Sapanca’nın Yükselişi Diaspora’yı Rahatsız mı Ediyor! ‘’Gerçekler Acıtır’’ ‘’Sapanca Kocaeli’ne bağlı olduğu dönemde Altın Çağını Yaşamıştır!”

Bahattin TIKNAZ (Gazeteci & Yazar ) Sapanca

16-05-2026 10:27

Sapanca’nın Yükselişi Diaspora’yı Rahatsız mı Ediyor! ‘’Gerçekler Acıtır’’
‘’Sapanca Kocaeli’ne bağlı olduğu dönemde Altın Çağını Yaşamıştır!”

Bir horoz düşünün…
Toprağı iki ayağıyla eşeliyor, gagasıyla kendisine bir lokma nasip arıyor. Bulduğu küçücük yem parçasını tam ağzına almışken etrafındaki tavuklar bir anda başına üşüşüyor. Hiçbiri o yemi bulmak için emek vermemiştir. Hiçbiri toprağı eşelememiştir. Ama iş kapmaya gelince hepsi bir anda aynı çöplüğün sahibi kesilir. İşte bugün basın camiasında yaşanan tablo da tam olarak budur.

Yıllardır köşe yazılarımda açık açık ifade ettim: Sapanca, Kocaeli’ye bağlı olduğu dönemde sadece nefes almıyordu; ekonomik, sosyal ve ticari anlamda adeta altın çağını yaşıyordu. O dönem Sapanca’nın gelişim ivmesiyle bugünkü hâli arasındaki farkı görmek için tarafsız bir hafıza yeterlidir.

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli basınının tanınmış kalemlerinden biri olan Nurettin Kolaylı tarafından kaleme alınan “Sapanca Kocaeli’ye bağlanırsa uçar” başlıklı yazı, Sakarya kamuoyunda ciddi yankı uyandırdı. Çünkü toplum bazen dillendirilmeyen gerçekleri duymak ister. İnsanlar duygusal sloganlardan değil, sonuçlardan etkilenir.

Ancak mesele tam burada başka bir noktaya savruldu.

Her dönem olduğu gibi yine ortaya, başkasının ağzındaki yemi kapmaya çalışan, siyasi reflekslerle hareket eden, fikri tartışmak yerine hamaset üretmeyi tercih eden bir isim çıktı. Üslup yerine öfkeyi, fikir yerine saldırıyı tercih ederken, meseleyi tartışmak yerine adeta mahalle kabadayılığına soyundu.

Öyle ki köşesinde utanmadan şu ifadeleri kullandı:

“Kimse çıkıp da ‘Sapanca’yı Kocaeli’ye bağlayalım’ diye boş boş konuşmasın. Bunu isteyen varsa, pılını pırtısını toplayıp Kocaeli’ye taşınsın.”

Bir fikirle mücadele edemeyenlerin ilk sığındığı liman hakarettir. Çünkü fikir üretmek emek ister, analiz ister, vizyon ister. Hakaret ise düşünsel iflasın en kolay maskesidir.

Ne acıdır ki bugün kendisinin kimlerin sözcülüğü yaptığını açık açık bilinen bu şahsiyetin geçmişine bakıldığında; büyümek için dost sırtlarına basarak, bulunduğu noktaya aidiyetle değil ilişkilerle gelen, kamu vicdanında karşılığı tartışmalı figür olduğu görülmektedir. Kendi kimliğini inşa edememiş insanların başkalarına aidiyet dersi vermesi ise trajikomik bir çelişkidir.

Daha vahimi, kamuoyunun konuşması gereken onlarca mesele ortadayken; bazı kalemlerin bunları görmezden gelmesidir. Sakarya’nın ekonomik sorunları, plansızlığı, gençlerin gelecek kaygısı, altyapı problemleri konuşulması gerekirken; sırf gündem değiştirmek adına hamasi çıkışlarla topluma ayar vermeye kalkmak basın etiğiyle bağdaşmaz.

