Bir önceki yazımın devamı..

BAĞ MI, GARANTİ Mİ?

Zannediyor ki bazı erkekler:
Nikah bende dursun,
o orada beklesin,
ben kaybettiğim heyecanı başka yerde bulursam,
o zaman bitiririm…
Ama aynı düşünce bazen kadınlarda da vardır:
“Kapıyı tamamen kapatmayayım,
belki bir gün işime yarar.”
Oysa hayat böyle işlemez.
İnsan bir bağı askıda tutarak güçlü olmaz.
Sadece sorumluluğu erteler.
Kadın var yaşadıklarını açıkça anlatır.
Kadın var maskeli gezer.
Kadın var, gerçekten kendini kendine ve çocuklarına adar,
saygı duyuyorsa, bitmiş yada askıda kalmış olsada ilişkiye, 
ayrılsa dahi o sevgiyi saf ve temiz tutmayı tercih eder.
Erkek var sorumluluk alır, net durur.
Erkek var korkar, ertelemeyi seçer.
Ama gerçek şudur:
Bu durumun kadınla ya da erkekle ilgisi yoktur.
Bu bir karakter meselesidir.
Hep şunu duyarız:
“Eşler kötü…”
“Kadın yordu…”
“Erkek ilgisiz…”
Ama bazen sorun kişiler değildir.
Sorun, kopmuş bir bağın yıllarca adı konmadan sürdürülmesidir.
Heyecanın olmadığı, paylaşımın kalmadığı,
sorumluluğun ertelendiği bir ilişkiye
sadakat denmez.
Bu durumun adı çoğu zaman şudur:
Alışkanlık.
Konfor.
Garanti arayışı.
Unutmayın sayın baylar, bayanlar:
Hiç kimse göründüğü gibi değildir.
Çoğu zaman insanın gerçek yüzü, zor karar anlarında ortaya çıkar.
Bunun tahsille, makamla, bulunduğunuz mahfillerle ilgisi yoktur.
Bu bir bilgi meselesi değildir.
Bu bir statü meselesi değildir.
Bu bir "AHLAK."meselesidir.
Ve unutmayın:
ADALETSİZLİKLE, YAPILAN HER ŞEY, BİR GÜN SİZE  AYNALIK EDECEKTİR.

Sesini kısmaya çalışıp, " DEĞERSİZLİK"Duygusu yaşattığınız her duygu sizdeki kayıttır. Bir eğitici  önce kendinin Eğitilmemiş tarafından başlamalı, asıl mesele biziz.. 
DUR! GÖZLERİNİ KAPAT.. BEKLE DERİN BİR NEFES AL VE PARMAKLARIN LAN DÖRDE KADAR SAY  BEKLE DÖRDE KADAR SAY VE NEFESİNİ ALTIDA BİTİR. ALTI defa içinde ne varsa üfle boşalt nasıl hissediyorsun?