İsyancı Teğmenlerin Ağlamaya Hakkı Yoktur

Vehbi Kara Dr. ( YAZAR )

15-12-2025 13:36

İsyancı Teğmenlerin Ağlamaya Hakkı Yoktur

Disiplinsizlik nedeniyle ordudan atılan askerler şimdi ağlamaya başladılar. Hatta bir kitap çıkarıp kendilerini suçsuz göstermek istiyorlar.
Meseleyi genişçe ele alıp yaşanılan çirkin hadiseleri gözden geçirelim. Bakın neler yaşandı...
Türkiye'nin bir cumhuriyet olduğunu idrak edemeyen zavallı insanları tanımamız gerekiyor. Bu konuda kısa bir değerlendirme yapalım.
"HMS" Kısaltması bütün İngiltere gemilerinin başında yazar.
Monarşik ülkelerin ve özellikle Büyük Britanya Krallığı donanmalarında gemilerin önüne konulan ve Majestelerinin Gemisi (His/Her Majesty's Ship ) anlamındaki bu kısaltma; ordunun hem sahibi hem de komutanının kralda olduğunu ifade etmektedir.
Cumhuriyetlerde ise ordu milletin emrinde olup krallık ve saltanata ait olamaz.
Nitekim Türk Donanmasının gemilerinde TCG Kısaltması bulunur ki; bunun anlamı "Türkiye Cumhuriyeti Gemisi" demektir.
Kısaca cumhuriyetlerde şahsın, kralın veya bir diktatörün ordusu olamaz.
Fakat gelin görün ki bir kısım askerler "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek her on yılda bir darbe yapmayı gelenek haline getirmişlerdir.
30 Ağustos 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kara Harp Okulu camisinin açılış töreninde bulunduğu sırada toplu bir isyan girişimine kalkışan iki yüze yakın teğmen içinde sadece 5 tanesinin ve bu teğmenleri azmettiren 3 subayın ordudan uzaklaştırılması hazmedemeyen kişileri görüyoruz.
Elbette sadece darbe sonrasında iktidar yüzü gören ve daima halkın tokadını yiyen CHP’li siyasetçilerin Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz etmesini anlayabiliyoruz.
Fakat bir halk yönetiminde krallara ve diktatörlere ait bir ordunun bulunamayacağını güya yurt dışında tahsil görmüş demokrasi düşmanı aydınlara anlatmakta güçlük çekiyoruz.
Faşist devlet yönetimi anlayışı ilk okuldan üniversitelere kadar bütün eğitim katmanlarında milletimize zorla dayatıldığı için işimiz bir hayli zordur.
Her ne kadar ilkokul öğrencisine anlatır gibi basitçe anlatsak da bu kişilerin demokrasi, Cumhuriyet ve halkın yönetimi konusunda gerici tutumlarını hâlâ sürdürüyor olması çok düşündürücüdür.
Bundan yüz yıl önce donanmamızda teğmen olarak görev yapmış M. Celalettin Orhan’ın yaşadıklarını ve ne kadar ilerici bir düzeyde asker olduğunu defalarca yazıp neşrettim.
Umulur ki bu yazılarımdan bir parça ibret alınır.
Allah bu gerici ve yobaz kişileri ıslah etsin.
Tuzla Piyade Okulu’nda darbeci tehdide de değinmek gerekiyor.
Türkiye'yi yeniden darbe sürecine sokmak istiyorlar. Bir yandan Fetö örgütü, bir yandan darbeci faşist subaylar bütün güçleri ile devleti ve anayasal rejimi yıkmaya çalışıyorlar. Bunların azmettiricisi yine aynı güçtür. ABD ve Siyonist güçler...
Bir dönem askeri darbecilerin karargâhı Kara Harp Okulu'ydu. 27 Mayıs 1960 tarihinde gözü dönmüş faşistler Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun'u Kara Harp Okulu'na getirip yaka paça dövüp tekmelemişlerdi. 
Bu cuntanın ele bazılarından biri Amerikan işbirlikçisi Yüzbaşı Muzaffer Özdağ idi.