Bugün vatandaşın yorumlarına bakıldığında çok net bir gerçek ortaya çıkıyor: İnsanlar slogan değil hizmet istiyor. Hatta birçok Sakaryalı vatandaş açık açık, “Bırakın Sapanca’yı, gerekirse Sakarya Kocaeli’ye bağlansın da rahat edelim” diyebiliyor. Bu cümle bile tek başına mevcut yönetim anlayışına yönelik toplumsal memnuniyetsizliğin fotoğrafıdır.

Öte yandan toplumun gerçek sorunlarını yazmaya cesaret edemeyenlerin, bazı çelişkileri ise bilinçli biçimde görmezden geldiği dikkat çekiyor. Kamuoyunda tartışılan diploma meseleleri, sistemsel tutarsızlıklar, liyakat sorguları karşısında sessiz kalanların; konu Sapanca olunca bir anda “memleket nöbetçisi” kesilmesi samimiyet testi açısından ibretliktir.

Gazetecilik; güçlünün yanında saf tutmak değil, toplum adına soru sorabilmektir. Kalem; mahalle ağzıyla tehdit savuranların değil, hakikati yazabilenlerin elinde anlam kazanır.

Kimse Sapanca üzerinden hamaset üretmeye kalkmasın.

Çünkü bu milletin hafızası vardır.
Arşivi vardır.
Ve gerektiğinde, dün söyleneni bugün herkesin önüne koyacak iradesi de vardır.

Unutulmamalıdır ki;
Horozun bulduğu yem üzerinden kavga eden tavuklar çoğalabilir…
Ama toprağı eşeleyip gerçeği ortaya çıkaranlar her zaman daha değerlidir.

