Faiz ve Riba Helal Değildir

Vehbi Kara Dr. ( YAZAR )

11-12-2025 10:09

Faiz ve Riba Helal Değildir

Hazine ve Maliye Bakanlığına atanan bir bakanımız, yıllar önce “En önemli önceliğimiz yüksek faiz değil, yatırım ve istihdamdır.” demişti. Fakat günümüzde faizcilik ve tefecilik almış başını gitmiştir. Hükümetimiz açıkça faiz lobisine yenik düşmüş ve ekonomik sıkıntılar artmaya devam etmiştir.

Hâlbuki 1975 yılından beri ülkemizde başarıyla uygulanmakta olan “faizsiz bankacılık” sisteminin kamu kurumlarında daha etkin bir şekilde yer alması gereklidir. Zira faiz ve tefecilik, dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar ülkemizde yaygın ve güçlüdür.

Her şeyden önce kamu bürokratları ve akademisyenlerin düşünmesi gereken bir husus var. Bir dönem “negatif faiz” olarak adlandırılan ve Japonya, İsviçre, Danimarka ile İsveç gibi ülkelerde uygulanan bir olgu vardır. Dünyanın gelişmiş ekonomilerinde ve ABD’de faiz oranları ise “yüzde 3” gibi çok düşük seviyelerdedir.

Bu konuda, yani faiz ve tefecilik bataklığına saplanmış bazı bürokrat ve akademisyenlerimizi ikna etmek çok zordur. Aslında bugüne kadar faizden başka bir sistemi görmeyen kişilere iktisat kaidelerinden bahsetmek çok da faydalı değildir. Fakat makale sınırlarını biraz aşmış olsa da bunu yapmaya çalışacağım.

Faizci ve tefeci insanların zekâları ve beyin kapasitesi, bunu idrak etmekten ve anlamaktan acizdir. Yine de herkesin anlayabileceği bir dille izah etmeye gayret edeceğiz. Ancak bundan önce, yaşadığımız döviz kriziyle ilgili birkaç hususu arz etmek istiyorum.

ABD Başkanı Biden, seçilmeden önce Türkiye’nin içişlerine müdahale ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı iktidardan indireceğini ve bunu darbe ile yapmayacağını söylemişti. Bu skandal sözlerin çirkinliği bir yana, şu anda tam da ifade ettiği gibi bir askerî darbe yapmadan döviz kurlarını aşırı derecede yükselterek hükümetimize darbe vurmaya ve onu yıkmaya çalışmaktadır.

Faizin indirildiği için bu durumun meydana geldiğini iddia edenler ya iktisat ilminden anlamıyorlar ya da düpedüz yalan söylüyorlar.

İhracatımızın Artması Gereklidir

İhracatın artmasıyla birlikte ülkemiz, kişi başına gelir ve gayrisafi millî hasılasını büyütebilen bir ülke olarak 2025 yılına imza atmaktadır. Bu duruma bir de tedarik zincirindeki kırılmaları ilave edecek olursak, Türkiye’nin tıpkı Çin gibi dünyanın üretim üssü olma ihtimali söz konusu olmaktadır.

Bütün bu gelişmelerin yakın gelecekte Türkiye ekonomisine çok büyük katkı sunacağı kesindir.

Yıllardan beri yüksek faiz nedeniyle ülkemize giren sıcak para sahiplerinin, yatırım yapmadan kazanç sağlayan tefecilerin panikleyip hükümete saldırıya geçmesini anlayabiliyoruz. Burada anlaşılmaz olan husus ise hâlâ Merkez Bankası başkanının faizleri düşürme konusundaki çekingen ve korkak tutumudur.

Hemen Merkez Bankası yöneticilerine şunu soralım:
Yıllardır yattığı yerden zengin olan faiz lobisiyle birlikte hareket etmekten bıkmadınız mı?
Devlet bankalarından aldıkları düşük faizli kredilerle tefecilik yaparak zengin olan haramzadelere “Artık yeter!” deme vakti gelmedi mi?

Bu nedenle hükümetimizin ve ilgili bürokratların yıllardır dile getirilen, faizin bir tuzak olduğunu söyleyen iktisatçılara da kulak vermesi boynunun borcudur.