15 Temmuz 2016 da yine ABD’nin tertiplediği Fetocu kalkışmadan sonra Kara Harp Okulu kapatılmış ve Milli Savunma Üniversitesi yönetiminde daha demokratik yapıya getirilmek için yeniden açılmıştı.
Darbeci faşistler nispeten kontrolü kaybettikleri için bu sefer Tuzla Piyade Okulu'nu darbe karargâhı yapmışlardı. Bu sayede hâlen görevde olan darbeci gelenekten gelen faşist general ve amirallerin etkisi daha çok görülebiliyordu.
Nitekim Tuzla Piyade Okulu’nda; geçen 10 Kasım’da, “Atatürkçü subaylar” ile “Atatürk karşıtı oldukları iddia edilen subaylar” arasında “Atatürk fotoğrafının üniformaya takılması” çerçevesinde yaşanan bir dizi olay ile ilgili ayrıntılar ortaya çıkmıştı.
Millî Savunma Bakanlığı (MSB), yaptığı resmi bilgilendirmede, süreçte yer alan 7 teğmenin, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile “ilişiğinin kesildiğini” açıklamıştı.
Basında açıklanan bilgilere göre yaşanan olaylar sonrasında hazırlanan ve savcılığa gönderilen disiplin soruşturma raporunun detayları ortaya çıkmıştı.
Raporda bazı teğmenlerin "bir gün gelecek hepiniz Atatürk’e secde edeceksiniz" tehditleri ile namaz kılmanın bir cemaate mensubiyet olarak itham edilmesi dikkat çekmişti.
İlgili bölümler şöyledir.
Olayın tarafı olan Teğmen A.A., 10 Kasım sabahı yaşananları özetle şöyle aktardı:
“(...) 10 Kasım günü Atatürk’ü Anma Töreni sebebiyle sabah 08.00’de bölük içtima alanına çıktım. Yakalarımıza takmak için Atatürk fotoğrafı ve iğnesi dağıtıldı. Bir kısım arkadaşıma ve bana iğne yetmediği için tören alanında diğer arkadaşların çevresinden toplu iğne temin etmeye çalıştım.
 Tören alanına gelene kadar iğne temin edemedim. Tören alanında yakamda Atatürk fotoğrafını göremeyen Piyade Teğmen A.K.Ş. ve Piyade Teğmen U.Ç., ‘Neden Atatürk fotoğrafı takmıyorsun?’ diyerek ellerinde toplu iğne ve fotoğraf ile yakama takmaya çalıştılar. 
Onlara yanıt olarak; ‘Sizin isteğinizle değil, kendi isteğimle takarım’ dedim. Bunu o anki sinirle ve inatla söyledim. ‘Atatürk’ü sevmiyor musun? Cemaatçi misin?’ gibi söylemlerle üzerime geldiler.
 Piyade Teğmen A.K.Ş., tören alanında ‘fotoğraf takmıyorsan s... git’ dedi.‘
Buna sen mi karar veriyorsun? yanıtını verdim. Daha sonra durumu Üsteğmen Y.K.’ya ilettim. Y. Üsteğmen beni yanına çağırarak neden takmadığımı sordu. 
Ona Atatürk’e bir düşmanlığımın olmadığını söyledim ve ardından Harp Okulu’ndan bu yana gelen süreçten bahsettim.
 Beni Atatürk düşmanı gibi lanse ettikleri için sinirle bu şekilde onlara yanıt verdim. Müteakiben bölük komutanına iğne ihtiyacım olduğunu söyledim. İğnenin gelmesi sonrasında bölümün arkasına geçerek Piyade Teğmen E.Ş.’den yakama fotoğraf takmasını rica ettim.
Törenin bitmesini müteakip koğuşa geçtik, saat 09:40 sularında aynı koğuşta kalan iki arkadaşım Piyade Teğmen M.F.Ş. ve Piyade Teğmen F.A. ile koğuşta birlikte olduğunuz sırada Piyade Teğmen S.Ç., Piyade Teğmen S.Y., Piyade Teğmen T.E.E. ve Piyade Teğmen U.T. ve beraberinde tam göremediğim toplam 8-10 kişilik bir grup koğuşumuza girdi. S.Y., Atatürk fotoğrafı neden takmadığımı sordu, ‘Atatürk düşmanı mısın?’ dedi. Ona yanıt olarak ‘Atatürk’e herhangi bir düşmanlık beslemiyorum’ dedim.
