Kaos Karmaşa ve Kuantum
Kuantum fiziğindeki belirsizlik ve kaos kavramları kainatin temel ve matematiksel dokusuna terstir.
Bircok yazımda Kuantum mekaniğinin popüler felsefe tarafından bir inançsizlik dini haline getirilmesine karşı çıktım ve buna devam etmek gerektiğine inaniyorum.
Bilimsel araştırmalarda elde edilen veri ve datalarin çarpıtılarak, "kaos ve belirsizlik" adı altında evrendeki kusursuz düzenin reddedilerek inkar edilmesine karşı her akıl ve vicdan sahibi insanın uyanık olması gerekiyor.
Modern fiziksel gerçekler ışığında Kuantum teorisyenlerinin nasıl bir çarpıtma içine girdiğini görebiliriz:
1. Kaos ve kargaşa kavramları çoğu zaman ölçüm aletlerinin yetersizliginden ve belirli sayıda deney yapılmamasından kaynaklanmaktadir.
2. Henüz atomun yapısı, şekli ve birçok fiziksel özelliği bilinemez iken atom altı parçacıklar ile ilgili olarak ortaya atılan varsayımlar dikkatle incelemek gereklidir. Kaos ve kargaşa iddiasında bulunmak bilim insanlarına yakışmayan bir davranış şeklidir.
3. Bilim insanları daima sorgulanabilir olmalı ve farklı iddialarda bulunan diğer insanlara da saygı göstermek zorundadır.
4. Bilim alanında ortaya konulan deney sonuçları ve buluşlar; kaos kargaşa ve belirsizlik şeklinde ortaya konulamaz. Bu şekildeki sözler iddia sahiplerini mahçup edecek bir sonuçtur.
5. Bilim insanları düşünce ve fikirlerini yapmış oldukları deney ve gözlemler neticesinde açıklayabilir. Fakat hüküm vermek ve "atom altı parçacıkların davranış şekilleri belirsizdir" şeklinde bir sonuç çıkarmak; bilimden ciddi bir sapma göstermek anlamına gelir.
6. Newton fiziğine dayanan makro dünyadaki bilinmezlikler (örneğin hava durumu veya kelebek etkisi), çoğu zaman ölçüm yetersizliğinden kaynaklanmaktadir. Eğer evrendeki her bir atomun yerini ve hızını kusursuzca ölçebilseydik, geleceği büyük ölçüde tahmin edebilir çıkarımlar yapabilirdik. Fakat kusursuz ölcum aletlerini keşfetmek mikro ve makro evrene girdikçe daha da zorlaşmaktadır.
7. Kuantum teorisyenlerinin iddia ettikleri karmaşa, kaos ve belirsizlik kavramları, "bilgi eksikliğimizin" ortaya çıkardığı görünür sonuçlandır.
8. Kuantum belirsizliği, atom altı dünyadaki bilinmezler hakkında çok iddialı hükümler içermektedir. Örneğin "Heisenberg Belirsizlik" iddiası, ölçüm aletlerimizin yetersiz olmasından ve deney yöntemlerinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
9. Bir elektronun aynı anda hem konumunu hem de momentumunu (hızını) kesin olarak bilememek, kaos, kargasa sonucunu çıkarmaz. Deney sayılarının ve yöntemlerinin eksik olduğunu gösterir.
10. Cihazlarımız ne kadar mükemmel olursa olsun, belirsizlik sonucunu iddia edemeyiz. Çünkü atom altı parçacıkların bileşenleri ve onların da daha alt parçacıkları hakkında yeterli bilgimiz yoktur.
Aslinda bir kanun veya ilke ortaya koymak belirli sayidaki deneylerin sonucunu birleştirmek anlamına gelir. Bu ilke ve kanunlara da "kesinlikle bu şekildedir" deme lüksümüz yoktur. Çünkü bunlarda da yeni araştırma ve deney sonuçları ortaya çikabilir ve reddedilebilir.
11. Bilim dünyasında elde edilen sonuç ve çıkarımlar daima sorgulanabilir olmalıdır. Farklı çıkarımlar ileri sürenler de aynı sekilde sorgulanabilir. Demek ki kanun koymak ve ilkeler belirlemek kesinlik içermeyecektir.
12. Kuantum fiziği konusunda inanç ve felsefe ekseninde ele alınan düşüncelere saygı duymak insanlığın bir gereğidir.
13. "Düzensizlik içinde bir düzen vardır" ya da "Kaos da bir düzendir" gibi kuantum temelli felsefi iddialar mantıksız olup boş ve akıldışı yaklaşımlardır.
14. Zıt kavramları aynı anda ve aynı düzlemde doğru bir şekilde tek bir hüküm içinde sunmaya çalışmak gereksiz ve anlamsız bir gayrettir. Kişinin farklı maksatla gözetimi şüphe uyandırır.
15. Materyalizm felsefesi ile "Yaratıcıyı Reddetme" çabası bilim insanına yakışmaz. Sosyal bilimler alanında çalışma yapmak isteyen pozitif bilimle uğraşan insanlar, dini konularda dikkatli olmak zorundadır. Milyarlarca insanın inancını hafife almak bunu alay konusu yapmak; aslında kendisini küçük düşürecek bir davranış şeklidir.
16. Evrendeki muazzam nizamı, galaksilerin hareketini ve Newtoncu kuralları görmezden gelip mikro dünyadaki tahmin edilmezliği "kaos ve tesadüf" olarak yorumlamak, materyalistlerin Allah’ı inkar etmek için uydurduğu felsefi bir kılıftır.
17. Newton fiziği evrende bir "kargaşa" ve "belirsizlik" olduğunu söylemez; aksine olasılıkların belirli bir düzene göre hareket ettiğini kanıtlamaya çalışır. Bu olasiliklar çoğu zaman formüle edilebilir şekilde olmaktadır.
18. Schrödinger Denklemi adı verilen çok kesin matematiksel formül iddiaları ve bunların sorgulanmaması bilim insanına yakışmaz.
19. Yakın dönemde yapılan deneysel fizik çalışmaları (örneğin grafen maddesiyle yapılan kuantum kaosu deneyleri), klasik fizikte "kaotik ve rastgele" dağılacağı düşünülen elektronların, kuantum ölçeğinde şaşırtıcı şekilde son derece yoğun ve düzenli yollar izlediğini göstermiştir. Bu durum kuantum felsefecilerini ciddi olarak düşündürmekte ve kendilerini sorgulaması gerektigini göstermektedir.
Özetle; makro ve mikro dünyadaki kaos iddiaları genellikle bizim "ölçüm yetersizliğimizden" doğmaktadır. Kuantum felsefecileri, evrende hiçbir kural ve Yaratıcı yokmuş gibi bir "başıboşluk ve kargaşa" iddiası ile hareket etmektedirler. Kuantum adı verilen atom altı parçacıkların dunyası; evrenin düzensiz olduğunu değil, düzenin bizim sandığımızdan çok daha derin ve farklı bir matematik üzerine kurulduğunu anlatmaktadır, vesselam...