü bir diyardır Ay. 

Havaya yeterli miktarda serpiştirilen Karbondioksit ve su molekülleri yüksek bir ısı tutma ve emme kapasitesine sahip kılınmışlar. Bu moleküller gündüzleri güneşin fazla ışınlarını emerler, neticede aşırı ısınma olmaz. Gece olup da güneş ışığını çekince hava molekülleri tarafından emilen ısı, bitki seralarında olduğu gibi korunur ve soğuk uzay boşluğuna bırakılmaz. Bu haliyle hava tabakası gündüz dünyayı güneşin ışınlarından koruyan bir perde, geceleri ise sıcaklığı saklayan bir battaniye gibidir. Diğer gezegenler böyle bir koruyucu tavandan mahrum bulunduklarından gündüz sıcaktan kavrulurken, geceleri de dondurucu soğukların tesiri altındadır. 

İklimlerin ayarlanmasında kullanılan diğer bir ayarlayıcı ise denizlerdir. Denizlerin karalardan daha çok olması çoğumuza garip gelebilir. Bizi üzerinde barındıran küreye kısaca ‘yer’ diyoruz. Yer aynı zamanda toprak mânâsına da gelmektedir. Oysa yeryüzünün büyük kısmı toprakla değil (onda yedisi) sularla kaplıdır. İyi ki böyle olmuş dememiz lâzım. Bu sayede ne kutupların dondurucu soğuğuna, ne de tropikal bölgelerin kavurucu sıcağına mâruz kalıyoruz. Şöyle ki gündüz güneşin ışınlarıyla çabucak ısınan kara, topladığı bu ısıyı tıpkı bir radyatör gibi çevresine yayar. Muazzam su kitlesi olan deniz ise, aldığı milyonlarca güneş kalorisine rağmen, ancak birkaç derece ısınabilir. Fakat ısındıktan sonra da, kolay kolay soğumaz. Denizler bu kadar bol olmasıyla, bir yandan iklimi düzene koyan ve aşırı ısınmayı ve soğumayı önleyen klima gibi vazife görürken, diğer yandan da bol buharlaşma sonucu, karaların suya olan ihtiyacını karşılamaktadır. Yeryüzü daha az denizle kaplı olsaydı, buharlaşma da o nispette azalacak, ve daha az yağış sonucu yeryüzü çölleşecekti. Bunlar hayatın sonsuz hikmetlerle hazırlanmış bir plâna göre yaratıldığını göstermiyor mu? 

Başımıza Yağan Taşlar

Atmosferin 50. km’sinde Stratosferi geride bırakırız. Bu katta irtifa 80. km’yi bulunca atmosferin orta katı sayılan Mezosfer’e varırız. Bu tabakanın bir vazifesi göktaşı sağanaklarına kalkan olmasıdır. Uzay yalnızca yıldızlar ve onların çevresinde dolanan gezegenlerden ibaret değildir. O koca boşlukta, iri kaya ve taşların dolaştığını biliyor muydunuz? Bu taşlar yerin çekimine kapılınca müthiş bir süratle atmosfere girerler. 

Yıldız kayması dediğimiz bu olayda atmosfere hızla giren göktaşları havayla temas edince yanarak mezosfer içinde toz haline gelir 

Eğer böyle bir kalkana sahip olmasaydık başımıza, tam deyimiyle taş yağardı. Başımıza gökten yağan bu gülleler daha yere ulaşmadan toz haline geliyor. Sonra bu toz zerreciklerinin her biri bir yağmur taneciğine çekirdek olur.

Düşünelim; gökteki bulutların teşekkülü için hem arz kaynaklı hem de uzay kaynaklı sayısız incecik parçacıklar lâzımdır, ayrıca bu parçacıkların üst atmosfere ulaşması gerekir. Buraya taşınan nemli rüzgârlarla çekirdekler üzerinde yoğunlaşma başlayacak ve bulut taneciği oluşacak... Bulut taneciği fizikî ve matematik bir plânlamaya göre küçücük yağmur damlası haline gelecek, bu minicik su damlası yere doğru düşmeye başlayacak...