Daha sonra U.T., Harp Okulu’nda, ‘Cemaatçi olmadığını beyan ediyorsun ama takip edildiniz, biliyoruz ya seve seve ya da s.. s.. takacaksın’ dedi. Ona cevap vermedim. S.Ç. de aynı cümleleri birebir tekrar etti. Yüzüme yaklaşarak bir gün gelecek hepiniz Atatürk’e secde edeceksiniz ifadesini kullandı ona cevap olarak ‘Allah’tan başkasına secde etmem’ dedim. 
T.E.E., diğer arkadaşlarıma ‘Nereden emir alıyorsunuz?’ şeklinde sorular sordu.Daha sonra odaya giren dört kişi, ‘Tarikatçıların, cemaatçilerin anasını avradını sinkaf ederiz’ şeklinde sözler sarf ettiler, koridorda bulunan isimlerini bilmediğim 20-30 kadar devre arkadaşım da onlara eşlik etti. Bu esnada fiziki bir temas olmadı. Gelenler, kendilerinden dağılıp gittiler.
Piyade Teğmen A.A., aynı gün öğleden sonra yaşananları müfettişlere şöyle anlattı:“(...) 10 Kasım saat 16:30 sıralarında numarasını hatırlamadığım bir koğuşta yaklaşık dokuz yıllık sivilden tanıdığım devre arkadaşım Piyade Teğmen Ö.Y. ile oturdum. Bana ne olduğunu sordu. Bu esnada aynı koğuşta bulunan Piyade Teğmen B. İ. bana hitaben ’senin ananı avradını sinkaf ederim. O... ç...’ dedi. Yasal olarak amirlerime ve hatta savcılığa şikayetçi olmayı düşündüğüm için haksız duruma düşmemek adına karşılık vermedim ve odayı terk ettim.
Samimi arkadaşlarımla birlikte namaz kılmak amacıyla kurduğum ‘Hubbifillah’ isimli WhatsApp grubunu bana sordular. Bunun ‘Allah için sevmek’ anlamına geldiğini, bir art niyet olmadığını söyledim. Grubu kurma amacım, hadiste belirtildiği üzere cemaatle namaz kılmanın daha fazla sevabı haiz olması olduğunu, gruptaki kişilerin rızalarını alarak gönüllülük esas ile bu grubu kurduğumu söyledim. Koğuşta bulunan Piyade Teğmen A.Ş.’nin ‘Bu ifadenin, Kadir Mısırlıoğlu’nun konuşmasında geçtiğini bilmiyor musun?’ diye sordu. Yanıt olarak, ‘Bu ifadeler Peygamberimizin hadislerinde geçiyor. Google aramasında buldum’ dedim. Sonrasında kendisini bu şekilde soru sorarak beni sıkıştırdılar. Bu esnada herhangi bir darp olayı olmadı. 17:00 içtimasına çıkmak için odayı terk ettim. 
10 Kasım sabahında yaşanan olayın öğleden sonraki devamında yaşananları Piyade Teğmen M.F.Ş. ise şöyle aktardı; müfettişlere:(...) 10 Kasım günü akşam saatlerinde 405 nolu koğuşta ben, A.A. ve 3. Bölük‘ten arkadaşımız Piyade Teğmen B.A. varken Piyade Teğmen T.E.E geldi ve A.A. ve beni hedef alarak, ‘Siz kime bağlısınız? Kimden emir alıyorsunuz? Hangi tarikata bağlısınız? Hangi cemaattensiniz?’ şeklinde sözler sarf etti. Ben de ‘Bir yere bağlı olmadığımı, sadece Risale-i Nur’u okuduğumu, cemaatle namaz kılmak konusunda yasak olmadığını’ kendisine söyledim. T.E.E. bunun üzerine, ‘Benim için 28 Şubat kararları geçerlidir’ dedi. Hepimiz şok olduk. Ardından da ‘Bize söyleyecekleriniz bu kadar mı?’ dedi. Biz ona cevap vermedik, daha sonra koğuşta çıktım. (...)”
