Korku Tutkuyu Üretir

Elif ÇELİK (Araştırmacı Şair & Yazar)

01-10-2026 16:08

Korku Tutkuyu Üretir
Bizi en çok korkutan şeylerin bizim en çok arzuladığımız şeyler olduğunu fark ettiniz mi veya düşündünüz mü?
Çoğumuz hayatta korkuların her zaman gerçekten sadece korku olduğunu düşünürüz. Peki niye diye sorduk mu? Bence sormadık.
Şimdi mantık çerçevesinde düşünecek olursak: Bir şeyden korkuyoruz evet bu doğru, fakat korktuğumuz şeyi istediğimiz için korkmuyor muyuz? Mesela "Bu sınavı ya yapamazsam" düşüncesi "Yapabilirim"den türeyebilir. Nasıl mı? Şöyle: Çünkü biz bir eylemi yaparken sadece yapmış olmuyoruz, o işi bir kere bıraktığımızda beyin hemen bunu korku olarak algılar ve "Ya olmazsa?" gibi düşünceler getirir. Aslında korktuğumuz şey arzuladığımız şeylerdir. Karanlıktan korktuysak içerideki gizemi merak ederiz.
Sigmund Freud’un dediği de bu dediklerinizi doğruluyor. Korkularımızın, özellikle de fobilerin ve kabusların arkasında aslında bilinçaltına itilmiş, toplumsal olarak kabul edilemez arzular yatar. Bunlar da bilinçaltı, yasak bir arzuyu doğrudan yaşayamadığı zaman onu "korku" formuna dönüştürerek gün yüzüne çıkarır.
Fakat bu korku bir süre sonra kişide psikolojik sorunlar oluşturabiliyor. Nedir onlar? Gelin bakalım:
Agorafobi ve Spesifik Fobiler:
Agorafobi ve spesifik fobi dediğimiz fobiler; kişinin ev ortamından çıkıp başka bir ortama gitmekten kaçınma, korkma arzusudur. Bunun daha bilinen ismi anksiyetedir.
En yaygın olan anksiyete bozukluğu, her an bir şey olacakmış korkusudur. Kişi hep tetikte bekler, bu da çevresindeki insanlara güvenini azaltır, kapanık olmasına neden olan bir rahatsızlıktır.
Bir diğeri ise:
Obsesif-Kompulsif Bozukluk:
Bu da kişinin tekrarlayıcı ritüelleri ve takıntılarına denilir. Örnek verecek olursak; "Ben bu kapıyı kapatsam, ölçüm... Eğer kapıyı kilitlemezsem eve birileri girecek" gibi beynin sürekli olmayan veya imkansız şeyleri olmuş gibi yaşayıp kişiyi içine çekmesine denir.
Disosiyatif Bozukluklar:
Depersonalizasyon: Kişinin kendine yabancılaşması; yani dışarıdan bakan birisi gibi hissetmesi.
Derealizasyon: Çevredeki dünyayı gerçek dışı olarak algılaması.
Bunların sayısı tabii ki daha fazla. En bilindik depresyon gibi örnekler de vardır. Çözümleri aslında çok açık ve net şekilde: Kişi kendini tanımaya başlarsa, korkularının arzu olduğunu kabul edip korkularını selamlayıp gönderebilmeyi başarırsa bunların hepsini atabilme imkanı vardır. İsterse dünyanın en iyi psikiyatristine gitsin, fakat kişi içeride düzelmiyorsa dışarıdaki etkenler ona fayda edemez. Bir bitki büyümek istemezse, güneşler onun olsa, nice sular onun olsa bitki yine de yaşamaz. Çünkü içi isteksizdir; dışarıdakiler ne yapabilir, öyle değil mi?
Ve sona doğru gelecek olursak:
Korkularımız bize arzularımızın hediyesidir. Bunları ağırlamak bize kalmış. Eğer güzel ağırlarsak bizde güzel ders bırakırlar ama ağırlayamazsak kişide büyük bir hasar bırakırlar. Ayrıca canlılardan korkmamalıyız çünkü aynı havayı soluyoruz. Korkmamız gereken kişiler insanlardır. Çünkü hayvanların bile empati yeteneği kurma becerisi varken, mükemmel düzeyde insanı yaratmış olan Allah varken yine de kullanmayı bilmeyen insanlar vardır.
Unutmamalıyız ki:
Neyden korkuyorsak ona mahkum oluruz...

DİĞER YAZILARI Hz.Hatice'nin Bağımsızlığından Bugünün Susturulan Kadın 01-01-1970 03:00 BİLGELİK YAŞTA DEĞİL, DAVRANIŞTADIR 01-01-1970 03:00 KÖTÜ BİR TOPLUMDA İYİ KALMAK MÜMKÜN MÜ? 01-01-1970 03:00 Sıralarda Ders Kitapları Değil, Korku Var  01-01-1970 03:00 DENGE TERAZİSİ: KİMSE YAŞATTIĞINI YAŞAMADAN ÖLMEZ 01-01-1970 03:00 Hayat Kısa... Peki Ya Sonrası? 01-01-1970 03:00 Kardeşlik Kan Bağı mı Gerektirir? 01-01-1970 03:00 Yaşama Sevincimizi Neden  Kaybediyoruz? 01-01-1970 03:00 İnsanların Düşüncesinin Önemi Olmayan Dönem: Yapay Zeka Çağı 01-01-1970 03:00 İbret Al 01-01-1970 03:00 Kendi Ağacının Gölgesinde Büyümek 01-01-1970 03:00 Tarihten Bir Kesit: Rol Modelimiz Kim, Düşündük mü? 01-01-1970 03:00 Kalıplara Sığmayan Başarılar Elde Edin 01-01-1970 03:00 Ayna 01-01-1970 03:00 EMEĞE SAYGISI OLMAYANIN KENDİNE SAYGISI YOKTUR 01-01-1970 03:00 GÖLGE ALTINDA KALAN İYİ NİYETLER 01-01-1970 03:00 Al Bayrak 01-01-1970 03:00 Gökyüzü Kan Ağlıyor 01-01-1970 03:00 Ümitsizlik ve Güvensizlik: Kendi Kapasitemizin Farkında mıyız? 01-01-1970 03:00 Ruha Dokunmanın Yaşı Yoktur 01-01-1970 03:00 ÜZÜNTÜ HER ŞEYE BEDEL MİDİR? 01-01-1970 03:00 HER ŞEYE RAĞMEN VAZGEÇMEMEK 01-01-1970 03:00 Dijital Dünyada Sahte Yakınlıklar 01-01-1970 03:00 Dal İnançla Yeşerir 01-01-1970 03:00 Kendi Değersizliğini Başkalarının Sırtından Örtenler 01-01-1970 03:00 YARIM BIRAKILAN HAYALLER 01-01-1970 03:00 ÜNVAN GELİR, İNSAN GİDER 01-01-1970 03:00 Elalem Ne Der? 01-01-1970 03:00 DIŞARIDAN GELEN GÜRÜLTÜYE RAĞMEN İÇERİDEKİ HUZUR 01-01-1970 03:00