15 Temmuz 2016 Darbesini Haber Veren Yazarlar
Darbe girişiminden aylar önce TSK içerisindeki FETÖ yapılanmasıni ve bunun bir darbe hazırlığı olduğunu köşelerinde açıkça yazan gazeteci ve yazarlardan ne yazık ki hiç bahsedilmektedir.
Halbuki bu kişiler darbeyi bir yıl öncesinden haber vererek gerekli önlemlerin alinmasini sağlamışlardir.
Eğer darbe olacağını öngoren bu yazılar olmasaydi 15 Temmuz 2016 darbesi çok kanlı olacak ülkemiz perişan duruma düşecekti.
15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık bir yıl önce yazdığım makalelerle bu tehlikeli girişime dikkat çekmiştim.
Yazılarımın temel analiz noktalarından birisi darbenin "Kamikaze" niteliğidir.
29 Şubat ve 1 Mart 2016 tarihlerinde kaleme aldığım "Kamikaze Fetullahçı Darbe" başlıklı yazımda darbe ihtimalini açıkça dile getirmiştim. Bu girişim için "Kamikaze" ifadesini seçmemin nedeni, örgütün askeri kanadının intiharvari, gözü kara ve mantıktan uzak bir saldırıya girişeceğini öngörmemdir. Nitekim değerlendirmemin neredeyse aynısı gerçekleşmiştir.
İkinci olarak darbenin başarısız olacagini öngörmustum. Yazımda bu darbe teşebbüsünün başarısızlığa mahkum olduğunu ancak buna rağmen devlete, orduya ve ülkeye çok büyük zararlar vereceğini, kan akacağını (şehitler verileceğini) belirtmiştim.
Bütün bu tehlikeli durumları öngörerek gerekli tedbirlerin alınmasını dile getirdiğim yazılarımda aylar öncesinden yaptığım bu uyarılara rağmen askeri ve istihbari makamların yeterli önlemi almadığını söylemek mümkündür.
Yazılarımda tarz olarak ordu içindeki yapılanmaları yakından takip eden asker kökenli bir analist olarak yine de büyük bir facianin kıyısından döndüğümüzü duşunuyorum.
Darbeyi öngören diğer bir gazeteci de Fuat Uğur'dur. Benim yazılarımdan bir ay sonra Türkiye Gazetesinde 2 Nisan ve 24 Nisan 2016 tarihlerinde iki önemli yazı yazmıştır.
Ordu içindeki "Cemaatçi" subayların tasfiye edileceklerini anladıkları an bir çılgınlığa kalkışacağını belirtmiştir. Yazısında, "FETÖ hareketi" mensubu askerlerin darbe yapmaktan başka çarelerinin kalmadığını ve bir kalkışma planladıklarını neredeyse birebir detaylandırarak anlatmıştır.
Bilgi kaynağı olarak eski bir cemaat mensubu olan Ümit Akdemir'in analizlerine ve sahadan getirdiği istihbari duyumlara dayanarak yazdığını açıklamıştır.
Fehmi Koru da kendi kişisel blog sayfasında ve basındaki değerlendirmelerinde, darbeden kısa süre önce (Nisan-Mayıs 2016) Ankara kulislerinde askeri bir hareketlilik dalgası ve "darbe" fısıltılarının ciddi şekilde konuşulmaya başlandığını yazmıştır.
Bu yazılar ve uyarılar o dönem "komplo teorisi" veya "kamuoyu algısı yönetimi" olarak yorumlanmıştır. Fakat 15 Temmuz gecesi yaşananlar bu yazıların aylar öncesinden (özellikle Mart ve Nisan 2016) tehlikeyi doğru olarak tespit edildiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
“15 Temmuz Kahramanı” olarak tanınan fakat itirafçı olan FETÖ örgütüne mensup bir yüzbaşıdan sonra başka subaylar da itirafçı olmuşlardır. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen hala bu süreç devam etmektedir.
Ne yazik ki; bir devlet yetkilisi çıkıp da “Yahu! Allah senden razı olsun. Sen bizi zamanında ikaz ettin, tedbir almamızı söyledin” diye konuşmamıştir. Adeta sağır dilsiz ve kör gibi davranılmıştır. Halbuki bu yazılar bir gazetecilik başarısı ve çok değerli öngörülerdi. Gereği yapılsaydı belki de daha az şehit yaralımız olacaktı.
“Kamikaze Fetullahçı Darbe” yazısı ile yine darbeden beş buçuk ay önce ABD’nin Feto’ya darbe yaptıracağını, bunun başarısız olacağını fakat ülkemizin çok sıkıntılı bir döneme gireceğini de yazmış o tarihteki Başbakan Davudoğlu’nu ikaz etmiştim.
İlginçtir bu yazıda 27 Mayıs 1960 darbesini haber veren Samet Kuşçu’dan örnek vererek bu işin şakası olmadığını ve ikazlarımın dikkate alınması gerektiğini Menderes örneğinden hareketle söylemiştim.
Son olarak şu hususu belirtmem lazım. "Eşi baş örtülüdür" denilerek ordudan atılan askerlere el atılması ve hiç olmaz ise bu kişilerin özlük haklarının verilmesini sağlamak gerekiyor.
Erdoğan, Ordu komutanları ve hükümet bu nedenle büyük vebal ve sorumluluk altındadır. Feto’cu ve faşist darbecilerin adeta “gözünün üstünde kaşın var” diyerek attikları binlerce askere kaybettikleri ve bizzat devlet tarafından gasp edilen hakları iade edilmelidir, vesselam…