Sapanca Gölü Üzerinden Siyaset Değil
Hesap Verilebilirlik Zamanı
Sapanca Gölü bugün yalnızca bir doğal varlık değil; aynı zamanda yerel yönetimlerin çevreye, hukuka ve kamu vicdanına bakışının turnusol kâğıdıdır. Büyükşehir Belediye Başkanı’nın son dönemde yaptığı açıklamalar, ilk bakışta gölü korumaya yönelik bir hassasiyet gibi sunulsa da, mesele derinleştirildiğinde çok daha ciddi bir sorunu açığa çıkarmaktadır: Seçici hafıza ve siyasal sorumluluktan kaçış.
Hatırlatmak zorundayız.
Sayın Yusuf Alemdar, Serdivan Belediye Başkanlığı’ndan önce, Sapanca Gölü’nün bizzat içinde otel ve göl içi bungalov projelerini içeren bir proje kitapçığını bastırarak, bu projeleri “yüzyılın projesi” olarak tanıtmış ve Serdivan halkından oy talep etmiştir. Bugün gölün korunmasından söz eden bir siyasetçinin, dün gölü ticari bir yatırım alanı olarak pazarlamış olması, kamuoyuna açıklanması gereken temel bir çelişkidir.
Sormak zorundayız.
Gölün içinde planlanan bu projelere hangi bilimsel raporlar dayanak gösterildi?
Bu projelere hangi kurumlar, hangi mevzuata dayanarak izin verdi?
Bugün “göl kırmızı alarm veriyor” diyenler, o gün neden sustu?
Daha da önemlisi, Sakarya’nın içme suyunu temin ettiği noktada bulunan misafirhane meselesi…
Bu misafirhanede kalan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri olduğu kamuoyunun malumudur.
Peki soruyoruz:
Bu misafirhanede kalanların resmî kayıtları tutuluyor mu?
Bu tesisin giderleri hangi bütçeden karşılanıyor?
Elde edilen gelirler nereye aktarılıyor?
Bu yapı, bir kamu tesisi midir, yoksa fiilen denetimsiz bir ayrıcalık alanı mıdır?
Sessizlik, bu sorulara verilmiş bir cevap değildir.
Ayrıca Serdivan Park’ta göl kıyısına ve gölün içine dökülen beton yapılar ile yürüyüş iskeleleri meselesi de görmezden gelinemez. Bugün Sapanca’da dron görüntüleriyle kamuoyuna mesaj veren Büyükşehir Belediye Başkanı’na sormak gerekir:
Serdivan Park’taki bu betonlaşma sizin döneminizde yapılmadı mı?
Bu iskeleler kimin döneminde, hangi izinle inşa edildi?
Eğer bugün yanlışsa, dün neden durdurulmadı?
Neden söktürülmedi?
Çevrecilik, sadece muhalif belediyeleri işaret etmekle olmaz.
Çevrecilik, kendi siyasi geçmişiyle yüzleşebilmeyi gerektirir.
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’na düşen görev açıktır:
Sapanca Gölü’nü yalnızca bugün değil, kendi geçmiş uygulamalarıyla birlikte ele almak. Gölün içindeki iskeleleri, betonlaşmayı, projelendirilmiş otel ve bungalov hayallerini de aynı dronla görüntülemek ve Sakarya – özellikle Sapanca – halkından samimi bir özürle açıklama yapmaktır.
Aksi hâlde yapılan her açıklama, gölü korumaktan çok, siyasi sorumluluğu gölgeleme çabası olarak kayda geçecektir.
Sapanca Gölü, propaganda alanı değildir.
Sapanca Gölü, hesap verilmesi gereken bir kamu emanetidir.