Yerçekimi kanununa uygun olarak birkaç bin metre yukarıdan düşecek damla yere kurşun hızıyla ulaşacaktı. Bu ise her canlının yağmur altında ölümü demek olacaktı; ama yağmur tanesi sabit bir hızla yere düşüyor, usulcacık, incitmeden, yıpratmadan... Damlaların bir ölçüye göre biçimlenip küçücük yağmur damlaları haline gelmesi ile iş bitmiyor. Aynı ölçünün, aynı hesabın, aynı nizamın bu defa yerçekimine karşı koyabilecek bir başka kuvvet tarafından da müessir hale getirilmesi gerekiyor. Görüldüğü gibi en zor ve pahalı gibi görünen hizmetler, en uygun ve kısa yollardan çözüme kavuşturulmaktadır. 

Küremizin Aynası

Mezosfer adlı hava tabakasını geçtikten sonra İyonosfer’le buluşuyoruz. İyonosfer, faaliyet sahası 350 km, hatta 650 km yukarılara kadar tesirli olan, diğerleri gibi önemli görevleri olan bir atmosfer tabakasıdır. Burada bulunan atom ve moleküller yüksüz halde değil, iyonlaşmış, yani elektron vererek veya alarak elektrikle yüklenmiş haldedir. 

Telsiz keşfedilip de, vasıtasız haberleşmenin mümkün olması, insanlık büyük bir heyacan yaşamıştı. Fakat bir husus ilim adamlarını kara kara düşündürüyordu: Elektromanyetik dalgalara bindirilmiş radyo dalgaları dümdüz bir hat boyunca yol alıyordu. Yer düz değil yuvarlak olduğundan, uzak mesafelerle haberleşme, en fazla 100 km çapında bir alan için mümkün olabilirdi. Daha uzak yerlerle, kıtalar veya ülkelerle haberleşme nasıl olacaktı? 

Kafalar bu düşünceyle meşgûlken, 1901 yılında İngiltere ile Kanada arasında radyo haberleşmesinin sağlandığı açıklandı. Bu gelişme büyük bir şaşkınlık meydana getirmişti. Radyo dalgaları daha uzak mesafelere nasıl ulaştırılmıştı? 

Sır daha sonra çözülecekti. İyonosfer atmosferin iyonlardan yapılmış aynası gibiydi. Fezanın çınlayan kubbesi durumundaydı. Yerden uzaya yükselen telsiz ve radyo vericilerinin elektromanyetik dalgaları bu aynaya çarpıyor ve yansıyor, tekrar dünya üzerine gönderiliyordu. Yansıyan dalgalar dünyanın her köşesine ulaşıyor ve böylece her tarafta radyo ve telsiz yayınlarını rahatça takip etmek mümkün hale geliyordu. 

Bu, daha dünya yaratılırken son asırların ihtiyaçlarının bile nazarı dikkate alınmış olduğunun ifadesi değil miydi? Bizim ihtiyaçlarımızı bilen ve geleceği gören her ihtiyacımızı şefkat ve merhametle hazırlayan birisi vardı ki, havada, suda, yerin altında ve üstünde ihtiyaçlarımız için gerekli levazımatı depolamıştı. Zamanı gelince kullanalım diye. Yaratılışta istikbalin tohumlarını ekmişti. 

Manyetik Kalkan 

İyonosferi geride bıraktığımızda yolumuz 2000-3000 km’lerdeki Ekzosfer’e çıkar. Burada hava yoğunluğu iyice azalmış, sürtünme yok denecek hale gelmiştir. Molekül çarpışmaları giderek yok olur ve buna bağlı olarak da sıcaklık kavramı bilinen mânâsını kaybeder. Bu sebeple olmalı, suni uyduların çoğu bu tabakaya yerleştirilir. 

Bir pusulaya dünyanın neresinden bakarsanız bakın, daima kuzey yönünü gösterir. Eğer bu yönü takip ederseniz. Kuzey kutup noktasına varırsınız. Pusula ibreleri bu bölgedeki manyetik alanın tesirinde kalarak sürekli olarak buraya yönelir, bu yöneliş sayesinde bizler de karada, denizde ve havada yönümüzü kolayca buluruz.

