Sapanca Gölü Üzerinden Yürütülen Algı Siyaseti ve Gerçek Sorumluluk Alanları

Bahattin TIKNAZ (Gazeteci & Yazar ) Sapanca

21-01-2026 15:53

Sapanca Gölü Üzerinden Yürütülen Algı Siyaseti ve Gerçek Sorumluluk Alanları

Sapanca Gölü’nün bugün geldiği nokta, artık geçici çevresel sorunlar kategorisinde ele alınamayacak kadar ciddi ve yapısal bir krize işaret etmektedir. Göl, yalnızca iklim koşullarının değil; yıllardır süregelen yanlış su yönetimi politikalarının, yetersiz denetimlerin ve siyasi sorumluluktan kaçan yönetsel tercihlerin sonucunda geri dönülmesi güç bir çekilme sürecine girmiştir.

Son dönemde Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Alemdar’ın, danışmanları aracılığıyla kamuoyunda bir algı oluşturmaya çalıştığı ve Sapanca Gölü’ndeki su kaybını 25 yıl önce’ ’geçmiş dönem’’ Sapanca Belediye Başkanı Osman Nuri Erdoğan’a yüklemeye dönük açıklamaların bu bağlamda değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım, sorunun kaynağına inmeyen; aksine dikkatleri başka yöne çekmeyi hedefleyen basitleştirilmiş bir siyasal iletişim stratejisi izlenimi vermektedir.

Oysa Sapanca Gölü’nü tehdit eden temel unsur, göl kıyısındaki yapılaşmadan çok daha derinde yatmaktadır. Asıl mesele; Sakarya ve Kocaeli illerinin gölden denetimsiz biçimde su çekmesi, Su Fabrikaların’ ’İşletmelerin’’ kiralanan miktarların çok üzerinde su kullanımına göz yumulması ve özellikle Samanlı Dağları eteklerinde yer alan su fabrikalarının, gölü besleyen Irmak ve Pınar’ları ve Dere yeraltı su kaynaklarının akışını kesmesidir.

Daha dikkat çekici olan husus ise şudur: Sapanca’da faaliyet gösteren su fabrikalarının tamamına yakınının bugün yabancı sermayeli şirketlerin kontrolünde olmasıdır. İlk kuruluş aşamasında Türk yerli müteşebbisler eliyle, belirli kiralama sözleşmeleriyle hayata geçirilen bu tesislerin zaman içinde el değiştirmesi; suyun bir kamu varlığı olmaktan çıkarılıp ticari bir meta haline getirilmesini hızlandırmıştır. Buna rağmen, mevcut yönetimin denetim mekanizmalarını bu işletmeler üzerinde yeterince işletmediği; aksine, kamuoyunda “göl kıyısındaki işletmeler hedef alınıyormuş” algısı yaratarak su fabrikalarının korunmaya çalışıldığı izlenimi güçlendirmektedir.

Elbette ki Hazine ve Milli Emlak’a ait alanlarda, geçmiş dönemlerde göz yumulmuş ya da teşvik edilmiş dahi olsa, kaçak yapılaşma yıkılmalıdır. Devletin malına el koyan herkes hakkında eşit şekilde hukuki ve cezai işlem uygulanmalıdır. Ancak burada temel yanlış; Sapanca Gölü’nün kurumasının asli nedenini bu yapılar üzerinden açıklamaya çalışmaktır.

Dahası, yıkım ve denetim uygulamalarının yalnızca gölün güney kıyısıyla sınırlı tutulması; kuzey, doğu ve batı cephelerinde hatta Belediye ve kamu kurumları eliyle yapılan kaçak ya da mevzuata aykırı yapılaşmalara dokunulmaması, yönetim anlayışının eşitlik ve adalet ilkesinden uzaklaştığını göstermektedir. Yasalar, hiçbir vatandaş ya da kurum için ayrıcalık tanımaz; buna Resmî kurumlar da dahil edilmelidir.

Bugün Sapanca Gölü’nü asıl sömürenler; kamuoyuna hedef gösterilen küçük ölçekli kıyı yapıları değil, kiraladıkları miktarın katbekat üzerinde su çeken resmi ve gayri resmi sanayi tesisleridir. Bu gerçek, Sakarya’daki basın kuruluşlarının arşivlerinde mevcutken; yapılan basın toplantılarında bu konuların hiçbir gazeteci tarafından gündeme getirilmemesi de ayrıca düşündürücüdür. 

Bu sessizlik, basının yerel yönetimle olan ilişkisine dair soru işaretlerini kaçınılmaz biçimde artırmaktadır.

Sayın Yusuf Alemdar’ın, Serdivan Belediye Başkanlığı dönemindeki projeleri ve çevreye bakış açısı da hafızalardayken; bugün Sapanca Gölü üzerinden yürütülen bu algı yönetimi çabasının kamuoyunda karşılık bulması zor görünmektedir.

Eğer gerçekten çözüm aranıyorsa;

a) Su fabrikalarının çektiği su miktarları şeffaf biçimde açıklanmalı,

b) Bağımsız ve sıkı denetimler derhal uygulanmalı,

c) Gerekirse geçici su kiralama iptalleri gündeme alınmalı,

d) Gölü besleyen doğal su kaynaklarının önü açılmalıdır.

Aksi halde Sapanca Gölü, siyasi polemiklere kurban edilen bir doğa varlığı olmaktan öteye geçemeyecek; gelecek kuşaklara bırakılması gereken ortak miras, geri dönüşü olmayan biçimde kaybedilecektir.