Dünyada faizin sınırlandığı bir dönemin içindeyiz. Öncelikle negatif faiz ve sıfır faizle ekonomilerini yürüten ülkeler örnek alınmalı, yüksek faizlerle ülkemize giren sıcak paranın “zehirli bir para” olduğu iyi anlaşılmalıdır.

Sıcak para ile sermaye sahipleri, döviz krizleri sayesinde yıllardan beri vurgun üstüne vurgun vurmaktadır. Halkımızın canından dişinden artırdığı paraları ceplerine atıp sonunda ülkeden ayrılmaktadırlar. Geriye iflas etmiş binlerce iş yeri ve ağır faiz borçları altında hayatı zehir olmuş yatırımcılar kalmaktadır.

Öncelikle hükümetimiz bu çirkin gidişe dur demek zorundadır.

Faizsiz Sistemin Önemi

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur. Tam 50 yıldır yürürlükte olan faizsiz bankacılık tam bu noktada ekonomimize ilaç olacak nitelikler barındırmaktadır. Faiz ve tefecilik yerine ortaklığı öne süren, risksiz kazanç olan faiz yerine kâr ve zarara ortaklık şeklinde helal kazanca yönelten faizsiz sistem, birçok iktisatçı tarafından dile getirilmektedir.

Bunlardan ders çıkarmak ekonomi yöneticilerinin görevidir. Batının para spekülatörleri olan Yahudileri çok dinlediniz. Şimdi sıra İslam ahlakı ile donanmış ekonomistlere gelmiştir. Onları dinleyelim. Bakın neler söylüyorlar:

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, kamu katılım bankalarının katılım finansına dahil olduğunu hatırlatarak katılım bankacılığının genel bankacılık sektöründeki payını giderek artırdığını ve sistemdeki varlığını daha kuvvetli hissettirdiğini söylemektedir.

Katılım bankacılığı, faizle işlem yapılmasının Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre suç olduğu bir sistemdir.

Fakat bizzat devlet içindeki bazı bürokratlar faizsiz sistemi hileli yollarla delmeye çalışmaktadır. Örneğin “sukuk” adı verilen bazı devlet kira sertifikaları apaçık bir tuzak faiz niteliğindedir.

Katılım bankacılığında kira sertifikalarının kanunlarımıza göre suç olduğunu bildikleri için “makyajlı faiz” niteliğindeki bazı “sukuk fonları” devreye sokulmakta ve çirkin bir skandala imza atılmaktadır. Maksat, faizden çekinen ve bu nedenle katılım bankacılığına yönelen vatandaşlarımızı tuzağa düşürmektir.

Bir başka çirkin uygulama ise Diyanet İşleri Başkanlığında görevli bazı bürokratlardan gelmektedir. Bunlar, enflasyon kadar faizin caiz olacağına dair fetvalar vererek dinimizin apaçık hükümlerine karşı gelmektedirler. Unutmamak gerekir ki Kur’an ayetlerinde riba yani faizin az veya çok olması önemli değildir; her ikisi de haramdır.

Bu konuda iktisatçıların bilmesi gereken önemli bir husus şudur:
Enflasyon geçmiş zamanla ilgilidir ve mallar üzerindeki fiyat değişikliklerinin adıdır. Faiz ise gelecekle ilgilidir ve verilen paraya karşı istenilen haksız bir kazanç yoludur. Sapla samanı birbirine karıştırmamak gerekir. “Enflasyon kadar faiz caizdir” diyenler çirkin bir cerbeze ve hilekârlık yapmaktadır.

Merkez Bankası ve Katılım Sistemi

Diğer hususlara gelecek olursak, atılan olumlu adımların başında Merkez Bankası bünyesinde kurulan “Katılım Bankacılığı Müdürlüğü”nden bahsetmek gerekmektedir. Bu sayede katılım finansının kurumsal altyapısının geliştirilmesiyle “faizsiz sistem” güçlenecek ve Türkiye’nin küresel finans merkezlerinden biri haline gelmesi mümkün olacaktır.