İşte ifadelerde geçtiği üzere Türk Silahlı Kuvvetleri sistematik bir şekilde faşist generallerin ele başı olduğu bir cendere sokulmuş durumdadır. 
Bu vahim durumun birinci derecede sorumlusu hükûmetlerdir. Zira demokrasiden yana tavır almak yerine CHP’nin tek partili faşist yönetimini kendisine örnek alarak neredeyse her konuşmasında CHP liderine referans vermekten geri durmayan siyasetçileri bir defa daha kınıyorum.
En son gelinen noktada namaz kılan subaylar 28 Şubat 1997 sürecinde olduğu gibi ordudan atılmıştır.
Sağ siyasetçiler eskiden mağdur edebiyatı yapmışlar ve ordumuzun demokratik düzenin bir parçası olduğunu iddia etmişlerdi. Fakat yaşadığımız acı tecrübelere rağmen demokratikleşme adına doğru dürüst önlemler alınmamıştır. 
Bu çirkin faşist kalkışmaların güçlenmesine sebep olmuşlardır.
Allah, akıl ve izan nasip etsin.
Eskiden olduğu gibi yine darbe hazırlıkları son sürat devam etmekte ve sivil yöneticiler yaşanan acı gerçeklerden habersiz gibi davranarak büyük günahlara ortak olmaktadırlar.
Nitekim Tuzla Piyade Okulu'nda dindar subayların dövülmesi rezaletinde aradan 3 yıl geçmesine rağmen hâlâ  masum göstermeye çalışan insanları görebiliyoruz. 
Durum vahimdir. Zira olaya karışan dört subay ve mağdur olan 3 teğmen görevden uzaklaştırılması ile yetinilmiştir.
 Kara Harp Okulu ve Tuzla Piyade Okulu'nda meydana gelen disiplinsizlikleri görmeyen bu kişilere cevap vermek gerekiyor.
Askerlik mesleği en küçük bir disiplinsizlikte dahi derhal müdahaleyi gerektiren sert bir meslektir. Anında gerekli müdahaleler yapılmaz ise disiplinsizlik olayları çığ gibi büyür ve artık önüne geçilmez hâle gelir.
Ülkemizi 24 yıldan beri yöneten Erdoğan ve  Ak Parti teşkilatı yaşadığımız acı olaylardan bir parça ders almış ve hukuki uygulamaları kısmen de olsa gerçekleştirmiştir.
Böyle bir durumda akla gelen ilk husus aynı 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan acı hatıralardır. Halkımız canından dişinden arttırdığı paralarla kurup geliştirdiği Türk Silahlı Kuvvetleri kışlarını kuşatmış darbeden  sorumlu komutanları tutuklanarak etkisiz hâle getirmiştir.
Mesele çok ciddi olup üstü örtülemeyecek derecede önemlidir. Eğer 10 Kasım'da yaşanan disiplinsizlik olayının üstüne kararlılık ile gidilmeseydi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bulunan ve her 10 yılda bir gerçekleşen darbeci gelenek yeniden hortlayacaktı.
Erdoğan, kalfalık dönemini geçtiğini ve şu anda ustalık döneminde olduğunu söylemektedir. Elbette disiplinsizlik olaylarına gerekli tepkiyi göstermek zorundaydı. Canımız, ciğerimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nde yaşanan olaylara seyirci kalmak affedilemez bir suçtur.
Elbette bundan 29 yıl önce gerçekleşen acı bir olayı hatırlatmakta yarar vardır. O dönemde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Yüzbaşı rütbesi ile görev yapıyordum.
Erzurum'da bir Jandarma Komutanı kameraların karşısında Başbakan Erbakan'a apaçık bir biçimde "pezevenk" diyerek hakaret etmişti. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise daha büyük bir skandala imza atarak "Bu bir boşalmadır" diyerek darbecilere yeşil ışık yakmıştı.