DİĞER YAZILARI Sakarya: Bir Milletin Emperyalizme Diz Çöktürdüğü Yerdir” 01-01-1970 03:00 Bir Göl, İki Büyükşehir ve Yıllardır Süren Sessiz Sömürü 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Kurulan Düzen: Su Kimin, Kazanç Kimin? 01-01-1970 03:00 Siyasal Söylem, Algı Yönetimi ve Toplumsal Çelişkiler Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmalarına Bir Gerçeklik Notu Üretmeden Paylaşım Olmaz Olamaz 01-01-1970 03:00 TARAFSIZ” VE “BAĞIMSIZ” GAZETECİLİK SÖYLEMİ!  01-01-1970 03:00 Ah Sapanca, derdin neydi ki 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Kuyumcu Vitrininde İlginç Görüntü: Altınların Üzerinde Uyuyan Kedi Dikkat Çekti 01-01-1970 03:00 Spreyleme & Bulut Tohumlama ile iklim mühendisliği tüm insanlığı tehdit ediyor. 01-01-1970 03:00 Fakire sürekli “yetin” demek, sorunu çözmek değil, sorunu sabitlemektir. Gerçek çözüm ise açıktır: Zengine daha az tüketmeyi ve daha çok paylaşmayı öğretmek. 01-01-1970 03:00 ‘’Yaya Geçidi mi, Ölüm Çizgisi mi?” 01-01-1970 03:00 “Sakarya’da Trafik: İhmalin, Plansızlığın ve Öncelik Hatasının Anatomisi” 01-01-1970 03:00 İktidarlar ve Yeni Dünya, Düzeni: Pedofili ve Görmezden Gelinen Bir Yapısal Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca: Bir Gölün Kalbinde Saklanan Zaman 01-01-1970 03:00 Bu Bir Uyarı Değil, İstifa Çağrısıdır 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü’ünden Taşan Sorun: Yetki Karmaşası ve Tek Yönetim Zorunluluğu 01-01-1970 03:00 Bu Şehirle Alay Ettiniz 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Diploma Tartışmaları, Yerel İktidar Mücadeleleri ve Sakarya Örneği Üzerinden Bir Okuma 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Kahvaltı Masası Değildir. Somut, takvimli, kararlı bir eylem planı açıklama zamanıdır. 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günüydü Sapanca’da 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya Hizmetin Önündeki Görünmez Engel: Bir “Diaspora” mı? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Yürütülen Algı Siyaseti ve Gerçek Sorumluluk Alanları 01-01-1970 03:00 HAFIZA, TUTARLILIK VE SİYASİ SEÇİCİLİK: SAPANCA GÖLÜ ÜZERİNDEN OKUNAN BİR YÖNETİM PARADOKSU 01-01-1970 03:00 Sakarya Valiliği Önünde Yatan Köpek İlgi Odağı Oldu 01-01-1970 03:00 Sapanca Belediyesi Kar Küreme ve Tuzlama Çalışmalarını Aralıksız Sürdürüyor 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Geç Kalmış Farkındalık mı, Kurumsal İhmalkârlığın İtirafı mı? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçeği:Görsel Manipülasyonla Değil Yapısal Cesaretle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Siyaset Değil Hesap Verilebilirlik Zamanı 01-01-1970 03:00 Siyasetin Diyeti ve Ödenen Faturalar 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölünü Kim Kirletiyor Hakikati Konuşmanın Zamanı Geldi 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya hizmet gelmiyor o zaman Kocaeli’ne bağlanalım kampanyası başlatma zamanı 01-01-1970 03:00 Sapanca’da çok geç olmadan su kiralamaları iptal edilmelidir. 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Halkın Suyu, Halkın Hakkı 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Adı Bizim, Hakkı Neden SASKİ ve İZSU’nun dur? 01-01-1970 03:00 Haavara Anlaşması ve Vaat edilmiş Topraklar’a dönüş 01-01-1970 03:00 Metrobüs Hattı Gerçekte; Halkın İradesi mi, yok ben yaptım Oldu bitti simi? 01-01-1970 03:00 Suyun ve Yeşilin Buluştuğu Cennet Sapanca ve Soğucak Yaylası 01-01-1970 03:00 Sakarya TALU Tekstil’de İşçi Çıkarmalar Başladı. 01-01-1970 03:00 ‘’Yerel Basının Aynadaki Yüzü” 01-01-1970 03:00 Parayı Yöneten, Dünyayı Yönetir mi? 01-01-1970 03:00 Ulaşım Vizyonu mu, Trafik Kabusu mu? Sakarya’ya Metrobüs mü Lazım, Trafik mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçekten Alarm Veriyor Su Çekilmesi ve Zehirli Kirlilik 01-01-1970 03:00 Rüstem KELEŞ eski görevine yeniden dönüyor iddası gündeme bomba gibi düştü. 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Metrobüs mü ? Trafik Kaos’u mu ? 01-01-1970 03:00 Kocaeli ve Sakarya arasında kalan Sapanca analizi 01-01-1970 03:00 Ülkemiz açlıkla Islah edilmeye mi? çalışılıyor 01-01-1970 03:00 Sporda renk kardeşiyiz ama diğer her şeyde aramızda uçurum var uçurum. 01-01-1970 03:00 Sakarya Üstü kapalı Eş Başkanlık ’lamı yönetiliyor? 01-01-1970 03:00 Yusuf Alemdar’dan CHP’li Belediye Başkanı’na beklenen tepkisi 01-01-1970 03:00 Üç Harfli Marketlerin Denetimlerinde, Ne Kadar İşlem Yapıldığı? Ne Kadar Ceza Kesildi? Kamu Oyuna Açıklayın... 01-01-1970 03:00 19 bin Euro'ya alınan bu cihazlar neden çürümeye terk edildi, Başkan Nihat Arda Şahin bu konuyla ilgili kurum içinde soruşturma başlatıp suç duyrusunda bulunacak mı?. 01-01-1970 03:00