Hâlihazırda katılım bankacılığının ilgili sektör içindeki payı çok düşüktür. Hükümetin destek ve gayreti ile uzun süre yüzde 5 civarında olan bu oran son dönemde yüzde 7’yi geçmiştir.

Ekonomi yönetiminde karar alıcıların daha sağlam, reel sektöre dayanan ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlayan faizsiz bankacılık sektörü ile ilgili planlarında kısa vadede pazar payını artırmaya çalışmaları şarttır.

Geleneksel bankacılıktan farklı olarak faizsiz sistemi esas alan katılım bankaları, diğer bankalar gibi Merkez Bankası ile çok sıkı ilişkilere sahiptir. Türkiye’nin faizsiz finansın dünyadaki merkezlerinden biri olması için Merkez Bankasının konuya odaklanarak klasik bankacılık işlemleri sırasında yaşanan sorunlara çözümler getirmesi gereklidir.

İstanbul Finans Merkezi Projesi bu noktada çok önemlidir. Faizsiz bankacılık ile atılacak doğru adımlar ve oluşturulacak sağlam kurumsal yapıyla İstanbul’un sadece bir finans merkezi değil, aynı zamanda faizsiz finansın da merkezi olması mümkündür.

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Bayındır’ın faizsiz sistemle ilgili önerileri de çok önemlidir. Kovid süresince 20 sent maliyetle 100 dolar üreten ABD ve aynı maliyetle 500 avro üreten Avrupa ülkelerinin para basarak dünya ekonomisini etkilediğini söylemektedir.

Gerçekten de rakamlar inanılmaz derecede büyümüştür. Örneğin ABD’nin piyasadaki para miktarı bir buçuk trilyon dolar iken şu anda sekiz trilyon doları aşmıştır. Bu durumu bir çeşit şeker hastalığına benzetiyorum: Önce tatlı gibi görünen fakat alışıldığında dozu artarak devam eden diyabet hastalığının sonucu ölümcül olabilmektedir.

Para basarak ABD ekonomisi yıkımın eşiğine gelmiştir. Çünkü üretim yerine tüketimi önceleyen bu ekonomik sistem; Çin’e üretim olarak bağımlı hale gelmiştir. Bir buçuk trilyon dolardan fazla ticaret açığı veren ABD, devamlı para basarak kısa vadede ekonomisini ayakta tutabilmektedir. Fakat orta ve uzun vadede pazarlarını başka ülkelere kaptırmış ABD’nin bu ekonomik yıkımdan kurtulmasına imkân kalmamıştır. Rezerv para olan dolar bir müddet daha ülkeyi ayakta tutabilir; fakat çözüm bulunamazsa finansal bir kriz kaçınılmaz olacaktır.

Bu konuda gelecek tepkilere göre yazmaya devam edeceğim inşallah. Özellikle doktora tezimin konusu içine giren, ortaklık temelli sermaye piyasalarından da bahsetmek isterim. Zira faiz ve tefecilik sistemine alternatif olan kâr ve zarara ortaklık faaliyetleri, gelecek yıllarda çok fazla konuşulacak gibi görünmektedir. Vesselam…