Küfürbaz Tuğgeneral Osman Özbek yaptığı hakaret sayesinde Tümgeneralliğe terfi etmiş Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki disiplinsizlik ayyuka çıkmıştı.
Bir donanma subayı olarak bu çirkin rezaletlerden dolayı  giydiğim üniformadan ciddi bir rahatsızlık duymuştum. Sağ olsunlar başta Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Erbakan Yüksek Askeri Şura kararlarını imzalayarak benim gibi eşi başörtülü binlerce subayı ordudan atmıştı. Halbuki bu siyasetçiler orduda yapılan dindar subay kıyımına son vereceklerini defalarca söylemiş verdikleri sözlere aykırı hareket etmişlerdi.
Elbette perşembenin gelişi çarşambadan belli olur. Bu kadar çirkin olaydan sonra ABD'den aldıkları emirle Fetocular 15 Temmuz 2016'da darbe yapmaya kalkmışlardı.
Ne ilginçtir bu darbeden tam beş buçuk ay önce gazetelerde "Kamikaze Fetullahcı Darbe" ve " Silahlı Kuvvetlerde Fetullahcı yapılanma" başlığı ile makaleler yazmış hükümeti uyarmıştım.
Şimdi yine aynı darbe hazırlığını ihbar etmek zorunda kaldım.
Evet, askeri darbelerin meydana gelmesinde çeşitli safhalar vardır. Bunun ilk habercisi genç subaylar arasındaki disiplinsizlik olaylarıdır. Bu sayede darbe ortamının ne derece olgunlaştığı konusunda değerlendirmeler yapılır. Eğer sivil hükûmetten beklenen tepki gelmez ise bir sonraki safhaya geçilir ve sonunda darbe gerçekleştirilir.
1957 Yılında darbecileri ihbar eden Samet Kuşçu isimli subay Menderes Hükümeti tarafından cezalandırılıp hapse atılınca 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin önü açılmış ihbar edilen subaylar bu kanlı darbeyi gerçekleştirerek Türk siyasi tarihine bir kara leke olarak geçmişlerdir.
Bu yazının bazı çevreler tarafından olumsuz olarak eleştirileceğinden şüphe duymuyorum.
Fakat darbecileri ihbar ederek emekli bir asker olarak sorumluluğumu yerine getiriyorum.
Yıllar önce "Bahriyede 15 Yıl" isimli kitabımda ve yazdığım yüzlerce makalede bu darbecilerin içyüzünü deşifre ettim. Hamd olsun.
Bu sayede halkımız bilinçlendi ve darbecileri don gömlek soyarak perişan etti. Fakat zamanında gerekli tedbirleri almayan hükümet yüzünden yüzlerce vatandaşımız şehit düştü ve yaralandı.
Allah vatanımızı bu darbeci askerlerin şerrinden muhafaza etsin, vesselam...

