Sapanca Gölü Gerçekten Alarm Veriyor
Su Çekilmesi ve Zehirli Kirlilik
Doğu Marmara’nın incisi Sapanca Gölü, yıllardır doğaseverlerin nefes aldığı, çevre halkının Göl Turiziminden o kadar engelemelere rağmen kıt kanat geçimini sağladığı Sakarya ve Kocaeli gibi Büyükşehirlerdeki milyonlarca insanın içme suyunu karşıladığı eşsiz bir doğa mirası. Ancak son yılların düşen su miktarından 3 & 4 katı su kulanımın artırılması Pıtırak gibi su Fabrikalarının çoğalması kiralanan su miktarlarının sıkı denetime tabi tutulmaması Sapanca gölünde hem su seviyesindeki dramatik düşüşe bu düşüşle beraber hem de kimyasal kirliliğin artması gölün alarm verme noktasına getirmiştir.
Gölün kirlenmesinde en büyük suçlulardan biri ise hemen yanı başından geçen TEM Otoyoludur.
Sapanca Gölü, yağış rejimindeki değişiklikler ve bilinçsiz yapılaşma gibi nedenlerle her yıl biraz daha geri çekilirken, gölün kalbine işleyen çok daha sinsi bir tehdit var: ağır metal kirliliği.
TEM Otoyolu, Türkiye’nin en işlek ulaşım arterlerinden biri. Her gün binlerce aracın geçtiği bu yol, sadece egzoz gazı salımıyla değil, aynı zamanda lastik ve fren aşınmalarından kaynaklanan metal parçacıklarıyla da doğaya zarar veriyor. Bu parçacıklar, yağmur sularıyla birlikte yüzey akışına karışarak dere ve ırmaklar vasıtası ile Sapanca Gölü’ne ulaşıyor. Kurşun, kadmiyum, çinko ve bakır gibi toksik ağır metaller, göl ekosistemi üzerinde yıkıcı etkiler yaratıyor. Balık türlerinde azalma, su canlılarında biyolojik bozulmalar ve hatta yer yer alg patlamaları sıkça gözlemleniyor.
Dahası, bu kirlilik sadece ekolojik bir kriz değil; halk sağlığı açısından da ciddi bir tehdit. Yazımın ilk satırlarında belirttiğim gibi Sapanca Gölü, Kocaeli ve Sakarya başta olmak üzere birçok yerleşim yerinin içme suyu kaynağı. Ağır metallerin insan vücuduna uzun vadeli etkileri arasında Böbrek rahatsızlıklarında, sinir sistemi hasarı, bağışıklık sisteminde bozulma ve bazı kanser türleri yer alıyor.
Peki ne yapılmalı?
Öncelikle TEM Otoyolu yapım aşamasında Proje’de olup yapılmayan atık su dejarz kanalının acil şekildeyaptırılması yada yapılması gerekmektedir. Bu, modern drenaj sistemleriyle, metal filtreleme çözümleriyle ve arıtma havuzlarıyla mümkün. Ayrıca göl çevresinde düzenli ağır metal analizleri yapılmalı; bilimsel veriler kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Gölün su çekilmesini azaltmak için ise su kaynaklarının planlı ve dengeli kullanımı, tarımsal sulamada modern yöntemlerin teşviki, kaçak su çekiminin önlenmesi büyük önem taşıyor.
Sapanca Gölü, sadece bir su kütlesi değil; bir yaşam kaynağı, bir ekosistem hazinesi, geçmişten geleceğe akan bir kültürel miras. Onu korumak hepimizin sorumluluğu.
Yoksa bir gün göl kıyısına gidip de sadece çatlamış toprakları ve kirli bir su birikintisini görmek, kimsenin kaderi olmamalı…