Dr. Vehbi Kara

DİĞER YAZILARI Bursa Nutku ve Askerî Darbeler 01-01-1970 03:00 İsyancı Teğmenlerin Ağlamaya Hakkı Yoktur 01-01-1970 03:00 Devlet serbest piyasa ekonomisini gerçekleştirmelidir 01-01-1970 03:00 En Güzel Yazılar Hangisi? 01-01-1970 03:00 CHP TURNUSOL KAĞIDIDIR 01-01-1970 03:00 Tevekkül Etmek Üzerine 01-01-1970 03:00 Amerikalı Kadınlardan Ders Alınmalı 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihinde Yaşanan Döngüler ve İktisat Biliminin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Siyaset ve İnsanın Asli Vazifesi Siyaset bilimi, yönetim bilimidir. 01-01-1970 03:00 DİNİN BAŞI NEDİR? 01-01-1970 03:00 Bir Büyük Amiralin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 2000’li Yıllarda Risale-i Nurların Neşri Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Erzurumlu Şalcı Bacı ve Jeanne d’Arc 01-01-1970 03:00 Özgürlükler Bitti Mi? 01-01-1970 03:00 Kara Harp Okulu Darbe Karargahı oldu 01-01-1970 03:00 Kadın ve erkekler eşit değildir 01-01-1970 03:00 Erdoğan 28 Şubat Başörtüsü Problemini Nasıl Çözdü! 01-01-1970 03:00 Darbeci askerlerle mücadelemiz hâlâ devam ediyor 01-01-1970 03:00 Asker kalkışması ve Kraliyet askerleri 01-01-1970 03:00 BÜYÜK LOKMA YE FAKAT BÜYÜK KONUŞMA 01-01-1970 03:00 Bu ordu şunun bunun değil milletimizin ordusudur 01-01-1970 03:00 CHP Babandiga'nın Ordusunu İstiyor 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ve Sonu 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ahde Vefa Duygusu 01-01-1970 03:00 Asker Devrim Darbe 01-01-1970 03:00 1982 Anayasası hukuksuz olduğu için hükümsüzdür 01-01-1970 03:00 Müslümanların zengin olması için... 01-01-1970 03:00 İstikbal İslamdadir 01-01-1970 03:00 Kur'ân'da Lut Kavmi ile ilgili ayetler 01-01-1970 03:00 Siyaset insanı âsli vazifesinden uzaklaştırır. 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi Cumhuriyet ve Laiklik Hakkında Neler Söyledi 01-01-1970 03:00 Faşist Cumhuriyet ile Demokratik Cumhuriyet Arasındaki Farklar 01-01-1970 03:00 Devlet Savunma Sanayine kaynak Ahanda size en güzel kaynak teklifi... 01-01-1970 03:00 Milli Mücadelenin Gerçek Kahramanları 01-01-1970 03:00 Felsefe ve Nübüvvet Yolu Mukayesesi 01-01-1970 03:00 Sivil Toplum ve Devlet 01-01-1970 03:00 Bir Bahriye Subayının 100 Yıl Önce Verdiği Ders 01-01-1970 03:00 Bir Bahriye Subayının 100 Yıl Önce Verdiği Ders 01-01-1970 03:00 Kuantum Fiziği ve Materyalizm 01-01-1970 03:00 CHP İlkeleri ve Altı Ok Nedir? 01-01-1970 03:00 GÖKYÜZÜ ve YERYÜZÜ   01-01-1970 03:00 Ayasofya Niçin Önemlidir? Milli yeminimiz Lozan’da paramparça edildi 01-01-1970 03:00 ABD’li Embedded Subaylar ve Görevleri 01-01-1970 03:00 Cemel Vakası ve Sıffin Savaşı 01-01-1970 03:00 Bugün 27 Mayıs  01-01-1970 03:00 Erdoğan Affı 01-01-1970 03:00 Malikiyet ve Serbestiyet Devri 01-01-1970 03:00 Dünyanın en disiplinli ordusu! 01-01-1970 03:00 Erdoğan Silahlı Kuvvetleri İyi Yönetemiyor 01-01-1970 03:00 Müslumanlarin ve materyalistlerin ölüm sonrasına bakışı 01-01-1970 03:00 CHP neden kazandı? 01-01-1970 03:00 Allah İsminin Yüceltilmesi  01-01-1970 03:00 Ramazan Ayında ne yapmalı? 