Dr. Vehbi Kara

DİĞER YAZILARI Bursa Nutku ve Askerî Darbeler 01-01-1970 03:00 Faiz ve Riba Helal Değildir 01-01-1970 03:00 Devlet serbest piyasa ekonomisini gerçekleştirmelidir 01-01-1970 03:00 En Güzel Yazılar Hangisi? 01-01-1970 03:00 CHP TURNUSOL KAĞIDIDIR 01-01-1970 03:00 Tevekkül Etmek Üzerine 01-01-1970 03:00 Amerikalı Kadınlardan Ders Alınmalı 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihinde Yaşanan Döngüler ve İktisat Biliminin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Siyaset ve İnsanın Asli Vazifesi Siyaset bilimi, yönetim bilimidir. 01-01-1970 03:00 DİNİN BAŞI NEDİR? 01-01-1970 03:00 Bir Büyük Amiralin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 2000’li Yıllarda Risale-i Nurların Neşri Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Erzurumlu Şalcı Bacı ve Jeanne d’Arc 01-01-1970 03:00 Özgürlükler Bitti Mi? 01-01-1970 03:00 Kara Harp Okulu Darbe Karargahı oldu 01-01-1970 03:00 Kadın ve erkekler eşit değildir 01-01-1970 03:00 Erdoğan 28 Şubat Başörtüsü Problemini Nasıl Çözdü! 01-01-1970 03:00 Darbeci askerlerle mücadelemiz hâlâ devam ediyor 01-01-1970 03:00 Asker kalkışması ve Kraliyet askerleri 01-01-1970 03:00 BÜYÜK LOKMA YE FAKAT BÜYÜK KONUŞMA 01-01-1970 03:00 Bu ordu şunun bunun değil milletimizin ordusudur 01-01-1970 03:00 CHP Babandiga'nın Ordusunu İstiyor 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ve Sonu 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ahde Vefa Duygusu 01-01-1970 03:00 Asker Devrim Darbe 01-01-1970 03:00 1982 Anayasası hukuksuz olduğu için hükümsüzdür 01-01-1970 03:00 Müslümanların zengin olması için... 01-01-1970 03:00 İstikbal İslamdadir 01-01-1970 03:00 Kur'ân'da Lut Kavmi ile ilgili ayetler 01-01-1970 03:00 Siyaset insanı âsli vazifesinden uzaklaştırır. 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi Cumhuriyet ve Laiklik Hakkında Neler Söyledi 01-01-1970 03:00 Faşist Cumhuriyet ile Demokratik Cumhuriyet Arasındaki Farklar 01-01-1970 03:00 Devlet Savunma Sanayine kaynak Ahanda size en güzel kaynak teklifi... 01-01-1970 03:00 Milli Mücadelenin Gerçek Kahramanları 01-01-1970 03:00 Felsefe ve Nübüvvet Yolu Mukayesesi 01-01-1970 03:00 Sivil Toplum ve Devlet 01-01-1970 03:00 Bir Bahriye Subayının 100 Yıl Önce Verdiği Ders 01-01-1970 03:00 Bir Bahriye Subayının 100 Yıl Önce Verdiği Ders 01-01-1970 03:00 Kuantum Fiziği ve Materyalizm 01-01-1970 03:00 CHP İlkeleri ve Altı Ok Nedir? 01-01-1970 03:00 GÖKYÜZÜ ve YERYÜZÜ   01-01-1970 03:00 Ayasofya Niçin Önemlidir? Milli yeminimiz Lozan’da paramparça edildi 01-01-1970 03:00 ABD’li Embedded Subaylar ve Görevleri 01-01-1970 03:00 Cemel Vakası ve Sıffin Savaşı 01-01-1970 03:00 Bugün 27 Mayıs  01-01-1970 03:00 Erdoğan Affı 01-01-1970 03:00 Malikiyet ve Serbestiyet Devri 01-01-1970 03:00 Dünyanın en disiplinli ordusu! 01-01-1970 03:00 Erdoğan Silahlı Kuvvetleri İyi Yönetemiyor 01-01-1970 03:00 Müslumanlarin ve materyalistlerin ölüm sonrasına bakışı 01-01-1970 03:00 CHP neden kazandı? 01-01-1970 03:00 Allah İsminin Yüceltilmesi  01-01-1970 03:00 Ramazan Ayında ne yapmalı? 