RUHLARIMIZDA BIRAKTIĞINIZ YIKINTILAR

Nagihan AKARGEÇER (KUANTUM VE ŞİFA UZMANI)

16-05-2026 13:38

RUHLARIMIZDA BIRAKTIĞINIZ YIKINTILAR
“Yazdığım her köşe yazısının satır aralarında; tanık olduğum, dinlediğim ve zaman zaman bana da dokunan hayatların izleri vardır.”
Bir insanın ruhu bir günde yıkılmaz…
Bazı yaralar çocuklukta başlar, yıllarca büyür ve sessizce insanın içine yerleşir. Kimi zaman bir aile içinde, kimi zaman bir okul koridorunda, kimi zaman da yetimhane duvarlarının arasında görünmeden derinleşir.
Toplumun yıllar sonra “sorunlu birey” diye baktığı birçok insanın aslında zamanında duyulmayan çığlıklar taşıdığı unutulur. Çünkü bazı çocuklar yalnız büyümez; sevgisizlikle, ilgisizlikle, korkuyla ve sessizlikle büyür.
Sonra yıllar geçer…
İnsanlar yalnızlaşır, hayattan kopar, öfkelenir, ruhsal çöküşler yaşar. Ama kimse dönüp şu soruyu sormaz:
“Bu ruhları bu hale getiren süreçlerde kimlerin payı vardı?”
Bugün makam sahibi olan herkes şunu bilmelidir: Görülmeyen, duyulmayan, savunması alınmayan, her insan yetkililer tarafından... Kin ve nefret tohumlarının topluma zararlı birer zehirli meyveye dönüştürülür. 
Topluma dokunan her karar, yalnız bugünü değil, insanların ruhsal geleceğini de etkiler. Görülmeyen her çocuk, duyulmayan her genç, yalnız bırakılan her insan toplumun ileride taşıyacağı ağır bir yaraya dönüşebilir.
Mesele sadece ekonomik değildir…
Mesele insan ruhudur. Çünkü bazen bir insanı hayatta tutan şey para değil; görülmek, anlaşılmak ve değer hissetmektir.
Yetimhanelerde büyüyen çocukların nelere mağruz kaldığını bilen varmı? Biz gözlerine gerçekten bakabildik mi?
Sessiz kalan ve suskunluğu seçim haline getirilen gençlerin iç dünyasını anlayabildik mi?
Psikolojik olarak tükenen insanların çırpınışlarını duyabildik mi?
Yoksa her şeyi yalnızca rakamlardan, dosyalardan ve makam odalarından mı izledik?
Oysa toplum dediğimiz şey; çocukların güveni, annelerin duası, gençlerin umudu ve yaşlıların huzuruyla ayakta kalır.
Unutulmamalıdır ki o makamlar; güç göstermek için değil, yalnız misafir ağırlamak içinde değildir. İnsanı, çocuklarımızı, kadınlarımızı, hayvanlarımızı, malımızı, mülkümüzü,sağlığımızı,en önemlisi huzurumuzu geleceğimizi korumak için vardır.
Çünkü alınan kararlar bir gün unutulur…yanlış alınan kararları'da, bir gün birileri görür gösterir. 
Ama bu süreçte insanların ruhlarında bıraktığınız yıkıntılar kolay kolay silinmez. Gelecek bir nesli hasarlı hale getirmiş olursunuz. 

RUHLARIMIZDADA'Kİ ENKAZLARI BİR AN ÖNCE KALDIRIN. İLAHİ ADALETE TOPİL İŞLEMEZ!

DİĞER YAZILARI TÜM İNSANLARIN ÇIĞLIĞI.  ASIL SORUMLULAR NEDEN KORUNUYOR? 01-01-1970 03:00 İNSAN PSİKOLOJİSİNİ YOK SAYAN BU DÜZENİ KİMLER KORUYOR? 01-01-1970 03:00 BİR NESLİ BİZ Mİ DÜŞMANA ÇEVİRDİK?     Kendi Ellerinizle Düşman mı Yetiştirdiniz? 01-01-1970 03:00 "BU 23 NİSAN'DA HİÇ BOĞAZINIZ DÜĞÜMLENDİ'Mİ?  01-01-1970 03:00 ERKEKLER KADINLARINI NEDEN ÖLDÜRÜYOR? 01-01-1970 03:00 TOPLUMUN, GENÇLİĞİN, EMEKLİNİN PSİKOLOJİSİ NASIL BOZULUR? 01-01-1970 03:00 KREŞLERE MAHKÛM BIRAKILAN BEBEK RUHLAR 01-01-1970 03:00 KELEPÇELİ RUHLAR “TOPLUM OLARAK NEYİ KAÇIRIYORUZ?” 01-01-1970 03:00 VİCDANLARIN SESSİZLİĞİ VE ÖDÜLLENDİRİLEN SUSKUNLUKLAR 01-01-1970 03:00 Bir önceki yazımın devamı.. BAĞ MI, GARANTİ Mİ? 01-01-1970 03:00 VİCDAN CİNSİYET TANIMAZ SLOGAN: KADIN GÜÇTÜR; AMA ADALET OLMAZSA GÜÇ YARAYA DÖNÜŞÜR.  01-01-1970 03:00 HAPLA SUSTURULAN BİR TOPLUM MUYUZ? 01-01-1970 03:00 "NARSİSTLER."Sizi Sessizce Nasıl Kontrol Eder? 01-01-1970 03:00 8 MART: KUTLAMA DEĞİL, EMEKÇİ KADINLARI ANMA GÜNÜDÜR!  01-01-1970 03:00 AİLELER TARAFINDAN NARSİST BİR ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR? 01-01-1970 03:00 SENİN GÖLGENİN NARSİST OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 "BİR ÇORBA 200 LİRA, VİCDAN KAÇ LİRA?  01-01-1970 03:00 Kadın konuşur, toplum olgunlaşır 01-01-1970 03:00 KADIN SUSARSA, DÜNYA YAVAŞLAR. 01-01-1970 03:00 KADIN SUSTUKÇA DÜNYA YOLUNU KAYBEDER: Sessizlik Erdem Değil, Bir Toplumun Çöküşüdür! 01-01-1970 03:00