
MOBBİNG ALTINDA YIKILAN GÜVEN: CUMHURİYET VE ADALETİN SINAVI
1) Temel hayatta kalma
En eski dönem:
Açlık, barınma, güvenlik
Doğa ve hayvanlara karşı korunma
Bu Maslow’un en alt basamağı gibi.
2) Grup ve kabile düzeni
Avcılık/toplayıcılıktan yerleşik düzene geçiş
“Ben” değil “biz” bilinci
İlk liderlik ve hiyerarşi
3) Mülkiyet ve toprak
Tarım devrimiyle birlikte
Toprak, su, kaynak sahipliği
Savaşların ve sınırların başlaması
4) Soy, aile ve miras düzeni
Mülkün nesilden nesile aktarımı
Evlilik kurumunun sistemleşmesi
“Soyu koruma” fikri (burada senin dediğin genetik/evlilik kısmı devreye giriyor)
5) Güç, yönetim ve devlet
Krallıklar, imparatorluklar
Hukuk, vergi, ordu
Liderlik artık bireysel değil kurumsal
6) İdeoloji ve inanç sistemleri
Dinler, felsefeler, ahlak sistemleri
“Doğru–yanlış”ın tanımlanması
Toplumu bir arada tutan zihinsel çerçeve
7) Bilgi ve ekonomi çağı
Sanayi devrimi
Kapitalizm, para sistemleri
Eğitim ve bilim merkezli güç
8) Modern dönem
Küreselleşme
Dijital dünya
Kimlik, psikoloji, bilinç, bireysellik
9) Bugünün kırılma noktası
Kazanılmış bu kadar değer, birikim ve güzellikler ortadayken; eğitimden üretime uzanan süreçte yaşanan bu gerilimler, kavga ve hırs hali insanın zihninde çeşitli soruları beraberinde getirmektedir.
Bu noktada, bu kadar yoğun çatışma ve kutuplaşmanın; geçmişte yaşanmış ya da yaşandığı iddia edilen olumsuzlukların üzerini örtme çabası olup olmadığı sorusu akıllara gelmektedir.
Öldürülen çocuklar, kadınlar ve yaşanan ağır insanlık ihlalleri karşısında adaletin tam anlamıyla tesis edilip edilmediği yönündeki sorgulamalar ise toplum vicdanında derin bir karşılık bulmaktadır.
Tüm bu süreçler; yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal hafızada birikmiş ağır bir yük olarak hissedilmektedir.
CUMHURİYETİMİZ'İN temel değerlerine yönelik tartışmalar ve yönelimler ise, kimi zaman toplumsal hassasiyetleri daha da artırmakta; bu durum, aidiyet duygusu ve ortak değerler etrafında yeniden düşünmeyi zorunlu kılmaktadır.
Bu bağlamda “NE MUTLU TÜRK'ÜM diyene” ifadesi, birçok kişi için bir kimlik beyanından öte, tarihsel bir aidiyet ve birlik duygusunun ifadesi olarak anlamını korumaktadır.
Bu durumun toplumsal psikolojiye yansıyan etkisi ise, mobbing benzeri bir baskı ve yıpranma hissi olarak derinden hissedilmektedir.
Bir emekli, bir öğrenci,vs ekmek derdine düşürülüp, yüreğiyle gidip destek olması gereken yerde ruhunu ayrı bedenini ayrı yerlerde hapsetmişsinizdir.Hepimiz aynı gerçekliği aynı şekilde yaşamıyoruz.
Her şey göründüğü kadar tek boyutlu değildir.
Toplum tek bir reçeteyle açıklanamaz.
Gerçeği anlamak, tek bir sesle değil; bütün sesleri duymakla mümkündür.