Sapanca’ya Hizmetin Önündeki Görünmez Engel: Bir “Diaspora” mı?

Bahattin TIKNAZ (Gazeteci & Yazar ) Sapanca

26-01-2026 10:17

Sapanca’ya Hizmetin Önündeki Görünmez Engel: Bir “Diaspora” mı?
Sapanca’nın yıllardır çözülemeyen altyapı, çevre ve yatırım sorunları, artık yalnızca teknik ya da idari yetersizliklerle açıklanamayacak bir noktaya gelmiştir. Bu sorunların arka planında, kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dillendirilen bir soru bulunmaktadır: Sapanca’ya hizmet götürülmesini engelleyen organize bir irade, başka bir ifadeyle bir “diaspora” mı vardır?
Bu soruyu ilk kez 17 Aralık 2010 tarihinde kaleme aldığım bir köşe yazısında gündeme getirmiş, dönemin SASKİ Genel Müdürü ile yaptığım söyleşiyi kamuoyu ile paylaşmıştım. Söz konusu söyleşi yayımlandıktan sonra, kamuoyunda büyük yankı uyandırmış; ancak ilginç bir biçimde, o tarihe kadar ulaşılabilir olan Genel Müdür ile bir daha hiçbir şekilde iletişim kurulamamıştır. Bu durum, soruların haklılığını daha da güçlendirmiştir.
Söyleşide dile getirilen hususlar son derece nettir. Sapanca Gölü’nü kirleten unsurların başında;
1. TEM Otoyolu’nun drenaj (deşarj) kanalları,
2. D-100 Karayolu kaynaklı atıklar,
3. NATO Boru Hattı’nda yaşanan patlamalar sonucu göle karışan petrol,
4. Güney Kolektör Hattı’nın verdiği çevresel zararlar
gelmektedir. Bu tespitlerin tamamı, dönemin SASKİ Genel Müdürü tarafından açıkça doğrulanmıştır.
Buna rağmen, gölün korunması adına getirilen yasakların ve uygulamaların yalnızca Sapanca ve Sapanca halkı üzerinde yoğunlaşması, ciddi bir adaletsizlik algısı doğurmuştur. Göl çevresindeki birçok yapı yıkılmış, Sapanca adeta cezalandırılmış; buna karşın gölü kirleten ana unsurların bulunduğu bölgelerde benzer bir kararlılık sergilenmemiştir.
Dönemin Genel Müdürü, bu durumun bir haksızlık olduğunu kabul etmiş; çözüm olarak göle kıyısı bulunan tüm yerleşimlerin “Kullan ve Kolla” ilkesi çerçevesinde yeniden planlanabileceğini ifade etmişti. Hatta Arifiye Gölbaşı’ndan başlayarak Sapanca üzerinden Kocaeli sınırına kadar saha çalışması yapılacağı ve bu doğrultuda bir rapor hazırlanacağı sözünü vermişti. Ne var ki bu vaatlerin hiçbiri hayata geçirilmemiştir.
Bu noktada şu soru kaçınılmaz hale gelmektedir:
Bu söylemler nedeniyle dönemin Genel Müdürüne baskı mı yapılmıştır?
Sapanca lehine dile getirilen her öneri, görünmez bir el tarafından mı engellenmiştir?
Nitekim dönemin Sapanca Belediye Başkanı’nın, Belediye Meclisi toplantısında “SASKİ elimizi kolumuzu bağladı, Sapanca’da yatırım yapamıyoruz” şeklindeki ifadesi; bir meclis üyesinin “SASKİ krallık mı?” sorusuna verilen “Evet, aynen öyle” cevabı, meselenin münferit olmadığını açıkça göstermektedir.
Aradan geçen yıllar, bu şüpheleri ortadan kaldırmak bir yana, daha da derinleştirmiştir. Sakarya’nın merkez ilçeleri ve belirli siyasi aidiyete sahip bölgeleri yatırımlarla gelişirken; Sapanca’nın sistematik biçimde geri planda bırakılması, kamuoyunda “Sapanca’ya karşı bilinçli bir dışlama politikası mı uygulanıyor?” sorusunu doğurmuştur.
Tarihsel karşılaştırma ise tabloyu daha da çarpıcı kılmaktadır. Sapanca, Kocaeli iline bağlı olduğu yıllarda;
1.Türkiye’nin önde gelen sanatçılarının sahne aldığı,
2.Ulusal etkinliklerin düzenlendiği,
3.Sinemaları, kültürel faaliyetleri ve tren seferleriyle canlı bir turizm merkeziydi.
Sapanca’nın Sakarya’ya bağlanmasıyla birlikte bu dinamizmin kaybolması, tesadüf olarak değerlendirilemez. Bugün gelinen noktada Sapanca Gölü yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Daha da düşündürücü olan ise, geçmişte görmezden gelinen yasakların ve yıkımların, siyasi konjonktür değiştiğinde yeniden gündeme getirilmesidir. Serdivan ve Arifiye’de uygulanmayan yaptırımların yalnızca Sapanca ile sınırlı kalıp kalmayacağını ise kamuoyu dikkatle izleyecektir.
Sonuç olarak; Sakarya Sapanca’ya iyi gelmiyor. Sapanca halkının, iki il arasındaki farkları açık bir biçimde değerlendirmesi gerekmektedir. Gelinen noktada şu seçenekler artık yüksek sesle tartışılmalıdır:
Ya Sapanca yeniden Kocaeli’ye bağlanmalı ya da Kartepe–Sapanca ekseninde yeni bir il oluşumu için siyasi ve toplumsal bir irade ortaya konulmalıdır.
Bu mesele, ertelenebilecek bir yerel tartışma değil; Sapanca’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren tarihsel bir karar sürecidir.