Vehbi Kara

DİĞER YAZILARI Bursa Nutku ve Askerî Darbeler 01-01-1970 03:00 İsyancı Teğmenlerin Ağlamaya Hakkı Yoktur 01-01-1970 03:00 Faiz ve Riba Helal Değildir 01-01-1970 03:00 Devlet serbest piyasa ekonomisini gerçekleştirmelidir 01-01-1970 03:00 En Güzel Yazılar Hangisi? 01-01-1970 03:00 CHP TURNUSOL KAĞIDIDIR 01-01-1970 03:00 Tevekkül Etmek Üzerine 01-01-1970 03:00 Amerikalı Kadınlardan Ders Alınmalı 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihinde Yaşanan Döngüler ve İktisat Biliminin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Siyaset ve İnsanın Asli Vazifesi Siyaset bilimi, yönetim bilimidir. 01-01-1970 03:00 DİNİN BAŞI NEDİR? 01-01-1970 03:00 Bir Büyük Amiralin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 2000’li Yıllarda Risale-i Nurların Neşri Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Erzurumlu Şalcı Bacı ve Jeanne d’Arc 01-01-1970 03:00 Özgürlükler Bitti Mi? 01-01-1970 03:00 Kara Harp Okulu Darbe Karargahı oldu 01-01-1970 03:00 Kadın ve erkekler eşit değildir 01-01-1970 03:00 Erdoğan 28 Şubat Başörtüsü Problemini Nasıl Çözdü! 01-01-1970 03:00 Darbeci askerlerle mücadelemiz hâlâ devam ediyor 01-01-1970 03:00 Asker kalkışması ve Kraliyet askerleri 01-01-1970 03:00 BÜYÜK LOKMA YE FAKAT BÜYÜK KONUŞMA 01-01-1970 03:00 Bu ordu şunun bunun değil milletimizin ordusudur 01-01-1970 03:00 CHP Babandiga'nın Ordusunu İstiyor 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ve Sonu 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ahde Vefa Duygusu 01-01-1970 03:00 Asker Devrim Darbe 01-01-1970 03:00 1982 Anayasası hukuksuz olduğu için hükümsüzdür 01-01-1970 03:00 Müslümanların zengin olması için... 01-01-1970 03:00 İstikbal İslamdadir 01-01-1970 03:00 Kur'ân'da Lut Kavmi ile ilgili ayetler 01-01-1970 03:00 Siyaset insanı âsli vazifesinden uzaklaştırır. 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi Cumhuriyet ve Laiklik Hakkında Neler Söyledi 01-01-1970 03:00 Faşist Cumhuriyet ile Demokratik Cumhuriyet Arasındaki Farklar 01-01-1970 03:00 Devlet Savunma Sanayine kaynak Ahanda size en güzel kaynak teklifi... 01-01-1970 03:00 Milli Mücadelenin Gerçek Kahramanları 01-01-1970 03:00 Felsefe ve Nübüvvet Yolu Mukayesesi 01-01-1970 03:00 Sivil Toplum ve Devlet 01-01-1970 03:00 Bir Bahriye Subayının 100 Yıl Önce Verdiği Ders 01-01-1970 03:00 Bir Bahriye Subayının 100 Yıl Önce Verdiği Ders 01-01-1970 03:00 Kuantum Fiziği ve Materyalizm 01-01-1970 03:00 CHP İlkeleri ve Altı Ok Nedir? 01-01-1970 03:00 Ayasofya Niçin Önemlidir? Milli yeminimiz Lozan’da paramparça edildi 01-01-1970 03:00 ABD’li Embedded Subaylar ve Görevleri 01-01-1970 03:00 Cemel Vakası ve Sıffin Savaşı 01-01-1970 03:00 Bugün 27 Mayıs  01-01-1970 03:00 Erdoğan Affı 01-01-1970 03:00 Malikiyet ve Serbestiyet Devri 01-01-1970 03:00 Dünyanın en disiplinli ordusu! 01-01-1970 03:00 Erdoğan Silahlı Kuvvetleri İyi Yönetemiyor 01-01-1970 03:00 Müslumanlarin ve materyalistlerin ölüm sonrasına bakışı 01-01-1970 03:00 CHP neden kazandı? 01-01-1970 03:00 Allah İsminin Yüceltilmesi  01-01-1970 03:00 Ramazan Ayında ne yapmalı? 