01-01-1970 03:00 28 Şubat Muz Cumhuriyeti 01-01-1970 03:00 Bir tane ordumuz var 01-01-1970 03:00 Tuzla Piyade Okulu’nda darbeci tehdit 01-01-1970 03:00 Türk Silahlı Kuvvetlerinde Darbeci Gelenek Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Tarikatlar Hakkında  01-01-1970 03:00 Hükûmetten kimse lütuf beklemiyor görevini yapsın yeter 01-01-1970 03:00 İnsanlı Ay Yolculuğunda Son Durum 01-01-1970 03:00 Herkes Kendi İsmi İle Çağrılmak İster 01-01-1970 03:00 Gerçek Savaş Gazisi Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Le Monde'ye göre Türkiye'deki darbe kalkişması 01-01-1970 03:00 Ordumuzda darbeci kalkışma dalga dalga yayılıyor 01-01-1970 03:00 Atatürk’ün ve Erdelhun'un Nutukları 01-01-1970 03:00 2.Abdülhamid'in Putlaştırılması 01-01-1970 03:00 Meçhul asker anıtları ve şehitlere vefa borcu 01-01-1970 03:00 Türkiye'de ve Dünyada Faşizm Nasıl Ortaya Çıktı? 01-01-1970 03:00 Mısır, İsrail ve Yemen ile ilgili kısa hatıralar 01-01-1970 03:00 Rüşdü Erdelhun’un darbeci askerlere karşı nutku ve darbe karargahinin Kara Harp Okulundan Tuzla Piyade Okuluna taşinmasi 01-01-1970 03:00 Faşist Darbeci Kalkışma Yeniden Hortladı 01-01-1970 03:00 Yeni Askeri Darbe Hazırlığı  01-01-1970 03:00 Birlik ve beraberliği nasıl sağlayabiliriz? 01-01-1970 03:00 Zekât ve Ekonomi 01-01-1970 03:00 Nasihatler niçin tesir etmiyor? 01-01-1970 03:00 Sonsuzluk Ülkesindeki Gerçek Hayat  01-01-1970 03:00 Hamas Sorgulanmalıdır 01-01-1970 03:00 Türkiye'deki Arap Düşmanlığının Sebebi Nedir? 01-01-1970 03:00 Cifir İlmi ve Ebced Hesabı Nedir? 01-01-1970 03:00 En güzel eserleri nerede buldum? 01-01-1970 03:00 Filistin Müslümanların uyanışına vesile olacak 01-01-1970 03:00 Susun ve sessiz kalın! 01-01-1970 03:00 Hayber ve Allah’ın Arslanı 01-01-1970 03:00 Polemik ve İcraat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye nin şu andaki en büyük polemik ustasidir. 01-01-1970 03:00 Müslümanların en önemli ihtiyaçları 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi kimdir? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İslâmi Yönetim Şeklidir 01-01-1970 03:00 Bu çürümüş kemik parçalarını kim diriltecek? 01-01-1970 03:00 Trump'ın Çaldığı Dosyalar ve 11 Eylül 01-01-1970 03:00 Ne mutlu namazımı kılıyorum diyene! 01-01-1970 03:00 Kemal mi Kamâl mı ? Hangisi doğru? 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman' a dil uzatanlar hakkında Meyveli ağaç taşlanır, bir deyimimizdir. 01-01-1970 03:00 Ordunun Şerefi Kime Aittir? 01-01-1970 03:00 İki sene önce Yeni Akit Gazetesindeki veda yazım. 01-01-1970 03:00 Kayıt Dışı Ekonomi Kalkınmaya Engeldir 01-01-1970 03:00 İnsanlar niçin yaratılmıştır? 01-01-1970 03:00 Hutbe konusunda en önemli husus nedir? 01-01-1970 03:00 Karpuz seçmiyor yönetici seçiyoruz 01-01-1970 03:00 Ay yerine nereye gittiler? 01-01-1970 03:00 Hürriyet ve Sevad-ı Azam Kavramı 01-01-1970 03:00 Mazdek Kavatından Feto'ya geldik 01-01-1970 03:00 15 Temmuz 2016 ile 28 Şubat İlişkisi 01-01-1970 03:00 Hutbenin aslı Arapçadır 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 Alemi İslâm ın ve sizin Kurban bayramınızı bütün ruh u canımla tebrik ederim. 