POLİSLER ALKIŞ BEKLEMEDİ, SADECE GÖREVLERİNİ YAPTI

36.NATO Zirvesi geride kaldı…Dünya liderleri Ankara’dan ayrıldı. Kameralar söndü, konvoylar dağıldı, caddeler yeniden günlük hayatına döndü. Fakat geride, çoğu kişinin fark etmediği büyük bir fedakârlığın izleri kaldı.

Bu zirvenin gerçek kahramanları ne kürsülerde konuşanlardı ne de objektiflere gülümseyenlerdi.

Bu zirvenin gerçek kahramanları; kavurucu güneşin altında saatlerce kıpırdamadan nöbet tutan, geceyi gündüzene katan, ailesini geride bırakıp vatanın güvenliği için görev yapan Türk polisiydi.

Ankara’da adeta kuş uçurtulmadı. Her kavşakta, her caddede, her kritik noktada, sırtları dönük20 metrede bir polis vardı. Güneşin altında ter döken, susuzluğunu unutan, yorgunluğunu belli etmeyen o insanlar; yalnızca bir üniforma taşımıyordu. Onlar, devletin vakarını, milletin güvenini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarını omuzlarında taşıyordu.

Belki saatlerce o kavurucu sıcağın altında ayakta kaldılar, belki çocuklarının sesini telefondan duydular, belki sıcak asfaltın üzerinde ayakları yandı ama bir kez olsun görevlerinden taviz vermediler.

Çünkü onlar, önce görev diyen insanların mesleğini seçmişlerdi.

Zirve boyunca dünyanın en güçlü ülkelerinin liderleri Ankara’da ağırlandı. Hiçbir güvenlik zafiyeti yaşanmadı. Türkiye, organizasyon kabiliyetiyle ve güvenlik gücüyle tüm dünyaya önemli bir mesaj verdi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara halkına gösterdikleri sabır nedeniyle teşekkür etti. Elbette Ankaralılar bu teşekkürü hak etti.

Ama ben bugün, başka bir teşekkürü dile getirmek istiyorum.

O teşekkür; güneşin altında üniformasının içine teri akan, gece boyunca gözünü kırpmadan nöbet tutan, trafik akışını sağlayan, her an tetikte bekleyen Türk polisinedir.

Çünkü onlar alkış beklemedi.

Onlar manşet istemedi.

Onlar sadece görevlerini yaptı.

Biz huzur içinde evimize dönebildiysek, çocuklarımız güvenle uyuyabildiyse, dünyanın liderleri ülkelerine güven içinde uğurlanabildiyse; bunda en büyük paylardan biri, isimsiz kahramanlarımız olan polislerimizindir.

Bir polisiye yazarı ve bir Ankaralı olarak, bu büyük fedakârlığın unutulmaması gerektiğine inanıyorum.Sayın içişleri Bakanımıza seslenmek istiyorum Ankara’da görev yapan bu kahramanlarımıza maaş ikramiyesi, ödül ne gerekiyorsa verilmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü kahramanlarımız bunu hak etti.

Bugün alkışlar sizin için…

İyi ki varsınız.

Rabbim sizleri her türlü kazadan, beladan ve kötülükten muhafaza etsin. Ayağınıza taş değdirmesin. Vatan size minnettardır.

Allahaısmarladık,

Aydın Benli

Siyaset bilimci yazar