01-01-1970 03:00 28 Şubat Muz Cumhuriyeti 01-01-1970 03:00 Bir tane ordumuz var 01-01-1970 03:00 Tuzla Piyade Okulu’nda darbeci tehdit 01-01-1970 03:00 Türk Silahlı Kuvvetlerinde Darbeci Gelenek Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Tarikatlar Hakkında  01-01-1970 03:00 Hükûmetten kimse lütuf beklemiyor görevini yapsın yeter 01-01-1970 03:00 İnsanlı Ay Yolculuğunda Son Durum 01-01-1970 03:00 Herkes Kendi İsmi İle Çağrılmak İster 01-01-1970 03:00 Gerçek Savaş Gazisi Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Le Monde'ye göre Türkiye'deki darbe kalkişması 01-01-1970 03:00 Ordumuzda darbeci kalkışma dalga dalga yayılıyor 01-01-1970 03:00 Atatürk’ün ve Erdelhun'un Nutukları 01-01-1970 03:00 2.Abdülhamid'in Putlaştırılması 01-01-1970 03:00 Meçhul asker anıtları ve şehitlere vefa borcu 01-01-1970 03:00 Türkiye'de ve Dünyada Faşizm Nasıl Ortaya Çıktı? 01-01-1970 03:00 Mısır, İsrail ve Yemen ile ilgili kısa hatıralar 01-01-1970 03:00 Rüşdü Erdelhun’un darbeci askerlere karşı nutku ve darbe karargahinin Kara Harp Okulundan Tuzla Piyade Okuluna taşinmasi 01-01-1970 03:00 Faşist Darbeci Kalkışma Yeniden Hortladı 01-01-1970 03:00 Yeni Askeri Darbe Hazırlığı  01-01-1970 03:00 Birlik ve beraberliği nasıl sağlayabiliriz? 01-01-1970 03:00 Zekât ve Ekonomi 01-01-1970 03:00 Nasihatler niçin tesir etmiyor? 01-01-1970 03:00 Sonsuzluk Ülkesindeki Gerçek Hayat  01-01-1970 03:00 Hamas Sorgulanmalıdır 01-01-1970 03:00 Türkiye'deki Arap Düşmanlığının Sebebi Nedir? 01-01-1970 03:00 Cifir İlmi ve Ebced Hesabı Nedir? 01-01-1970 03:00 En güzel eserleri nerede buldum? 01-01-1970 03:00 Filistin Müslümanların uyanışına vesile olacak 01-01-1970 03:00 Susun ve sessiz kalın! 01-01-1970 03:00 Hayber ve Allah’ın Arslanı 01-01-1970 03:00 Polemik ve İcraat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye nin şu andaki en büyük polemik ustasidir. 01-01-1970 03:00 Müslümanların en önemli ihtiyaçları 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi kimdir? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İslâmi Yönetim Şeklidir 01-01-1970 03:00 Bu çürümüş kemik parçalarını kim diriltecek? 01-01-1970 03:00 Trump'ın Çaldığı Dosyalar ve 11 Eylül 01-01-1970 03:00 Ne mutlu namazımı kılıyorum diyene! 01-01-1970 03:00 Kemal mi Kamâl mı ? Hangisi doğru? 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman' a dil uzatanlar hakkında Meyveli ağaç taşlanır, bir deyimimizdir. 01-01-1970 03:00 Ordunun Şerefi Kime Aittir? 01-01-1970 03:00 İki sene önce Yeni Akit Gazetesindeki veda yazım. 01-01-1970 03:00 Kayıt Dışı Ekonomi Kalkınmaya Engeldir 01-01-1970 03:00 İnsanlar niçin yaratılmıştır? 01-01-1970 03:00 Hutbe konusunda en önemli husus nedir? 01-01-1970 03:00 Karpuz seçmiyor yönetici seçiyoruz 01-01-1970 03:00 Ay yerine nereye gittiler? 01-01-1970 03:00 Hürriyet ve Sevad-ı Azam Kavramı 01-01-1970 03:00 Mazdek Kavatından Feto'ya geldik 01-01-1970 03:00 15 Temmuz 2016 ile 28 Şubat İlişkisi 01-01-1970 03:00 Hutbenin aslı Arapçadır 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 Alemi İslâm ın ve sizin Kurban bayramınızı bütün ruh u canımla tebrik ederim. 