01-01-1970 03:00 28 Şubat Muz Cumhuriyeti 01-01-1970 03:00 Bir tane ordumuz var 01-01-1970 03:00 Tuzla Piyade Okulu’nda darbeci tehdit 01-01-1970 03:00 Türk Silahlı Kuvvetlerinde Darbeci Gelenek Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Tarikatlar Hakkında  01-01-1970 03:00 Hükûmetten kimse lütuf beklemiyor görevini yapsın yeter 01-01-1970 03:00 İnsanlı Ay Yolculuğunda Son Durum 01-01-1970 03:00 Herkes Kendi İsmi İle Çağrılmak İster 01-01-1970 03:00 Gerçek Savaş Gazisi Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Le Monde'ye göre Türkiye'deki darbe kalkişması 01-01-1970 03:00 Ordumuzda darbeci kalkışma dalga dalga yayılıyor 01-01-1970 03:00 Atatürk’ün ve Erdelhun'un Nutukları 01-01-1970 03:00 2.Abdülhamid'in Putlaştırılması 01-01-1970 03:00 Meçhul asker anıtları ve şehitlere vefa borcu 01-01-1970 03:00 Türkiye'de ve Dünyada Faşizm Nasıl Ortaya Çıktı? 01-01-1970 03:00 Mısır, İsrail ve Yemen ile ilgili kısa hatıralar 01-01-1970 03:00 Rüşdü Erdelhun’un darbeci askerlere karşı nutku ve darbe karargahinin Kara Harp Okulundan Tuzla Piyade Okuluna taşinmasi 01-01-1970 03:00 Faşist Darbeci Kalkışma Yeniden Hortladı 01-01-1970 03:00 Yeni Askeri Darbe Hazırlığı  01-01-1970 03:00 Birlik ve beraberliği nasıl sağlayabiliriz? 01-01-1970 03:00 Zekât ve Ekonomi 01-01-1970 03:00 Nasihatler niçin tesir etmiyor? 01-01-1970 03:00 Sonsuzluk Ülkesindeki Gerçek Hayat  01-01-1970 03:00 Hamas Sorgulanmalıdır 01-01-1970 03:00 Türkiye'deki Arap Düşmanlığının Sebebi Nedir? 01-01-1970 03:00 Cifir İlmi ve Ebced Hesabı Nedir? 01-01-1970 03:00 En güzel eserleri nerede buldum? 01-01-1970 03:00 Filistin Müslümanların uyanışına vesile olacak 01-01-1970 03:00 Susun ve sessiz kalın! 01-01-1970 03:00 Hayber ve Allah’ın Arslanı 01-01-1970 03:00 Polemik ve İcraat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye nin şu andaki en büyük polemik ustasidir. 01-01-1970 03:00 Müslümanların en önemli ihtiyaçları 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi kimdir? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet İslâmi Yönetim Şeklidir 01-01-1970 03:00 Bu çürümüş kemik parçalarını kim diriltecek? 01-01-1970 03:00 Trump'ın Çaldığı Dosyalar ve 11 Eylül 01-01-1970 03:00 Ne mutlu namazımı kılıyorum diyene! 01-01-1970 03:00 Kemal mi Kamâl mı ? Hangisi doğru? 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman' a dil uzatanlar hakkında Meyveli ağaç taşlanır, bir deyimimizdir. 01-01-1970 03:00 Ordunun Şerefi Kime Aittir? 01-01-1970 03:00 İki sene önce Yeni Akit Gazetesindeki veda yazım. 01-01-1970 03:00 Kayıt Dışı Ekonomi Kalkınmaya Engeldir 01-01-1970 03:00 İnsanlar niçin yaratılmıştır? 01-01-1970 03:00 Hutbe konusunda en önemli husus nedir? 01-01-1970 03:00 Karpuz seçmiyor yönetici seçiyoruz 01-01-1970 03:00 Ay yerine nereye gittiler? 01-01-1970 03:00 Hürriyet ve Sevad-ı Azam Kavramı 01-01-1970 03:00 Mazdek Kavatından Feto'ya geldik 01-01-1970 03:00 15 Temmuz 2016 ile 28 Şubat İlişkisi 01-01-1970 03:00 Hutbenin aslı Arapçadır 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 Dünya Başkenti İstanbul 01-01-1970 03:00 Alemi İslâm ın ve sizin Kurban bayramınızı bütün ruh u canımla tebrik ederim. 