DİĞER YAZILARI Bir Göl, İki Büyükşehir ve Yıllardır Süren Sessiz Sömürü 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Kurulan Düzen: Su Kimin, Kazanç Kimin? 01-01-1970 03:00 Siyasal Söylem, Algı Yönetimi ve Toplumsal Çelişkiler Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmalarına Bir Gerçeklik Notu Üretmeden Paylaşım Olmaz Olamaz 01-01-1970 03:00 TARAFSIZ” VE “BAĞIMSIZ” GAZETECİLİK SÖYLEMİ!  01-01-1970 03:00 Ah Sapanca, derdin neydi ki 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Kuyumcu Vitrininde İlginç Görüntü: Altınların Üzerinde Uyuyan Kedi Dikkat Çekti 01-01-1970 03:00 Spreyleme & Bulut Tohumlama ile iklim mühendisliği tüm insanlığı tehdit ediyor. 01-01-1970 03:00 Fakire sürekli “yetin” demek, sorunu çözmek değil, sorunu sabitlemektir. Gerçek çözüm ise açıktır: Zengine daha az tüketmeyi ve daha çok paylaşmayı öğretmek. 01-01-1970 03:00 ‘’Yaya Geçidi mi, Ölüm Çizgisi mi?” 01-01-1970 03:00 “Sakarya’da Trafik: İhmalin, Plansızlığın ve Öncelik Hatasının Anatomisi” 01-01-1970 03:00 İktidarlar ve Yeni Dünya, Düzeni: Pedofili ve Görmezden Gelinen Bir Yapısal Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca: Bir Gölün Kalbinde Saklanan Zaman 01-01-1970 03:00 Bu Bir Uyarı Değil, İstifa Çağrısıdır 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü’ünden Taşan Sorun: Yetki Karmaşası ve Tek Yönetim Zorunluluğu 01-01-1970 03:00 Bu Şehirle Alay Ettiniz 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Diploma Tartışmaları, Yerel İktidar Mücadeleleri ve Sakarya Örneği Üzerinden Bir Okuma 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Kahvaltı Masası Değildir. Somut, takvimli, kararlı bir eylem planı açıklama zamanıdır. 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günüydü Sapanca’da 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Yürütülen Algı Siyaseti ve Gerçek Sorumluluk Alanları 01-01-1970 03:00 HAFIZA, TUTARLILIK VE SİYASİ SEÇİCİLİK: SAPANCA GÖLÜ ÜZERİNDEN OKUNAN BİR YÖNETİM PARADOKSU 01-01-1970 03:00 Sakarya Valiliği Önünde Yatan Köpek İlgi Odağı Oldu 01-01-1970 03:00 Sapanca Belediyesi Kar Küreme ve Tuzlama Çalışmalarını Aralıksız Sürdürüyor 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Geç Kalmış Farkındalık mı, Kurumsal İhmalkârlığın İtirafı mı? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçeği:Görsel Manipülasyonla Değil Yapısal Cesaretle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Siyaset Değil Hesap Verilebilirlik Zamanı 01-01-1970 03:00 Siyasetin Diyeti ve Ödenen Faturalar 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölünü Kim Kirletiyor Hakikati Konuşmanın Zamanı Geldi 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya hizmet gelmiyor o zaman Kocaeli’ne bağlanalım kampanyası başlatma zamanı 01-01-1970 03:00 Sapanca’da çok geç olmadan su kiralamaları iptal edilmelidir. 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Halkın Suyu, Halkın Hakkı 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Adı Bizim, Hakkı Neden SASKİ ve İZSU’nun dur? 01-01-1970 03:00 Haavara Anlaşması ve Vaat edilmiş Topraklar’a dönüş 01-01-1970 03:00 Metrobüs Hattı Gerçekte; Halkın İradesi mi, yok ben yaptım Oldu bitti simi? 01-01-1970 03:00 Suyun ve Yeşilin Buluştuğu Cennet Sapanca ve Soğucak Yaylası 01-01-1970 03:00 Sakarya TALU Tekstil’de İşçi Çıkarmalar Başladı. 01-01-1970 03:00 ‘’Yerel Basının Aynadaki Yüzü” 01-01-1970 03:00 Parayı Yöneten, Dünyayı Yönetir mi? 01-01-1970 03:00 Ulaşım Vizyonu mu, Trafik Kabusu mu? Sakarya’ya Metrobüs mü Lazım, Trafik mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçekten Alarm Veriyor Su Çekilmesi ve Zehirli Kirlilik 01-01-1970 03:00 Rüstem KELEŞ eski görevine yeniden dönüyor iddası gündeme bomba gibi düştü. 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Metrobüs mü ? Trafik Kaos’u mu ? 01-01-1970 03:00 Kocaeli ve Sakarya arasında kalan Sapanca analizi 01-01-1970 03:00 Ülkemiz açlıkla Islah edilmeye mi? çalışılıyor 01-01-1970 03:00 Sporda renk kardeşiyiz ama diğer her şeyde aramızda uçurum var uçurum. 01-01-1970 03:00 Sakarya Üstü kapalı Eş Başkanlık ’lamı yönetiliyor? 01-01-1970 03:00 Yusuf Alemdar’dan CHP’li Belediye Başkanı’na beklenen tepkisi 01-01-1970 03:00 Üç Harfli Marketlerin Denetimlerinde, Ne Kadar İşlem Yapıldığı? Ne Kadar Ceza Kesildi? Kamu Oyuna Açıklayın... 01-01-1970 03:00 19 bin Euro'ya alınan bu cihazlar neden çürümeye terk edildi, Başkan Nihat Arda Şahin bu konuyla ilgili kurum içinde soruşturma başlatıp suç duyrusunda bulunacak mı?. 01-01-1970 03:00