01-01-1970 03:00 Hilal ve Yıldız Yüzyılı 01-01-1970 03:00 Bilinmesi gereken en önemli husus nedir? Kat'iyen bil ki; 01-01-1970 03:00 Faşist CHP'nin Dayattığı Uydurma Tarih Son zamanlarda sık sık dile getirilen 01-01-1970 03:00 Türkiye Siyasi Hayatında Karakaşi-Kapani Kavgası 01-01-1970 03:00 Türkiye Yunanistan Savaşı 01-01-1970 03:00 Artık topa girmek gerekmez mi? 01-01-1970 03:00 Rüşdü Erdelhun ve darbeci faşistler 01-01-1970 03:00 Sabetay Aşiretinden Kurtulmamız Gerekiyor 01-01-1970 03:00 Allah’ın güzel isimleri 01-01-1970 03:00 Oyumuzu kullanırken dikkat edeceğimiz hususlar 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz 01-01-1970 03:00 Türkiye'de namaz ibadeti 01-01-1970 03:00 Başarı Milletin Malıdır Şahıslara Yüklenemez 01-01-1970 03:00 Biz namaz kılanlardan değildik 01-01-1970 03:00 Günahsız hükümet olur mu 01-01-1970 03:00 Rusya Ukrayna Savaşı ve Müslüman Dünyasına Etkileri 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi’ye karşı yapılan haksızlıklar 01-01-1970 03:00 Muslümanlara Karşı Şia ve Vahhabi Kıskacı 01-01-1970 03:00 Dinde siyaset ve yöneticilik var mıdır? 01-01-1970 03:00 Deprem gibi afetlerin gerçek sebebi nedir? 01-01-1970 03:00 Nevruz nedir? Nevruza nasıl bakmak gerekir? 01-01-1970 03:00 Para basma hikayesidir nedir? 01-01-1970 03:00 Deprem ve Hikmetleri 01-01-1970 03:00 Deprem ABD işi değildir 01-01-1970 03:00 Ailenin korunması için hükumetin sorumlulukları 01-01-1970 03:00 Ordudaki dindar düşmanları ile mücadelemiz bitmedi 01-01-1970 03:00 Gaspçı Devlet Olur Mu? 01-01-1970 03:00 Kur'an okumanın fazileti 01-01-1970 03:00 Lozan’a giden yolda İngiltere'nin ikiyüzlü politikası 01-01-1970 03:00 Feto Büyücüsünün Marifetleri!... 01-01-1970 03:00 Salavat Nedir ve Ne İçin Okunur? 01-01-1970 03:00 Sabetay tarikatı ve Feto 01-01-1970 03:00 Avrupa'nın çıplak ayaklı çocuk köleleri 01-01-1970 03:00 Katiline âşık olan insanlar 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin kurucu ilkeleri nelerdir? 01-01-1970 03:00 Demokrasi neden saltanattan üstündür 01-01-1970 03:00 CHP olmasaydı ne hale düşerdik? 01-01-1970 03:00 Mecliste Generali Öldürdüler 01-01-1970 03:00 Feto denilen İslam düşmanını tanıyalım FETO’nün üç yüzünü göremeyen, 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan ve Çin Müslümanları 01-01-1970 03:00 Demokrasi ve hürriyet fitne midir? 01-01-1970 03:00 Fırtınanın Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Yılbaşının Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Şah Kavat'tan günümüze muta nikahı 01-01-1970 03:00 Paris Elçisi Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Kanal Raporu 01-01-1970 03:00 Serbest piyasa ve devletin fiyatlara müdahale etmesi 01-01-1970 03:00 2022 Türkiye'nin ekonomi ve teknolojide en hızlı yükseliş dönemi oldu 01-01-1970 03:00 92 Yıl önce Menemen 'de ne oldu? 01-01-1970 03:00 Yakamoz nedir? 01-01-1970 03:00 Kadına karşı şiddetin en önemli sebebi 01-01-1970 03:00 Niçin memur olmaya can atıyoruz 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman'ın Eyalet Sistemi Hakkındaki Düşünceleri 01-01-1970 03:00 Zincir marketler ve serbest piyasa mekanizması 01-01-1970 03:00 Devletin fiyatlara müdahalesi caiz midir? 01-01-1970 03:00 Üzülme Allah İnanlarla Beraberdir 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ismi nereden geliyor? 01-01-1970 03:00 Siyasi mülahazalar ve Ak Parti niçin desteklenmelidir? 01-01-1970 03:00 SEVGİ VE MUHABBET ÜZERİNE... 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman’ın dinsiz siyasete bakışı 01-01-1970 03:00 HELÂL DAİREDE YAŞAMAK VE FAİZ 01-01-1970 03:00