01-01-1970 03:00 Hilal ve Yıldız Yüzyılı 01-01-1970 03:00 Bilinmesi gereken en önemli husus nedir? Kat'iyen bil ki; 01-01-1970 03:00 Faşist CHP'nin Dayattığı Uydurma Tarih Son zamanlarda sık sık dile getirilen 01-01-1970 03:00 Türkiye Siyasi Hayatında Karakaşi-Kapani Kavgası 01-01-1970 03:00 Türkiye Yunanistan Savaşı 01-01-1970 03:00 Artık topa girmek gerekmez mi? 01-01-1970 03:00 Rüşdü Erdelhun ve darbeci faşistler 01-01-1970 03:00 Sabetay Aşiretinden Kurtulmamız Gerekiyor 01-01-1970 03:00 Allah’ın güzel isimleri 01-01-1970 03:00 Oyumuzu kullanırken dikkat edeceğimiz hususlar 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz 01-01-1970 03:00 Türkiye'de namaz ibadeti 01-01-1970 03:00 Başarı Milletin Malıdır Şahıslara Yüklenemez 01-01-1970 03:00 Biz namaz kılanlardan değildik 01-01-1970 03:00 Günahsız hükümet olur mu 01-01-1970 03:00 Rusya Ukrayna Savaşı ve Müslüman Dünyasına Etkileri 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi’ye karşı yapılan haksızlıklar 01-01-1970 03:00 Muslümanlara Karşı Şia ve Vahhabi Kıskacı 01-01-1970 03:00 Dinde siyaset ve yöneticilik var mıdır? 01-01-1970 03:00 Deprem gibi afetlerin gerçek sebebi nedir? 01-01-1970 03:00 Nevruz nedir? Nevruza nasıl bakmak gerekir? 01-01-1970 03:00 Para basma hikayesidir nedir? 01-01-1970 03:00 Deprem ve Hikmetleri 01-01-1970 03:00 Deprem ABD işi değildir 01-01-1970 03:00 Ailenin korunması için hükumetin sorumlulukları 01-01-1970 03:00 Ordudaki dindar düşmanları ile mücadelemiz bitmedi 01-01-1970 03:00 Gaspçı Devlet Olur Mu? 01-01-1970 03:00 Kur'an okumanın fazileti 01-01-1970 03:00 Lozan’a giden yolda İngiltere'nin ikiyüzlü politikası 01-01-1970 03:00 Feto Büyücüsünün Marifetleri!... 01-01-1970 03:00 Salavat Nedir ve Ne İçin Okunur? 01-01-1970 03:00 Sabetay tarikatı ve Feto 01-01-1970 03:00 Avrupa'nın çıplak ayaklı çocuk köleleri 01-01-1970 03:00 Katiline âşık olan insanlar 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin kurucu ilkeleri nelerdir? 01-01-1970 03:00 Demokrasi neden saltanattan üstündür 01-01-1970 03:00 CHP olmasaydı ne hale düşerdik? 01-01-1970 03:00 Mecliste Generali Öldürdüler 01-01-1970 03:00 Feto denilen İslam düşmanını tanıyalım FETO’nün üç yüzünü göremeyen, 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan ve Çin Müslümanları 01-01-1970 03:00 Demokrasi ve hürriyet fitne midir? 01-01-1970 03:00 Fırtınanın Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Yılbaşının Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Şah Kavat'tan günümüze muta nikahı 01-01-1970 03:00 Paris Elçisi Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Kanal Raporu 01-01-1970 03:00 Serbest piyasa ve devletin fiyatlara müdahale etmesi 01-01-1970 03:00 2022 Türkiye'nin ekonomi ve teknolojide en hızlı yükseliş dönemi oldu 01-01-1970 03:00 92 Yıl önce Menemen 'de ne oldu? 01-01-1970 03:00 Yakamoz nedir? 01-01-1970 03:00 Kadına karşı şiddetin en önemli sebebi 01-01-1970 03:00 Niçin memur olmaya can atıyoruz 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman'ın Eyalet Sistemi Hakkındaki Düşünceleri 01-01-1970 03:00 Zincir marketler ve serbest piyasa mekanizması 01-01-1970 03:00 Devletin fiyatlara müdahalesi caiz midir? 01-01-1970 03:00 Üzülme Allah İnanlarla Beraberdir 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ismi nereden geliyor? 01-01-1970 03:00 Siyasi mülahazalar ve Ak Parti niçin desteklenmelidir? 01-01-1970 03:00 SEVGİ VE MUHABBET ÜZERİNE... 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman’ın dinsiz siyasete bakışı 01-01-1970 03:00 HELÂL DAİREDE YAŞAMAK VE FAİZ 01-01-1970 03:00