01-01-1970 03:00 Hilal ve Yıldız Yüzyılı 01-01-1970 03:00 Bilinmesi gereken en önemli husus nedir? Kat'iyen bil ki; 01-01-1970 03:00 Faşist CHP'nin Dayattığı Uydurma Tarih Son zamanlarda sık sık dile getirilen 01-01-1970 03:00 Türkiye Siyasi Hayatında Karakaşi-Kapani Kavgası 01-01-1970 03:00 Türkiye Yunanistan Savaşı 01-01-1970 03:00 Artık topa girmek gerekmez mi? 01-01-1970 03:00 Rüşdü Erdelhun ve darbeci faşistler 01-01-1970 03:00 Sabetay Aşiretinden Kurtulmamız Gerekiyor 01-01-1970 03:00 Allah’ın güzel isimleri 01-01-1970 03:00 Oyumuzu kullanırken dikkat edeceğimiz hususlar 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz 01-01-1970 03:00 Türkiye'de namaz ibadeti 01-01-1970 03:00 Başarı Milletin Malıdır Şahıslara Yüklenemez 01-01-1970 03:00 Biz namaz kılanlardan değildik 01-01-1970 03:00 Günahsız hükümet olur mu 01-01-1970 03:00 Rusya Ukrayna Savaşı ve Müslüman Dünyasına Etkileri 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman Said Nursi’ye karşı yapılan haksızlıklar 01-01-1970 03:00 Muslümanlara Karşı Şia ve Vahhabi Kıskacı 01-01-1970 03:00 Dinde siyaset ve yöneticilik var mıdır? 01-01-1970 03:00 Deprem gibi afetlerin gerçek sebebi nedir? 01-01-1970 03:00 Nevruz nedir? Nevruza nasıl bakmak gerekir? 01-01-1970 03:00 Para basma hikayesidir nedir? 01-01-1970 03:00 Deprem ve Hikmetleri 01-01-1970 03:00 Deprem ABD işi değildir 01-01-1970 03:00 Ailenin korunması için hükumetin sorumlulukları 01-01-1970 03:00 Ordudaki dindar düşmanları ile mücadelemiz bitmedi 01-01-1970 03:00 Gaspçı Devlet Olur Mu? 01-01-1970 03:00 Kur'an okumanın fazileti 01-01-1970 03:00 Lozan’a giden yolda İngiltere'nin ikiyüzlü politikası 01-01-1970 03:00 Feto Büyücüsünün Marifetleri!... 01-01-1970 03:00 Salavat Nedir ve Ne İçin Okunur? 01-01-1970 03:00 Sabetay tarikatı ve Feto 01-01-1970 03:00 Avrupa'nın çıplak ayaklı çocuk köleleri 01-01-1970 03:00 Katiline âşık olan insanlar 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin kurucu ilkeleri nelerdir? 01-01-1970 03:00 Demokrasi neden saltanattan üstündür 01-01-1970 03:00 CHP olmasaydı ne hale düşerdik? 01-01-1970 03:00 Mecliste Generali Öldürdüler 01-01-1970 03:00 Feto denilen İslam düşmanını tanıyalım FETO’nün üç yüzünü göremeyen, 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan ve Çin Müslümanları 01-01-1970 03:00 Demokrasi ve hürriyet fitne midir? 01-01-1970 03:00 Fırtınanın Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Yılbaşının Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Şah Kavat'tan günümüze muta nikahı 01-01-1970 03:00 Paris Elçisi Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Kanal Raporu 01-01-1970 03:00 Serbest piyasa ve devletin fiyatlara müdahale etmesi 01-01-1970 03:00 2022 Türkiye'nin ekonomi ve teknolojide en hızlı yükseliş dönemi oldu 01-01-1970 03:00 92 Yıl önce Menemen 'de ne oldu? 01-01-1970 03:00 Yakamoz nedir? 01-01-1970 03:00 Kadına karşı şiddetin en önemli sebebi 01-01-1970 03:00 Niçin memur olmaya can atıyoruz 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman'ın Eyalet Sistemi Hakkındaki Düşünceleri 01-01-1970 03:00 Zincir marketler ve serbest piyasa mekanizması 01-01-1970 03:00 Devletin fiyatlara müdahalesi caiz midir? 01-01-1970 03:00 Üzülme Allah İnanlarla Beraberdir 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ismi nereden geliyor? 01-01-1970 03:00 Siyasi mülahazalar ve Ak Parti niçin desteklenmelidir? 01-01-1970 03:00 SEVGİ VE MUHABBET ÜZERİNE... 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman’ın dinsiz siyasete bakışı 01-01-1970 03:00 HELÂL DAİREDE YAŞAMAK VE FAİZ 01-01-1970 03:00