DİĞER YAZILARI Bir Göl, İki Büyükşehir ve Yıllardır Süren Sessiz Sömürü 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Kurulan Düzen: Su Kimin, Kazanç Kimin? 01-01-1970 03:00 Siyasal Söylem, Algı Yönetimi ve Toplumsal Çelişkiler Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmalarına Bir Gerçeklik Notu Üretmeden Paylaşım Olmaz Olamaz 01-01-1970 03:00 TARAFSIZ” VE “BAĞIMSIZ” GAZETECİLİK SÖYLEMİ!  01-01-1970 03:00 Ah Sapanca, derdin neydi ki 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Kuyumcu Vitrininde İlginç Görüntü: Altınların Üzerinde Uyuyan Kedi Dikkat Çekti 01-01-1970 03:00 Spreyleme & Bulut Tohumlama ile iklim mühendisliği tüm insanlığı tehdit ediyor. 01-01-1970 03:00 Fakire sürekli “yetin” demek, sorunu çözmek değil, sorunu sabitlemektir. Gerçek çözüm ise açıktır: Zengine daha az tüketmeyi ve daha çok paylaşmayı öğretmek. 01-01-1970 03:00 ‘’Yaya Geçidi mi, Ölüm Çizgisi mi?” 01-01-1970 03:00 “Sakarya’da Trafik: İhmalin, Plansızlığın ve Öncelik Hatasının Anatomisi” 01-01-1970 03:00 İktidarlar ve Yeni Dünya, Düzeni: Pedofili ve Görmezden Gelinen Bir Yapısal Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca: Bir Gölün Kalbinde Saklanan Zaman 01-01-1970 03:00 Bu Bir Uyarı Değil, İstifa Çağrısıdır 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü’ünden Taşan Sorun: Yetki Karmaşası ve Tek Yönetim Zorunluluğu 01-01-1970 03:00 Bu Şehirle Alay Ettiniz 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Diploma Tartışmaları, Yerel İktidar Mücadeleleri ve Sakarya Örneği Üzerinden Bir Okuma 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Kahvaltı Masası Değildir. Somut, takvimli, kararlı bir eylem planı açıklama zamanıdır. 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günüydü Sapanca’da 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya Hizmetin Önündeki Görünmez Engel: Bir “Diaspora” mı? 01-01-1970 03:00 HAFIZA, TUTARLILIK VE SİYASİ SEÇİCİLİK: SAPANCA GÖLÜ ÜZERİNDEN OKUNAN BİR YÖNETİM PARADOKSU 01-01-1970 03:00 Sakarya Valiliği Önünde Yatan Köpek İlgi Odağı Oldu 01-01-1970 03:00 Sapanca Belediyesi Kar Küreme ve Tuzlama Çalışmalarını Aralıksız Sürdürüyor 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Geç Kalmış Farkındalık mı, Kurumsal İhmalkârlığın İtirafı mı? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçeği:Görsel Manipülasyonla Değil Yapısal Cesaretle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Üzerinden Siyaset Değil Hesap Verilebilirlik Zamanı 01-01-1970 03:00 Siyasetin Diyeti ve Ödenen Faturalar 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölünü Kim Kirletiyor Hakikati Konuşmanın Zamanı Geldi 01-01-1970 03:00 Sapanca’ya hizmet gelmiyor o zaman Kocaeli’ne bağlanalım kampanyası başlatma zamanı 01-01-1970 03:00 Sapanca’da çok geç olmadan su kiralamaları iptal edilmelidir. 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Halkın Suyu, Halkın Hakkı 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü: Adı Bizim, Hakkı Neden SASKİ ve İZSU’nun dur? 01-01-1970 03:00 Haavara Anlaşması ve Vaat edilmiş Topraklar’a dönüş 01-01-1970 03:00 Metrobüs Hattı Gerçekte; Halkın İradesi mi, yok ben yaptım Oldu bitti simi? 01-01-1970 03:00 Suyun ve Yeşilin Buluştuğu Cennet Sapanca ve Soğucak Yaylası 01-01-1970 03:00 Sakarya TALU Tekstil’de İşçi Çıkarmalar Başladı. 01-01-1970 03:00 ‘’Yerel Basının Aynadaki Yüzü” 01-01-1970 03:00 Parayı Yöneten, Dünyayı Yönetir mi? 01-01-1970 03:00 Ulaşım Vizyonu mu, Trafik Kabusu mu? Sakarya’ya Metrobüs mü Lazım, Trafik mi? 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Gerçekten Alarm Veriyor Su Çekilmesi ve Zehirli Kirlilik 01-01-1970 03:00 Rüstem KELEŞ eski görevine yeniden dönüyor iddası gündeme bomba gibi düştü. 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Metrobüs mü ? Trafik Kaos’u mu ? 01-01-1970 03:00 Kocaeli ve Sakarya arasında kalan Sapanca analizi 01-01-1970 03:00 Ülkemiz açlıkla Islah edilmeye mi? çalışılıyor 01-01-1970 03:00 Sporda renk kardeşiyiz ama diğer her şeyde aramızda uçurum var uçurum. 01-01-1970 03:00 Sakarya Üstü kapalı Eş Başkanlık ’lamı yönetiliyor? 01-01-1970 03:00 Yusuf Alemdar’dan CHP’li Belediye Başkanı’na beklenen tepkisi 01-01-1970 03:00 Üç Harfli Marketlerin Denetimlerinde, Ne Kadar İşlem Yapıldığı? Ne Kadar Ceza Kesildi? Kamu Oyuna Açıklayın... 01-01-1970 03:00 19 bin Euro'ya alınan bu cihazlar neden çürümeye terk edildi, Başkan Nihat Arda Şahin bu konuyla ilgili kurum içinde soruşturma başlatıp suç duyrusunda bulunacak mı?. 01-01-1970 03:00